İzmir’in Seferihisar ilçesine bağlı Sığacık’ta bulunan Teos Antik Kenti’nde sürdürülen kazı ve restorasyon çalışmaları, antik dünyanın yönetim, eğitim ve kültür yaşamına ilişkin önemli bilgileri ortaya çıkarıyor. Bir dönem kralların taleplerinin görüşüldüğü, kentin geleceğine ilişkin kararların alındığı yaklaşık 2 bin 200 yıllık meclis binası, Teos’un siyasi ve toplumsal geçmişine ışık tutuyor. Antik İonia’nın 12 kent devletinden biri olan Teos, kuzey ve güneyindeki iki limanı sayesinde deniz ticaretinin önemli merkezleri arasında yer alıyordu. Tüccarların, sanatçıların, düşünürlerin ve dönemin güçlü siyasi figürlerinin buluştuğu kentte, meclis binasının yanı sıra eğitim sistemine, tapınaklara ve kültürel yaşama ilişkin izler de araştırılıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Ankara Üniversitesi adına 2010 yılından bu yana sürdürülen kazı ve restorasyon çalışmaları, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin maddi katkılarıyla devam ediyor. Özellikle meclis binasında bulunan yazıtlar, yapının mimari özelliklerinin yanı sıra antik dönemin eğitim sistemi, siyasi ilişkileri ve günlük yaşamına ilişkin ayrıntıları da ortaya koyuyor.
KENTİN GELECEĞİNİ BELİRLEYEN MECLİS SALONU
Teos Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Musa Kadıoğlu, agoranın hemen kuzeybatısında bulunan meclis binasının kentin en iyi korunmuş kamu yapılarından biri olduğunu belirtti. Yapının yalnızca siyasi kararların alındığı bir yer olmadığını vurgulayan Kadıoğlu, “Burası Teos kent devletinin meclis binası. Danışma meclisi burada toplanıyor ve kentin geleceğiyle ilgili kararlar alıyordu. Ancak yapının önemini artıran başka bir özelliği daha var. Ele geçen yazıtlar, burasının yalnızca meclis toplantıları için kullanılmadığını, eğitim ve kültür faaliyetlerine de ev sahipliği yaptığını gösteriyor” dedi. Yaklaşık 800 kişilik kapasiteye sahip yapıda 17 sıra oturma basamağı bulunuyor. Roma döneminde yapıya eklenen sahne ise meclis binasının zamanla kültürel etkinlikler için de kullanıldığını gösteriyor.

YILLARCA TOPRAK ALTINDA KALDI
Teos’un dikkat çeken yapılarından biri olan meclis binası, uzun yıllar boyunca toprak altında kaldı. 1960’lı yıllarda yapılan kazılarda yalnızca birkaç oturma basamağı ortaya çıkarılabildi. Yapının kapsamlı biçimde incelenmesi ise 2010 yılında başlayan sistemli çalışmalarla mümkün oldu. Kazı Başkanı Prof. Dr. Musa Kadıoğlu, restorasyon sürecini “2010 yılında buraya geldiğimizde yalnızca üstten iki üç basamak görünüyordu. Yıllar içerisinde yapıyı tamamen ortaya çıkardık. Güney analemma duvarını, oturma basamaklarını ve son olarak kuzey analemma duvarını ele alarak restorasyonu büyük ölçüde tamamladık. Böylelikle antik dönemin en önemli kamu yapılarından birini yeniden görünür hale getirdik” diye anlattı. Ankara Üniversitesi öncülüğünde yürütülen çalışmalarda yapının mimari özellikleri belirlendi. Türk Tarih Kurumu’nun maddi desteğiyle hazırlanan restorasyon projeleri doğrultusunda gerçekleştirilen çalışmaların büyük bölümü 2026 yılında tamamlandı.
