AHMET BUĞRA TOKMAKOĞLU – EGE TELGRAF/ İzmir’de yaz aylarının vazgeçilmez planı deniz olurken serin havalarla birlikte kentin tarihi rotaları yeniden öne çıkıyor. Güneşin yakıcı etkisinin azalması, açık alandaki antik kentleri gezmeyi yaz aylarına göre daha rahat hale getiriyor. Torbalı Ovası’nın batısında, Yeniköy ile Özbey mahalleleri arasındaki bir tepenin üzerine kurulan Metropolis Antik Kenti de sonbaharda değerlendirilebilecek rotalardan biri oluyor. Efes kadar tanınmadığı için İzmir’de yaşayanların bile gözünden kaçabilen kent; taş basamakları, antik tiyatrosu, hamam yapıları ve ovaya hakim manzarasıyla ziyaretçilerine alışılmış park gezilerinden çok farklı bir gün sunuyor.

ADINI ANA TANRIÇA’DAN ALDI

Metropolis, sırtını antik dönemde Gallesion olarak anılan dağa veriyor. Kentin adı, bölgede tapınım gören Meter Gallesia adlı Ana Tanrıça’dan geliyor. Bu nedenle Metropolis adı “Ana Tanrıça’nın Kenti” anlamıyla ilişkilendiriliyor. Kentin çevresinde bulunan ilk yerleşim izleri Neolitik Çağ’a kadar uzanırken akropolde ortaya çıkarılan seramikler, Erken ve Orta Tunç Çağı’nda da bölgede yaşam bulunduğunu gösteriyor. Hellen yerleşiminin MÖ 9. yüzyıldan sonra akropol üzerinde kurulduğu, kentin asıl büyümesini ise MÖ 3. yüzyıldan itibaren gerçekleştirdiği belirtiliyor.

5 BİN YILLIK OVANIN ÜZERİNDE YÜKSELİYOR

Metropolis’in bulunduğu çevredeki yaşam izleri yaklaşık 5 bin yıllık bir geçmişe uzanıyor. Kent özellikle MÖ 2. yüzyılda Bergama Krallığı’nın himayesi altında önemli bir gelişme gösterdi. Bugün ziyaret edilebilen tiyatro, meclis binası ve sütunlu galeri gibi anıtsal yapılar da bu refah döneminin izlerini taşıyor. Roma döneminde hamamlar, konutlar ve yeni kamusal alanlarla büyüyen kent, yüzyıllar boyunca bölgenin önemli merkezlerinden biri olmayı sürdürdü. Geç Antik Çağ’da piskoposluk merkezi haline gelen Metropolis, savaşlar ve ekonomik değişimlerle küçülmeye başladı. Kentin adı zaman içerisinde değişerek günümüzde kullanılan Torbalı adına dönüştü.

TAŞ BASAMAKLARDA BİNLERCE KİŞİ OTURUYORDU

Antik kentin en etkileyici yapılarından biri, yamaca kurulan tiyatrosu oluyor. Binlerce yıl önce oyunların, törenlerin ve kalabalık buluşmaların gerçekleştirildiği taş basamaklardan Torbalı Ovası izlenebiliyor. Tiyatronun ardından kentin kararlarının alındığı bouleuterion yani meclis binası görülebiliyor. Bu yapı, Metropolis sakinlerinin kamusal meseleleri görüşmek üzere bir araya geldiği siyasi merkez olarak kullanılıyordu.Stoa olarak adlandırılan sütunlu galeri ise antik kentte sosyal yaşamın önemli parçalarından biriydi. İnsanlar bu uzun yapı boyunca yürüyor, alışveriş yapıyor ve günlük hayatın telaşı içerisinde bir araya geliyordu.

RENKLİ TAŞLARDAN BİNLERCE YILLIK HİKAYE

Metropolis yalnızca büyük taş yapılardan oluşmuyor. Antik kentte ortaya çıkarılan mozaikler, burada yaşayan insanların estetik anlayışına ve gündelik yaşamına ilişkin önemli ipuçları taşıyor. Tiyatro yakınındaki bir yapıda bulunan mozaiklerde Dionysos’la bağlantılı tasvirlerin yanı sıra tiyatro maskeleri, balıklar ve kuş figürleri yer alıyor. Küçük ve farklı renklerdeki taşların bir araya getirilmesiyle oluşturulan sahneler, binlerce yıl sonra bile ayrıntılarıyla dikkat çekiyor. Mozaiklerin korunması amacıyla bazı bölümler dönemsel olarak örtülü veya ziyarete kapalı tutulabilir. Bu nedenle ziyaretçilerin güvenlik şeritlerini aşmaması ve eserlerin üzerine basmaması gerekiyor.

