AHMET BUĞRA TOKMAKOĞLU – EGE TEŞGRAF/ Dışarıda yağmur hızlanıyor, kaldırımlar ıslanıyor ve “Bugün nereye gitsem?” sorusu yeniden akla geliyorsa yönünüzü Bornova’ya çevirebilirsiniz. Gençlik Caddesi üzerindeki İzmir Edebiyat Müze Kütüphanesi, kapısından içeri girer girmez kentin gürültüsünü geride bıraktırıyor. Kütüphaneye ev sahipliği yapan Tristram Köşkü, 1904 yılında inşa edilmiş tarihi bir Levanten yapısı. Böylece ziyaret daha ilk dakikada yalnızca kitaplara değil, Bornova’nın geçmişine doğru yapılan küçük bir yolculuğa dönüşüyor. Yapının yüksek tavanları, geniş pencereleri ve eski köşk havası, yağmurlu havalarda mekanın atmosferini daha da belirginleştiriyor. Camlara vuran yağmurun sesiyle kitap rafları arasında dolaşmak, klasik bir müze gezisinden çok daha kişisel bir deneyim sunuyor.
KİTAPLAR KADAR YAZARLARIN HATIRALARI DA VAR
İzmir Edebiyat Müze Kütüphanesi, İzmir’de doğmuş, kentte uzun yıllar yaşamış ya da eserleriyle İzmir’le bütünleşmiş yazarların izlerini bir araya getiriyor. Raflarda yalnızca yazarların kitapları bulunmuyor. Yazarlar hakkında hazırlanmış araştırmalar, özel koleksiyonlar, tıpkıbasım eserler ve edebiyat dünyasına ait çeşitli objeler de ziyaretçileri bekliyor. Müzenin en fazla ilgi gören parçalarından biri, İzmir denildiğinde akla gelen ilk edebiyatçılardan Attila İlhan’a ait kasket. Şairin simgesi haline gelen bu parça, edebiyat tarihinin tanıdık bir görüntüsünü gerçek bir hatıraya dönüştürüyor. Koleksiyonda Atatürk’ün yazdığı “Geometri” kitabının 1937 tarihli ilk baskısı da bulunuyor. Günümüzde kullandığımız pek çok matematik teriminin Türkçeleştirilmesi sürecini hatırlatan eser, ziyaretin en dikkat çekici duraklarından birini oluşturuyor. Halit Ziya Uşaklıgil’in 1934 yılında yeğeni Ali Ekrem’e imzaladığı kitap da burada görülebilecek özel eserler arasında yer alıyor. Kitabın üzerindeki imza, ziyaretçiyi bir anda edebiyat tarihinin kişisel ve samimi dünyasına taşıyor.
İZMİR’İN EDEBİYAT HARİTASI BU KÖŞKTE
Müzenin panolarında İzmir edebiyatına katkıda bulunan yazarların yaşamları ve eserleri anlatılıyor. Böylece ziyaretçiler yalnızca tanıdıkları isimlerle karşılaşmıyor, kentle bağı bulunan yeni yazarları da keşfedebiliyor. İzmir’in sokaklarının, mahallelerinin, kıyılarının ve insanlarının edebiyata nasıl yansıdığı bu koleksiyon sayesinde daha görünür hale geliyor. Şehir, kitapların fonunda duran bir yer olmaktan çıkıp anlatının başlıca kahramanlarından birine dönüşüyor. Kütüphanenin koleksiyonunda Türk edebiyatının yanı sıra dünya edebiyatından eserler de bulunuyor. Nobel Edebiyat Ödülü alan yazarların kitapları, farklı ülkelerin edebiyatlarını merak eden ziyaretçilere geniş bir okuma alanı sağlıyor. Türk Kültür, Sanat ve Edebiyatının Dışa Açılması Projesi kapsamında 60’tan fazla dile çevrilen Türkçe eserler de koleksiyonun dikkat çekici bölümlerinden birini meydana getiriyor. Farklı dillerdeki bu kitaplar, Türk edebiyatının dünyanın farklı coğrafyalarına nasıl ulaştığını gösteriyor. Aynı eserin değişik alfabelerle basılmış örneklerini yan yana görmek bile başlı başına ilginç bir deneyime dönüşüyor.
KÖŞKÜN GEÇMİŞİNDE ŞAŞIRTICI BİR AYRINTI
Tristram Köşkü, edebiyat müzesine dönüşmeden önce uzun yıllar Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü tarafından kullanıldı. Yapı bir dönem Ege Üniversitesi Böcek Müzesi’ne de ev sahipliği yaptı. Köşkün bir bölümünde bu geçmişi hatırlatan böcek koleksiyonunun bulunması, edebiyat için gelen ziyaretçilerin karşısına beklenmedik bir sürpriz çıkarıyor. Kitaplarla başlayan gezi, bir anda doğa bilimlerine açılan farklı bir pencereye dönüşebiliyor. Bu özelliği sayesinde mekan yalnızca edebiyat meraklılarına hitap etmiyor. Tarihi yapıları, eski eşyaları, doğa bilimlerini veya şehir belleğini seven ziyaretçiler de köşkte kendilerine ilgi çekici bir ayrıntı bulabiliyor.

KALABALIKTAN UZAK SAKİN BİR GÜN
Burası hızlıca gezilip çıkılacak bir yerden çok, yavaşlamayı sevenlerin rotası. Panoları okuyarak, özel baskıları inceleyerek ve köşkün mimari ayrıntılarına bakarak uzun süre geçirmek mümkün. Tek başına sessiz bir gün geçirmek isteyenler kadar arkadaşlarıyla farklı bir İzmir rotası arayanlar da müzeyi tercih edebilir. Özellikle kitaplara meraklı çocuklar ve gençler için ziyaret, klasik bir kütüphane deneyiminin çok ötesine geçebilir.Yağmur hafiflediğinde köşkün bulunduğu bölgeden Bornova Büyükpark’a ve ilçenin tarihi merkezine doğru kısa bir yürüyüş yapılabilir. Yağış devam ediyorsa yakın çevredeki kafelerde sıcak bir içecekle gün tamamlanabilir.
EDEBİYAT MÜZE KÜTÜPHANESİ NEREDE?
İzmir Edebiyat Müze Kütüphanesi, Bornova’nın Erzene Mahallesi’nde, Gençlik Caddesi No: 6/6 adresinde bulunuyor. Bornova Metro İstasyonu’ndan yürüyerek ulaşılabilen mekana otobüs ve minibüs hatlarıyla da gidilebiliyor. Müze kütüphane hafta içi 08.30 ile 17.30 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor. Hafta sonu planı yapanların kapalı günleri dikkate alması gerekiyor. Ziyaret ücretsiz gerçekleştiriliyor. Çalışma saatlerinde değişiklik yaşanabileceği için özellikle resmî tatillerde yola çıkmadan önce kurumun güncel duyurularını kontrol etmekte yarar var.



