Türkiye’nin unutulmayan “Süper Valisi” Recep Yazıcıoğlu, fikirleri ve eylemleriyle bir devre iz bıraktı, yaptığı işlerle ve örnek milliyetçiliğiyle yol gösterici oldu.
Öyle ki bürokrasi sarmalında görev almış pek çok kişi üzerinden yıllar geçmesine rağmen bu güzel işleri andı, övdü fakat uygulamadı. Rahmetli Yazıcıoğlu vizyonu kitaplarda, senaryolarda kaldı. Yoksa gerçekten örnek alınsa, icraatları uygulansa, bugün Türkiye başka bir seviyede olmaz mıydı?
Devlet kurumlarının başındaki yöneticilere açık çağrımdır. Her sıkıntıyı CİMER üzerinden öğrenemezsiniz. İşin eğrisini de doğrusunu da yerinde görmelisiniz.
Bırakın mevkidaşlarınızla misafircilik oynamayı. Ara ara kalkın makam koltuklarınızdan. O çok bilinen anekdotta anlatıldığı gibi tebdil-i kıyafet, başında olduğunuz kurumları denetleyin. Hizmeti, vatandaşa yaklaşımı görün.
Uzağa gitmeyelim, İzmir’i konuşalım. Ege Üniversitesi Hastanesi mesela, saat 16.00 ‘da kapanacak birimlerin kaçında çalışma 16.00’ya kadar sürüyor? Kaçında saat 15.30 itibariyle bölüm temizlenmiş, üniformalar değiştirilmiş, hastalar “Senin işlemin 15 dk-20 dk sürer” diye reddediliyor, başka güne atılıyor, bir araştırın derim.
Bölüm sekreterliklerinden işlem yapmaya çalışın, kaçı hızlıca vatandaşa yardım ediyor, kaçı lak lakta kahve keyfinde…
Işini doğru yapanları tenzih ederim, onlar “İyi insanlar cennete gitmez, gittiği yeri cennete çevirir” cümlesinin karşılığı. Kolaylaştırıcılar, minnettarız.
Ancak kurallara değil keyfine göre davranan ve işini hakkıyla yapmayana da hakkımız helal değil.
Ez cümle, gezin sayın başhekimler, müdürler, müdür yardımcıları, şefler fırsat buldukça vatandaş olun, gördüğünüz değeri bir değerlendirin. Hepimize iyi gelecek.