İzmir’de avukat, öğretmen, doktor ve yazarların da aralarında bulunduğu farklı meslek gruplarından 22 kişi, dezavantajlı çocukların yaşam öykülerinden esinlenerek kaleme aldıkları hikâyeleri kitapta topladı. Eksi 18 Edebiyat Topluluğu tarafından hazırlanan “Güneşi İçinde Çocuklar” adlı eser, savaş, göç, otizm ve farklı yaşam koşullarıyla mücadele eden çocukların hikâyelerini okurlarla buluşturuyor. İçinde 22 öykünün yer aldığı ve 10 yaş ve üzerindeki okurlara hitap eden kitapla, çocukların farklı yaşamları tanıması, empati kurması ve toplumsal farklılıklara yönelik duyarlılık geliştirmesi hedefleniyor.

“HEDEFİMİZ FARKINDALIK YARATMAK”

Kitabın, Eksi 18 Edebiyat Topluluğu’nun Görünmeyen Yüzler Duyulmayan Sesler Projesi kapsamında hazırlandığını belirten yazar Esra Abalı, edebiyatta yeterince temsil edilmeyen çocukların hikâyelerini anlatmayı amaçladıklarını söyledi. Çalışmayla çocukların sesini duyurmayı ve toplumsal farkındalık oluşturmayı hedeflediklerini belirten Abalı, "Edebiyatta yeterince temsil edilmeyen, görünmez kılınan çocukları odağına aldığı öyküler yazdık. Hedefimiz, insanlarda bununla ilgili bir farkındalık yaratmak ve bütün bu çocukların sesini duyurabilmekti. 22 öyküyle bunu yapmaya çalışıyoruz. Sadece tek bir coğrafyada değil. Anlattığımız öyküler dünyanın her yerinde olabilen meseleler. '10 yaş üzeri' diyoruz ama aslında büyük okurların da ilgisini çekecek hikayeler var. Çocukların kendi yaşıtlarındaki diğer çocuklara farklı gözle bakmasını sağlayacak. Onlardaki farklılığı fark etmesini sağlayacak bir kitap oldu" dedi.

Homeros Vadisi’nde Cumhuriyet coşkusu!
Homeros Vadisi’nde Cumhuriyet coşkusu!
İçeriği Görüntüle

“EDEBİYATLA GÖRÜNÜR KILMAK İSTEDİK”

Bornova Şehit Fatih Satır Bilim ve Sanat Merkezi Rehber Öğretmeni Ayfer Demirtaş da kitapta dezavantajlı çocukların yaşamlarının edebiyat aracılığıyla anlatıldığını belirtti. Çocukların okudukları hikâyelerdeki karakterlerle kendilerini özdeşleştirmesinin empati kurmalarına yardımcı olabileceğini ifade eden Demirtaş, kendi öyküsünün kahramanı Yıldız'ın bir öğrencisinden esinlenerek oluşturulduğunu söyledi. Demirtaş, "Kitabımızın ismi 'Güneşi İçinde Çocuklar.' Kimisi savaş mağduru, kimisi otizmli, dezavantajlı çocuklar için yazılmış bir öykü kitabı. Edebiyat aracılığıyla onları görünür kılmak istedik. Onların sesi olmak istedik. Sanatın her dalı aslında bu şekilde ama biz çocuk edebiyatını kullanıyoruz. Çocuklar kitapla kendini özdeşleştirdiğinde kahramanla empati kuruyorlar. Bu da onların arkadaşlarını daha iyi anlamasını sağlıyor. Bu farklılıkla birlikte yaşıyorlar. Benim kitabımda kahramanı Yıldız. Yıldız, Asperger sendromlu, aynı zamanda üstün yetenekli bir çocuk. Bir öğrencimden esinlenerek yazdım. Umarım Yıldızlar, arkadaşları için de görünür olur" diye konuştu.

