İLAYDA ŞAHİN - EGE TELGRAF - 8-10 Eylül tarihlerinde İzmir’de gerçekleştirilecek Interfresh Eurasia Fuarı öncesinde Ege İhracatçı Birlikleri’nde basın toplantısı düzenlendi. Fuarın hazırlıkları, uluslararası alıcı hedefleri ve organizasyonun gelecek dönem planlarının ele alındığı toplantıda Antexpo Fuarcılık Genel Koordinatörü Murat Özer de açıklamalarda bulundu. Interfresh’in beş yıl Antalya’da düzenlendikten sonra İzmir’e taşındığını ve kentte üçüncü yılına ulaştığını belirten Özer, fuarı İzmir’de sürdürmek istediklerini ancak yerel yönetim ve fuar alanı konusunda sorunlar yaşadıklarını açıkladı. Yerelden daha fazla destek beklediklerini ifade eden Özer, “Yerel yönetimden memnun muyuz? Açık söylüyorum, memnun değiliz” dedi. Özer, yaşanan sorunların devam etmesi ve iş yapmanın mümkün olmaması halinde Antalya, İstanbul veya başka kentlerin alternatif olarak değerlendirilebileceğini de söyledi.
“BİR MARKA HALİNE GELDİK”
Basın toplantısında sözlerine Interfresh Eurasia’nın gelişim sürecini anlatarak başlayan Özer, “Biz bu yola 2018 yılında yaş meyve sebze fuarı olarak çıktık. Geçtiğimiz yıllarda yurt dışından gelen alıcıların talepleri de mamul ürünler yönünde olmaya başladı. Bir fuarın dünyada kendisini ispat etmesi minimum 5 yıl sürüyor. Bu süre geçtikten sonra yurt dışındaki alıcıların ve market zincirlerinin fuar takvimlerine girebiliyorsunuz. Biz 2018’den beri bu fuarı yapıyoruz ve artık Interfresh’i dünyada bir marka haline getirdik. Önceki yıl yurt dışından gelen alıcıların ülke sayısı 54’tü. Geçen yıl bu rakam 71’e çıktı. Bu yıl ise ‘100 plus’ diyoruz. Bu yıl taze meyve sebzenin yanında fuarda donmuş, kurutulmuş, konserve, salça ve diğer mamul ürünleri de bulacaksınız. Interfresh Eurasia Yaş Meyve Sebze markasının yanında eş zamanlı olarak ikinci bir marka oluşturduk. Bunun adı Interfood Eurasia. Interfood içerisinde yaş meyve sebzenin dört hali bulunuyor: yaş, donmuş, kurutulmuş ve konserve. Bunun yanında meyve suları ve soslar gibi alt sektörler de yer alıyor. Yani meyve ve sebzenin mamul ürünlerinin tamamını kapsayan bir yapı oluşturuyoruz” dedi.

“DÜNYADAKİ VİTRİN OLMAK”
“Bu yıl farklı bir çalışma da gerçekleştireceğiz” diyen Özer, “Türkiye’nin 81 ilinde üretilen meyve ve sebzelerle fuar içerisinde bir pizza yarışması düzenleyeceğiz. 81 şehrimizden ürünler gelecek ve bu ürünlerle mini bir pizza yarışması gerçekleştirilecek. Jürilerimiz ve Michelin yıldızlı aşçılarımız olacak. İnsanların, ‘Türkiye’nin farklı şehirlerinde bunlar da üretiliyormuş’ demesini istiyoruz. Yalnızca Ege’yi değil, 81 ili düşünmek gerekiyor. Sosyal sorumluluk projesi kapsamında üniversitelerden 10-12 öğrencimizi herhangi bir ücret almadan ağırlıyoruz. Öğrenciler gelişmekte olan yeni teknolojilerle ilgili çalışmalarını ve projelerini yarıştıracak. Üçüncü sosyal sorumluluk projemizde üretici kadınlarımızı ve kadın kooperatiflerimizi ön plana aldık. Bu nedenle kadın kooperatiflerine ücretsiz alanlar veriyoruz. Amacımız kadın kooperatiflerini biraz daha ticaretin içerisine sokmak. Bunlardan bir tanesi bile ürettiği bir kilo salçayı ihraç edebilirse ya da yurt içinde yeni bir alıcıya satabilirse o bölgenin rengi değişir. Buna çok önem veriyoruz. Ana amacımız Türkiye’de üretilen başta taze meyve sebze olmak üzere meyve sebze ürünlerini yurt dışında maksimum seviyede tanıtmak ve bu ürünlerin dünyadaki vitrini olmak” ifadelerini kullandı.
“İZMİR’DE İŞ YAPMAKTA ZORLANIYORUZ”
Interfresh Eurasia’nın Antalya’nın ardından İzmir’de üçüncü kez gerçekleştirileceğini belirten Özer, “Beş yıl Antalya’daydık, ardından İzmir’e geldik. Bu yıl İzmir’de üçüncü yılımız. Burada daha uzun süre kalmak isteriz ancak bazen yerel dinamikler bizi zorluyor. Gerçekten İzmir’de iş yapmakta zaman zaman zorlanıyoruz. Türkiye’de uluslararası uçuş noktalarına baktığınızda İstanbul birinci, Antalya ikinci sırada. İzmir’de iş yaparken uçuşlar konusunda bu iki kente kıyasla bazı dezavantajlarla karşılaşıyoruz. Yerelden daha fazla destek istiyoruz. Özellikle fuar alanı konusunda daha fazla destek bekliyoruz” dedi.
