AHMET BUĞRA TOKMAKOĞLU – EGE TELGRAF/ Sonbahar yağmuru İzmir’in sokaklarını kapladığında açık hava rotalarının büyük bölümü erteleniyor. Ancak Selçuk’taki Efes Deneyim Müzesi, kötü hava nedeniyle evde kalmak istemeyenler için alışılmışın dışında bir yolculuk sunuyor. Efes Antik Kenti içerisinde, Antik Tiyatro’nun karşısında bulunan müze; görüntü, ses ve sanat teknolojilerini tarihsel hikâye anlatımıyla buluşturuyor. Ziyaretçiler kapalı alana girdikleri andan itibaren kendilerini bugünün dünyasından uzaklaşmış hissediyor. Duvarları kaplayan görüntüler, çevresel sesler ve hareketli anlatımlar, Antik Efes’in yeniden ayağa kalktığı hissini oluşturuyor. Dışarıda yağmur taşlara düşerken içeride Liman Caddesi canlanıyor. Tapınakların gölgeleri yükseliyor, eski pazarların kalabalığı duyuluyor ve binlerce yıl önce yaşamış insanların hikâyeleri yeniden anlatılmaya başlanıyor.

İzmir’in ortasında saklanan tarihi konak! Mutfağı ve hamamı hala görülebiliyor: Üstelik giriş için para ödenmiyor
İzmir’in ortasında saklanan tarihi konak! Mutfağı ve hamamı hala görülebiliyor: Üstelik giriş için para ödenmiyor
İçeriği Görüntüle

VİTRİNLERE DEĞİL, TARİHİN İÇİNE BAKILIYOR

Efes Deneyim Müzesi’ni klasik müzelerden ayıran en önemli özellik, ziyaretçiyi yalnızca izleyici olarak bırakmaması oluyor. Anlatım, kişinin kendisini sahnelerin ortasında hissedebileceği biçimde hazırlanıyor. Müzede üç farklı salon bulunuyor. Her salon Efes’in tarihini, mimarisini ve gündelik yaşamını başka bir atmosferle ziyaretçilere aktarıyor. Kentin kuruluşundan Roma dönemindeki ihtişamına kadar uzanan hikâyede mitoloji ile tarih iç içe ilerliyor. Efes’in yalnızca sütunlardan ve taş yapılardan oluşmadığı, bir zamanlar yaşayan dev bir ticaret ve kültür merkezi olduğu gösteriliyor. Ziyaretçiler, kentin kurucusu kabul edilen Androklos’un hikâyesinden Artemis kültüne kadar farklı dönemlere tanıklık ediyor. Kleopatra ile Marcus Antonius’un Efes’le kesişen yolculukları da görsel anlatımın dikkat çeken bölümleri arasında bulunuyor. Aziz Pavlus’un kentteki izleri, Antik Efes’in inanç tarihi bakımından taşıdığı önemi de ortaya koyuyor. Böylece müze yalnızca Roma mimarisini değil, kentin yüzyıllar boyunca değişen toplumsal ve dinsel kimliğini de anlatıyor.

ARTEMİS TAPINAĞI YENİDEN YÜKSELİYOR

Antik dünyanın yedi harikasından biri kabul edilen Artemis Tapınağı’ndan günümüze çok az iz ulaşmış durumda. Deneyim müzesindeki görsel anlatım ise tapınağın geçmişteki ihtişamını ziyaretçilerin zihninde yeniden kuruyor. Işıkların değişmesiyle dev sütunlar yükselirken ziyaretçi kendisini tapınağın içerisinde hissedebiliyor. Artemis’in Efes için taşıdığı anlam, yalnızca tarih bilgisiyle değil güçlü bir görsel atmosferle aktarılıyor. Bir sonraki bölümde Liman Caddesi’nin kalabalığına karışılıyor, ardından dönemin zengin ailelerine ait Teras Evler’e konuk olunuyor. Efes’in çarşıları, evleri, festivalleri ve gündelik hayatı birbirini izleyen sahnelerle canlandırılıyor. Bu yönüyle müze, antik kentte görülen taş yapıların geçmişte nasıl kullanıldığını anlamayı kolaylaştırıyor. Yağmur nedeniyle Efes’in tamamını uzun uzun gezemeyenler, kentin hikâyesini kapalı bir mekânda teknolojik anlatımla keşfedebiliyor.