2 BİN 200 YIL ÖNCE ÇOCUKLAR İÇİN EĞİTİM VAKFI KURULDU
Teos’un antik dünyadaki önemini gösteren belgelerden biri de Polythros Eğitim Vakfı’na ait yazıt. Yaklaşık 2 bin 200 yıl önce yaşayan varlıklı bir Teoslu olan Polythros, 34 bin drahmi bağışlayarak kentte çocukların eğitimini destekleyen bir vakfın kurulmasını sağladı. Vakıf kapsamında özgür doğmuş kız ve erkek çocukların eğitim alması desteklendi. Prof. Dr. Musa Kadıoğlu, yazıtların antik dönemdeki eğitim düzenine ilişkin ayrıntılı bilgiler içerdiğini belirterek “Bu tür eğitim vakıflarını antik kentlerin çok azında biliyoruz. Teos’ta kız ve erkek çocukların eğitim aldığını görüyoruz. Daha da önemlisi, öğrencilerin hangi dersleri alacağına öğretmenlerin karar verdiğini biliyoruz. Öğretmenler arasında anlaşmazlık çıkarsa 40 yaşın üzerindeki müdür yardımcısı devreye giriyor. Bu ayrıntılar, antik dönemde eğitimin nasıl örgütlendiğini anlamamız açısından çok önemli” ifadelerini kullandı. Yazıtlara göre çocuklara okuma, yazma, dil bilgisi, edebiyat ve müzik dersleri veriliyordu. Eğitim programında beden eğitimi ve savaş talimleri de bulunuyordu. Öğretmenler arasındaki görev dağılımı ve anlaşmazlıkların çözümüne ilişkin kurallar da yazıtlarda yer alıyordu.

EN YÜKSEK MAAŞ MÜZİK ÖĞRETMENİNİN
Teos’taki eğitim sistemine ilişkin yazıtlar, öğretmenlerin görevlerini ve yıllık ücretlerini de ortaya koyuyor. Araştırmalara göre kentte en yüksek maaşı telli çalgıları öğreten müzik öğretmenleri alıyordu. Prof. Dr. Kadıoğlu, eğitim sistemi ve sınavların yapıldığı yerler hakkında “Öğretmenlerin maaşlarını biliyoruz. En yüksek maaşı alanlar telli çalgıları öğreten müzik öğretmenleri. Öğrencilerin müzik ve temel bilgi sınavlarının bu meclis binasında yapıldığını yazıtlar açıkça aktarıyor. Beden eğitimi ve savaş talimi gibi derslerin sınavlarının ise kentin kuzeyindeki gymnasion yapısında gerçekleştirildiğini düşünüyoruz” dedi. Öğrencilerin ders programlarının, öğretmen ücretlerinin ve sınav mekânlarının yazıtlardan öğrenilebilmesi, Teos’u antik çağın eğitim yaşamının ayrıntılı biçimde araştırılabildiği merkezlerden biri haline getiriyor.
“HEYKELİM MECLİS BİNASINA DİKİLSİN”
Teos meclis binasında bulunan yazıtlar, kentin yalnızca iç yönetimine değil, Hellenistik dönemin güçlü krallıklarıyla kurduğu diplomatik ilişkilere de ışık tutuyor. Seleukos Kralı III. Antiokhos’a ait mektuplar ve onurlandırma yazıtları, MÖ 3. yüzyılın sonlarında Teos’un siyasi ilişkilerine ilişkin bilgiler içeriyor. Prof. Dr. Musa Kadıoğlu, III. Antiokhos’un Teos’a özerklik, vergi muafiyeti ve sığınma hakkı gibi ayrıcalıklar tanıdığını belirtti. Kralın kentten heykeliyle ilgili bir talepte de bulunduğunu aktaran Kadıoğlu, “III. Antiokhos, Teos’a bazı önemli ayrıcalıklar tanıdı. Ancak kralın kentten dikkat çekici bir talebi de vardı. Bronzdan yapılacak heykelinin meclis binasına dikilmesini ve her yıl mevsim meyveleriyle süslenmesini istiyordu” dedi.