HAMAMLARDA ISITMA SİSTEMİ KULLANILIYORDU

Antik kentteki hamam kalıntıları, dönemin yalnızca temizlik değil, sosyal yaşam anlayışını da gözler önüne seriyor. Hamamlar insanların yıkandığı, dinlendiği ve bir araya geldiği büyük kamusal yapılar olarak kullanılıyordu. Zemin altından sıcak hava geçirilmesine dayanan ısıtma sistemi sayesinde hamamın farklı bölümleri belirli sıcaklıklarda tutulabiliyordu. Günümüzde görülebilen altyapı kalıntıları, Antik Çağ mühendisliğinin ulaştığı seviyeyi anlamaya yardımcı oluyor. Tiyatroyu gördükten sonra geri dönmek yerine hamam, meclis binası ve konut alanlarına doğru ilerlemek, Metropolis’in gerçek bir kent olarak nasıl işlediğini daha iyi ortaya koyuyor.

TARİHİ KİTAPTAN DEĞİL YERİNDE

Metropolis, çocuklarla gerçekleştirilecek geziler için de açık hava alternatifi sunuyor. Antik tiyatronun nasıl kullanıldığı, kent meclisinin nerede toplandığı ve hamamların nasıl ısıtıldığı kalıntılar üzerinden anlatılabiliyor. Böylece tarih, yalnızca kitaplarda karşılaşılan tarihler ve isimlerden ibaret kalmıyor. Çocuklar binlerce yıl önce yaşayan insanların nerede oturduğunu, nasıl eğlendiğini ve kentleriyle ilgili kararları nerede aldığını aynı rota üzerinde görebiliyor. Ancak örenyerinde eğimli yollar, taş basamaklar ve toprak zeminler bulunduğu unutulmamalı. Küçük çocukların gözetimsiz bırakılmaması, bebek arabasıyla gidecek ailelerin ise güzergahın her bölümünün kolay erişilebilir olmayabileceğini hesaba katması gerekiyor.

Metropolis Antik Kenti 1

GİRİŞ TAMAMEN ÜCRETSİZ

Metropolis Örenyeri’ne giriş için ücret ödenmiyor. Müzekart bulunmayan ziyaretçiler de antik kenti ücretsiz olarak gezebiliyor. Kültür ve Turizm Bakanlığının güncel bilgilerine göre örenyeri açık durumda ve haftanın her günü ziyaret edilebiliyor. Böylece ailece yapılacak gezinin temel maliyeti ulaşım ile isteğe bağlı yiyecek ve içecek harcamasından oluşuyor. Örenyerinde kafe, mağaza ve tuvalet imkanı bulunduğu belirtiliyor. Ancak hizmetlerin gün ve mevsime göre değişme ihtimaline karşı özellikle çocuklarla geleceklerin yanlarında su ve atıştırmalık bulundurması yararlı olabilir.

İzmir’de nazar değmesin diye bütün köyü boncuklarla donattılar! Ücretsiz gezilen sıra dışı köyü
İzmir’de nazar değmesin diye bütün köyü boncuklarla donattılar! Ücretsiz gezilen sıra dışı köyü
İçeriği Görüntüle

KIŞ DÖNEMİNDE SAAT 17.30’A KADAR AÇIK

Metropolis Antik Kenti, 1 Ekim 2026 ile 1 Nisan 2027 arasındaki kış döneminde 08.30-17.30 saatlerinde ziyaret edilebiliyor. Son giriş işlemi saat 17.00’de yapılıyor. Alan geniş ve eğimli olduğu için geziyi kapanış saatine bırakmamak gerekiyor. Sabah veya öğle saatlerinde gelmek, tiyatrodan hamamlara kadar farklı bölümleri acele etmeden görmek açısından daha uygun olabilir. Yağış sonrasında taşlar ve toprak yollar kayganlaşabileceğinden rahat tabanlı ayakkabı giyilmesi gerekiyor. Tepedeki rüzgar ovaya göre daha sert hissedilebileceği için ince mont alınması da faydalı olacaktır.

İZBAN’DAN İNİP KÖY OTOBÜSÜNE BİNİLİYOR

İzmir merkezinden toplu taşımayla gelecek ziyaretçiler, İZBAN’ın güney yönündeki seferlerini kullanarak Torbalı veya Tepeköy istasyonuna ulaşabilir. Buradan Yeniköy yönüne çalışan yerel minibüsler değerlendirilebilir. ESHOT’u tercih edenler ise Torbalı bağlantısının ardından 783 numaralı Belevi–Torbalı hattına binebilir. Hat, Metropolis’in bulunduğu Yeniköy güzergahından geçerek Yeniköy Çıkış, Yeniköy Muhtarlık ve Yeniköy Giriş duraklarına uğruyor. 783 numaralı hattın sefer sayısı sınırlı ve bazı günlerde çalışma düzeni değişebiliyor. Bu nedenle gidiş planı yapılırken dönüş seferinin de önceden kontrol edilmesi gerekiyor. Uygun ESHOT seferi bulunmadığında Torbalı’dan Yeniköy veya Özbey yönüne giden minibüsler kullanılabilir. Navigasyonda “Metropolis Ören Yeri, Sevgi Yolu Sokak, Yeniköy, Torbalı” araması yapıldığında antik kentin konumu görüntülenebiliyor.

Muhabir: Ahmet Buğra Tokmakoğlu