Yanıbaşımızdaki Turgutlu’dan geldi kahreden haber bu kez. Yeni eğitim ve öğretim yılına saldırı haberiyle başladık. Daha okullar açılalı ne kadar olmuştu ki?

Sosyal medyada yazılıp çizilenlere göz gezdiriyorum. Bir parodi hesabında “Çocuklarımıza üniforma giydirmesinler, çelik yelek giydirsinler” dedi, bir içerledim ki sormayın. Çok zoruma gitti. Gerçekten nedir bu tedbirsizlik? Nedir bu okullardaki başıboşluk?

Geçen yıldan canlar bu kadar yanmışken, sokakta elinde koca tüfekle çekinmeden yürüyecek cesareti kimden buluyor bu caniler? Okul önüne kadar nasıl gelebiliyor? Bu çocuğun hiç mi şüpheli hareketi yoktu da şimdiye kadar şikayet edilmedi? Şikayet edildi de ciddiye mi alınmadı? Tüfeği nereden buldu, nasıl rahatça gezinebildi? Soru çok, cevap…

En önemli soru da bu çocuklar nasıl bu hale geldi? Hem çocukların suça dahil olma süreci hem de “yaptıklarının cezası olmayacağı” yanılgısı masaya yatırılmalı. Devlet gelişme çağında ihmali olanları ve / veya suça özendirenleri de mutlakla yargılamalı, suç işleyeni de caydırıcı cezalarla karşılamalı. Ardından topluma kazandırma çalışmaları yürütmeli.

Çocuklarımızı okula bile gönderemeyeceksek ne yapacağız? Bir silah alıp okula yürüyen, aslında arkadaşlarını, öğretmenlerini değil sayamayacağımız kadar çok şeyi tehdit ediyor.

Milli Eğitim Bakanlığı, lütfen tehlikenin farkına varın ve sorunu kökünden çözecek yöntemler geliştirin.