ROMA DÖNEMİNDEN İZLER BULUNDU
Meclis binasında bulunan heykel kaideleri ve yazıtlar, Roma döneminde Teos’un önde gelen ailelerinin toplumsal yaşamdaki yerini ortaya koyuyor. Bulgular, seçkin ailelerin kentteki onurlandırma gelenekleri ve gösteri kültürüyle ilişkileri hakkında bilgi veriyor. Yazıtlardan, Fesinos’un eşi Stratonike’nin önemli dinî görevler üstlendiği anlaşılıyor. Çiftin kızları Klaudia Tryphaina’nın ise Efesli Tiberius Klaudius Italicus ile evlenerek Efes’e yerleştiği belirtiliyor.
TEOS’UN RENKLİ MERMERLERİ ROMA’DA KULLANILDI
Teos’un antik dünyadaki ünü ticaret, sanat ve siyasetle sınırlı değildi. Kentin çevresindeki taş ocaklarından çıkarılan değerli mermerler de Teos’un önemini artırıyordu. Koyu renkli damarları ve farklı tonlarıyla bilinen, antik kaynaklarda Lucullus mermeri olarak anılan ve günümüzde Africano mermeri adıyla da bilinen taş, Roma İmparatorluğu’nun mimari süslemelerinde kullanıldı. Aynı mermerin örneklerine Teos’un kamu yapılarında da rastlanıyor. Meclis binasının döşemesinde tespit edilen Lucullus mermeri, dönemin taş işçiliği ve mimari anlayışına ilişkin bilgiler sunuyor.
360 YILDA TAMAMLANANDI
Teos’un mimarlık tarihi açısından önemli yapılarından biri, şarap, bereket ve eğlence tanrısı Dionysos’a adanan tapınak. Antik dünyanın ünlü mimarlarından Hermogenes’e atfedilen yapı, Romalı mimar ve mühendis Vitruvius’un eserlerinde de yer alıyor. Uzun yıllar boyunca tapınağın depremler nedeniyle defalarca yıkılıp yeniden inşa edildiği düşünülüyordu. Ancak 2010 yılından itibaren yürütülen kazılar, yapının farklı dönemlerde genişletilerek bugünkü planına ulaştığını ortaya koydu. Prof. Dr. Musa Kadıoğlu, tapınağın inşa sürecini “Hermogenes’in tarihini MÖ 3. yüzyılın son çeyreğine yerleştiriyoruz. İlk aşamada önünde ve arkasında duvarlar arasında ikişer sütun bulunan daha küçük bir tapınak inşa edilmiş. Bu yapı uzun süre kullanılmış. Roma İmparatoru Hadrian döneminde ise çevresine yeni 6x11 sütun sırası eklenerek tapınak genişletilmiş. Böylelikle yaklaşık 360 yıla yayılan bir inşa sürecinden söz ediyoruz” diye anlattı. Dionysos’un anıtsal kült heykelinden günümüze ulaşan başın yaklaşık 82 santimetre yüksekliğinde olduğu belirtiliyor. Bu ölçü, heykelin tamamının yaklaşık 5 metre yüksekliğinde olabileceğini düşündürüyor. Kadıoğlu, Roma İmparatoru Hadrian’ın MS 124 yılında Efes üzerinden Teos’a gelmiş olabileceğini, tapınağın genişletilmesinin ise MS 132 yılına kadar tamamlanmış olmasının muhtemel olduğunu ifade etti.