DÜNYANIN EN İYİLERİ ARASINA GİRDİ

Efes Deneyim Müzesi, 2024 yılında teknoloji, tasarım ve sergileme alanının önemli organizasyonlarından Mondo-Dr Awards’ta “Müzeler” kategorisinin birincisi seçildi. Müze finalde Riyad, Hindistan ve Paris’te bulunan deneyim merkezleriyle yarıştı. Aynı kategoride bir önceki yıl Dubai’deki Geleceğin Müzesi’nin birincilik kazanmış olması, Efes’teki merkezin aldığı ödülün uluslararası ölçekteki önemini artırdı. Projede mimarlar, sanatçılar, küratörler, tasarımcılar, teknoloji uzmanları, tarihçiler ve arkeologlardan oluşan geniş bir ekip görev aldı. Tarihsel veriler, ziyaretçinin dikkatini canlı tutan sinematik bir anlatı içerisinde bir araya getirildi. Bu nedenle müze yalnızca tarih meraklılarına hitap etmiyor. Teknoloji, dijital sanat, mimari ve görsel hikâye anlatımına ilgi duyan ziyaretçiler için de dikkat çekici bir rota oluşturuyor.

Efes Deneyim Müzesi (2)

TARİHİ DERS GİBİ DEĞİL HİKAYE GİBİ

Uzun tarih metinlerinden sıkılabilen çocuklar için hareketli görüntüler ve çevresel sesler daha kolay takip edilebilen bir anlatım sunuyor. Efes’in geçmişi, ezberlenmesi gereken tarihler yerine birbirine bağlanan hikâyeler üzerinden aktarılıyor. Aileler yağışlı bir günü hem eğlenceli hem de öğretici bir etkinliğe dönüştürebiliyor. Özellikle Efes Antik Kenti’ni daha önce gezmiş çocuklar, gördükleri yapıların geçmişteki hâllerini ekranda fark ederek farklı bir bağ kurabiliyor. Yoğun ışık, ses ve hareketli görüntülere karşı hassasiyeti bulunan ziyaretçilerin ise deneyime girmeden önce görevlilerden bilgi alması yararlı olabilir.

GİRİŞ ÜCRETİ NE KADAR?

Müzenin güncel giriş ücreti, 8 yaş ve üzerindeki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için 600 TL olarak açıklanıyor. Efes Deneyim Müzesi’nde MüzeKart geçerli değil. 65 yaş üzerindeki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları müzeyi ücretsiz ziyaret edebiliyor. Gaziler ile refakatlerindeki anne, baba, eş ve çocukları, şehit yakını kimlik kartı sahipleri, engelli ziyaretçiler ve bir refakatçisi de ücretsiz giriş hakkından yararlanabiliyor. Millî Eğitim Bakanlığına bağlı ilk ve ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenler için de giriş ücretsiz olarak uygulanıyor. Müze bünyesinde sesli rehberlik hizmeti bulunuyor.

MÜZE SAAT KAÇA KADAR AÇIK?

Resmî MüzeKart sayfasındaki güncel bilgilere göre Efes Deneyim Müzesi her gün saat 08.00’de açılıyor ve 18.00’de kapanıyor. Gişe işlemleri saat 17.30’da sona eriyor. Müze, Selçuk ilçesindeki Efes Antik Kenti içerisinde, Antik Tiyatro’nun karşısında yer alıyor. İzmir merkezden Selçuk’a İZBAN ile ulaşılabiliyor; Selçuk İZBAN İstasyonu’ndan sonra Efes yönüne giden minibüs veya taksiler kullanılabiliyor. Müzenin kendisi kapalı olsa da giriş noktasından binaya kadar açık alanda yürünmesi gerekebiliyor. Yağmurlu bir günde gidecek ziyaretçilerin şemsiye, su geçirmeyen mont ve kaymayan ayakkabı tercih etmesi öneriliyor.

Muhabir: İlayda Şahin