“ELİMİZDEN GELDİĞİNCE İŞİN İÇİNDE OLACAĞIZ”

Eksi 18 Edebiyat Topluluğu’nun kurucularından öğretmen Yusuf Çağlayan, topluluğun çocuk edebiyatına odaklandığını ve farklı ülkelerden, şehirlerden yazarları bir araya getirdiğini belirtti. Toplulukta yaklaşık 7 farklı ülkeden ve 15 farklı şehirden 150 kadar yazar ve yazar adayının bulunduğunu aktaran Çağlayan, derleme kitap çalışmalarının çocukların gelişimine katkı sunmayı amaçladığını ifade etti. Çağlayan, "Adıyla kendini anlatan bir topluluk. Çocukların okuma önceliği olduğu edebiyatı kendimize dert ediniyoruz ve şu anda toplulukta yaklaşık 7 farklı ülkeden, 15 farklı şehirden 150 kadar yazar ve yazar adayı var. Ve bugün bir derleme kitap projesi için bir araya geldik. Her bir derleme kitap, kendi içerisinde topluma dair çok gerçeklerin barındığı ve çocuklarımızın gelişiminde de onlara dokunmak istediğimiz bazı güzel ve güçlü meseleler üzerine kuruluyor. 'Güneşi İçinde Çocuklar' kitabına 22 arkadaşımızın kalemi değdi. Onun için buradayız. Buna benzeyen bir dolu çalışma toplulukta yapılmaya devam ediyor. Elimizden, aklımızdan geldiğince bu işin içerisinde olmaya devam edeceğiz" dedi.

“KİTABI OKUYUNCA DUYARLAŞACAĞIMI DÜŞÜNÜYORUM”

“Güneşi İçinde Çocuklar” kitabını imzalatmak için etkinliğe gelen 12 yaşındaki Lina Levin Oğuz, henüz kitabı okumaya başlamadığını ancak anlatılan hikAyelerin kendisinde merak uyandırdığını söyledi. Kitabın kendi yaşlarındaki veya daha küçük çocukların yaşadığı zorlukları ele aldığını öğrendiğini belirten Oğuz, eseri okuduktan sonra farklı koşullardaki insanlara yaklaşımında daha dikkatli olmayı beklediğini ifade ederek, "Henüz kitabı okumaya başlamadım. Fakat annem benden önce okudu ve dinlediğim konuşmalardan da duyduğum kadarıyla kitap, ben yaşlarındaki belki de benden daha küçük çocukların yaşadığı zorlukları ve zorlu yaşam koşulları altında neler yaptıklarını anlatıyormuş. Bu da beni meraklandırdı ve bir yandan da içime hafif bir hüzün duygusunu aşıladı. Zaten öncesinden de bu konulara oldukça hassastım. Fakat kitabı okumam beni daha da duyarlılaştıracağını düşünüyorum. Karşılaştığım zor durumdaki bir bireye karşı yaklaşımımda daha hassas ve dikkatli olacağım. Daha ölçülü davranacağım" dedi.

“FARKLI OLABİLİRLER AMA BAKIŞ AÇIMIZ AYNI”

Kitabı okumak için heyecanlı olduğunu söyleyen 11 yaşındaki Güneş Esen, farklı çocukların hikâyelerini öğrenmenin kendisine katkı sağlayacağını düşündüğünü belirtti. Esen, "Kitabın içinde bir sürü çocuğun hikayesi varmış. Çok heyecanlıyım okumak için. Bence bu kitap bana empati duygusunu kazandıracak. Farklı çocukların öyküsünü duymak daha etkili ve güzel olabilir. Onlarla güzel bir arkadaşlık kurmam için bana yol gösterebilir. Belki farklı gözüküyorlar ama aslında hayatlarının nasıl olduğunu öğrenmemi sağlar diye düşünüyorum" dedi. Kitabını imzalatan 11 yaşındaki Rana Bayındır da farklı yaşam koşullarındaki çocukların düşüncelerinin benzer olabileceğine dikkat çekti. Bayındır, "Bu kitaptaki çocuklar, bizden farklı olabilirler ama bakış açıları, düşüncelerimiz aynı olabilir. Kitabı okumak için ben de çok heyecanlıyım. Kitabı okuyarak hem empati duygumu geliştireceğimi hem de yeni düşünceler edineceğimi düşünüyorum" diye konuştu.

Kaynak: DHA