Tedbir nafakası, boşanma ve ayrılık davası süresince ve geçici bir önlemdir. Dava süresince karar kesinleşinceye kadar devam eder. Temel kural bu olmasına rağmen, başka bazı nedenler de tedbir nafakasını sona erdirmektedir. Bu durumların gerçekleşmesi halinde taleple ya da resen gözetilecek sebeplerle tedbir nafakası sona erecektir. Bunlar nelerdir?

1. Eşlerden biri ölürse,

2. Ölüm benzeri ve ölüm sonucu doğuran durumların (örneğin gaiplik) gerçekleşirse,

3. Boşanma davasından ya da tedbir nafakasından feragat edilirse,

4. Nafakaya hükmedilen eş başka biriyle düzenli şekilde yaşamaya başlamışsa, nafaka veren eş bunu mahkemede kanıtlayabilirse

Tedbir nafakası borcunu ödenmezse ne olur?

Burada iki farklı kriter oluşturulmuştur. Lehine tedbir nafakasına hükmedilen kişinin zaruret halinin oluşabileceği üç aylık nafaka ile birikmiş nafaka durumu birbirinden ayrılmıştır.

Tedbir nafakası borcunu ödemeyen kişiler için son üç aylık borç için icra takibi açılmasına rağmen ödememesi durumunda; tazyik hapsine hükmedilebilmektedir. Son üç aylık dışındaki birikmiş borçlar için ilama dayalı icra takibi açılarak faiziyle alacak tahsili yapılabilir. Ancak bunun için hapis ile tazyik olanağı bulunmamaktadır. Ayrıca birikmiş nafaka alacakları genel kural olan mahkeme kararlarının tabi olduğu 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Tedbir nafakası, bir iaşe yükümlülüğü olduğundan, mahkemenin ara kararında da belirleneceği üzere her ay düzenli olarak ödenmelidir. Ödeme olmaması durumunda icra takibatı yapılır ve işleyen her ay için ayrı icra takibi yapılmasına gerek olmayıp, düzenli olarak ödemenin aynı icra dosyasına yapılması gerekmektedir. Bunun için ilamsız icra takibinin açılması aşamasında, işlemiş ve işleyecek aylar için talepte bulunulması gerektiği hususu unutulmamalıdır.

Tedbir nafakasına hükmederken, hakim talep ile bağlı kalmak durumundadır. Yani üst sınır, talep edilen rakamdır. Ancak talep edilen rakam kadar nafakaya hükmetme zorunluluğu bulunmadığı halde, talepten fazlasına hükmedememe kuralı ile bağlıdır. Buna “taleple bağlılık” ilkesi denilmektedir. Ancak, nafaka alacaklısının her zaman talebini artırma yani nafakanın artırılmasını isteyebilme hakkı bulunmaktadır. Bunun için dava devam ederken aynı davanın içinde talep edebileceği gibi, ayrı bir dava ile de talep etmesi mümkündür. Talebine ilişkin rakamı yine açıkça bildirme zorunluluğu mevcuttur. Tarafların sosyo ekonomik durumlarında değişiklikler olması, birinin kazancının artması diğerinin ihtiyaçlarının artması gibi durumlar gerekçe gösterilebilecektir.

Daha önce de ifade ettiğimiz gibi hâkim tedbir nafakasına hükmederken, tarafların evlilik içindeki ve boşanma davası sürecindeki maddi durumlarını, yaşam tarzlarını araştırmaktadır. Bunları araştırırken; eş ve çocukların ihtiyaçlarını, eşlerin maddi olanaklarını, fiilen birlikte yaşadıkları dönemdeki hayat standartlarını dikkate alır, daha önce de ifade etiğimiz Sosyal ve İçtimai Durum Araştırması’nı yapar.

Eşlerin hayatlarında herhangi bir farklılık oluşmaması, eşlerin sosyo-ekonomik durumlarının birbirine yakın olması durumunda, tedbir nafakası talebi reddedilebilir. Ya da dava süresince nafaka isteyen eş evlilik dışı olarak birlikte yaşıyorsa yine tedbir nafakasına hükmedilmez.