13 YAZIT VE YENİ ANIT KAİDELERİ BULUNDU
Teos’ta 2026 yılı çalışmalarının önemli bölümlerinden biri Tanrıça Roma ve Augustus Tapınağı çevresinde yürütüldü. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın destekleri ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin maddi katkılarıyla sürdürülen kazılarda, tapınağın güney, doğu ve kuzey kenarlarının ardından batı uzun kenarında da incelemeler yapıldı. Kazı ekibi, tapınak çevresinde yeni anıt kaideleri belirledi. Üzerlerinde heykeller bulunduğu değerlendirilen kaidelerin kimlere ait olduğu ise henüz tespit edilemedi. Tapınağın önündeki taş döşeli meydanda, daha eski yapılardan sökülerek temel taşı olarak kullanılan mimari bloklar da bulundu. Bu blokların üzerinde yer alan 13 yazıtın kentin erken dönemlerdeki siyasi ve toplumsal ilişkileri hakkında önemli bilgiler içerdiği belirtildi. Prof. Dr. Kadıoğlu, buluntularla ilgili “Tapınağın çevresinde yeni anıt kaideleri belirledik. Bu kaidelerin üzerinde onurlandırılmış kişilere ait heykellerin bulunmuş olması gerekiyor. Ancak kimlere ait olduklarını henüz bilmiyoruz. Ayrıca bu tapınağın önündeki taş döşeli meydanda, daha eski yapılardan sökülerek temel taşı olarak kullanılmış mimari bloklar tespit ettik. Bunların üzerinde 13 yazıt bulunuyor. Bu yazıtlar bize kentin daha erken dönemlerdeki siyasi ve toplumsal ilişkileri hakkında önemli bilgiler veriyor” dedi. 2026 yılı kazılarında ortaya çıkarılan yazıtlar arasında Büyük İskender’in önemli komutanlarından Parmenion’un adının bulunması da dikkat çekti. Yazıtlar, Teos’un diğer kentlerle kurduğu ilişkiler ve yargı süreçleri hakkında da bilgiler içeriyor. Bulgulara göre Teoslular, bazı kamusal davaları çözmek amacıyla Miletos, Smyrna ve Mytilene’den yargıçlar davet ediyordu. Kent yönetimi, davet edilen yargıçların yanı sıra onları gönderen kentleri de onurlandırıyordu.
ANTİNOOS’UN PORTRESİ ORTAYA ÇIKTI
Tanrıça Roma ve Augustus Tapınağı’nda bulunan önemli eserlerden biri de Roma İmparatoru Hadrian’ın yakın çevresinde yer alan Antinoos’a ait mermer portre oldu. Prof. Dr. Musa Kadıoğlu, insan ölçülerine yakın boyutlardaki portreyi Anadolu’daki benzer eserler açısından önemli bir buluntu olarak değerlendirdi. Kadıoğlu, “Burada Antinoos’un normal insan ölçülerinde bir portresini bulduk. Anadolu’da bu ölçülerde bilinen tek örnek olması bakımından çok önemli. Yazıt parçalarıyla birlikte değerlendirdiğimizde, yapının ikinci yüzyılda Tanrıça Roma ve Augustus’un yanı sıra Antinoos’la da ilişkili bir kutsal alan olarak kullanıldığını söyleyebiliyoruz” dedi.
KÜLTÜR VE SANATIN MERKEZİ
Teos, siyasi ve ticari öneminin yanı sıra antik çağın kültür ve sanat yaşamında da öne çıkan merkezlerden biriydi. Lirik şiirin tanınmış isimlerinden Anakreon’un doğduğu kent, Dionysos Sanatçılar Birliği sayesinde Akdeniz dünyasının önemli sanat merkezleri arasında yer aldı. MÖ 6. yüzyıldan itibaren gelişen Teos, özellikle Hellenistik dönemde ticaretin, sanatın ve düşüncenin buluştuğu kentlerden biri oldu. İki limanı sayesinde Akdeniz’e açılan yerleşim, farklı uygarlıklarla kurduğu ilişkiler sonucunda zengin bir kültürel miras oluşturdu. Bugün sürdürülen kazı ve restorasyon çalışmaları, Teos’un çok katmanlı tarihini yeniden görünür hale getiriyor. Büyük ölçüde restore edilen meclis binasının kültür ve sanat etkinliklerine ev sahipliği yapmaya başlamasıyla yapı, binlerce yıl sonra yeniden kamusal yaşamla buluşuyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin de destek verdiği çalışmalar kapsamında her kazı sezonunda kentin yönetim, eğitim, siyaset ve sanat yaşamına ilişkin yeni bilgiler ortaya çıkarılıyor.