“MİSAFİR FUARCIYIZ”
İzmir’e yeni uluslararası organizasyonlar kazandırmak istediklerini ancak bu süreçte de sorunlarla karşılaştıklarını söyleyen Özer, “Nihayetinde biz burada misafir fuarcıyız. Misafire, misafir gibi davranılmasını bekliyoruz. Şartların sürekli artırılarak zorlaştırılması çok hoş olmuyor. Biz İzmir’e ikinci ve üçüncü fuar projelerini de getirmeye çalışıyoruz ancak bu projelerde de ciddi şekilde zorlanıyoruz. İzmir’e yeni uluslararası projeler getirmek istiyoruz. Bunlar yalnızca İzmir’i değil, Ege’yi kalkındıracak, buradaki otelleri ve restoranları dolduracak projeler. İki-üç yıl içerisinde Ege’yi Akdeniz Rivierası’nda çok farklı bir noktaya getirebilecek projelerden söz ediyoruz” açıklamasını yaptı.
“ALTERNATİF ARAMAK ZORUNDA KALIRSINIZ”
“Her iki başkanımız da hem bu dönemde hem geçmiş dönemde bize çok destek verdi” diyen Özer, “Ancak neticede iş yapamaz hale gelirseniz yapmanız gereken bir iş var ve alternatif aramak zorunda kalırsınız. Bu Antalya mı olur, İstanbul mu olur, başka bir yer mi olur; alternatifleri değerlendirmek zorunda kalırsınız. Bu fuarı belli bir yere getirip dünyada marka yapmak 5 yıl sürüyor. Maliyetlere katlanıyoruz. Neticede İzmirliyiz; İzmir’e ve Ege’ye artı bir değerimiz varsa firma olarak da şahıs olarak da buna katlanıyoruz. Ancak yerel yönetim veya yerel yönetimin elindeki bir fuar alanı bizim gösterdiğimiz kadar destek göstermiyorsa bunu üç kere, beş kere denersiniz. Teknik olarak işi döndüremediğiniz noktada alternatiflere bakmak zorunda kalırsınız” ifadelerini kullandı.
“YEREL YÖNETİMDEN MEMNUN DEĞİLİZ”
“Biz buradayız, mutluyuz ve kalmak istiyoruz” sözleriyle durumun altını çizen Özer, “Ama nihayetinde bir iş yapıyoruz. Yerel yönetimden memnun muyuz? Açık söylüyorum, memnun değiliz. Yerel yönetimle problem yaşıyoruz. Ancak çözülemeyecek bir şey olduğunu düşünmüyoruz. Biz yeni projelerimizi de buraya getirmek istiyoruz. Yerelin de buna sahip çıkmasını bekliyoruz. Çözülmeyecekse de en azından sebebinin ne olduğunu bilmek istiyoruz” dedi.
ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ VURGUSU
“Biz 2018’den beri bu fuarı gerçekleştiriyoruz” diyen Özer, “Stratejik iş ortaklarımız ve yurt dışındaki acente ağımız sayesinde sistemi oturttuk. Fuarın yaklaşık yüzde 80’i iş dünyasından ve yurt dışından gelen insanlardan oluşuyor. Sosyal sorumluluk projeleri dışında kalan kesim tamamen uluslararası alım heyetlerine odaklanıyor. Almanya’dan Rewe, Lidl ve Kaufland gibi market zincirlerinden alıcılar geliyor. Polonya’dan market zincirlerinin ve toptancı hallerinin temsilcileri geliyor. Etnik marketlerden, ulusal ve uluslararası market zincirlerinden alıcılar geliyor. Rusya’dan X5 ve Tander gibi alıcıların yanı sıra İngiltere’den Tesco da geliyor. Bu yıl alım heyetleri bölümünde de bazı yenilikler yaptık. European Enterprise Network, yani Avrupa KOBİ ağıyla ilk kez bir çalışma başlattık. Merkezi Belçika’da bulunan ve Avrupa tarafından fonlanan bu oluşum Interfresh’i kendi ağına dahil etti ve networkünde duyurdu. Bu nedenle Avrupa KOBİ ağından da bu yıl ilk kez alıcılar gelmeye başlayacak. Bunların hepsi ilk adımlar. Birdenbire çok büyük sonuç beklemiyoruz ancak önemli olan başlangıcın yapılması. Gelecek yıllarda bunun üzerine koyacağız” ifadelerini kullandı.
“PROJELERE SAHİP ÇIKILSIN”
Son olarak Interfresh’in yanında yeni projeler üzerinde de çalıştıklarını da belirten Özer, “Interfresh’in yanında ‘Ege Next’ adını verdiğimiz, yalnızca İzmir’i değil tüm Ege’yi ilgilendiren yeni bir proje üzerinde de çalışıyoruz. Biz buraya değer katmak, burada kalmak ve yeni uluslararası projeler getirmek istiyoruz. Ancak yerelde de bu projelere sahip çıkılmasını bekliyoruz” diyerek sözlerini tammaladı.




