Beslenme konusunda son yıllarda en çok tartışılan konulardan biri gün içinde kaç öğün tüketmenin sağlıklı olduğu. Birkaç öğün mü tüketmek yoksa az daha sık beslenmek gibi birçok farklı teori tartışılıyor. Aslında bu kadar fazla önerinin bulunduğu bir konuda tek bir doğrunun olmadığı da belli.
Uzun yıllar üç ana öğün tüketmenin düzenli bir alışkanlık olduğu ve doğru beslenme olduğu öne sürülürken aynı zamanda pratik bir sistem olduğu konuşuldu. Ancak bu düzen herkes için ideal beslenme alışkanlığı değil. Çünkü her insanın vücudu, metabolizması, alışkanlıkları, yaşam tarzı ve günlük temposu birbirinden farklı.
Öğün sayısını etkileyen en önemli nedenlerden biri ise günlük enerji ihtiyacı. Yoğun temposu olan, fiziksel olarak aktif olan ya da aktif spor yapan kişiler gün içerisinde daha fazla enerjiye ihtiyaç duyabildikleri gibi böyle durumlarda ara öğünlerde öne çıkabiliyor. Daha az hareket edenler ise daha az öğün tüketebilmekte.
Daha yoğun öğüne sahip olan kişiler için kan şekeri dengesini korumak öne çıkabiliyor. Uzun süre aç kalındığında kan şekeri düşebilir bu durumda ise halsizlik, baş dönmesi gibi sorunlarla karşılaşılabilir. Gün içine sık yayılan öğünler bu sorunları ortadan kaldırırken bu yaklaşım her zaman herkes için geçerli de olmayabilir.
LİF SAYISI
Normal tempoda olan insanlar içinde az öğünle beslenmeyi tercih edenlerde var. Daha uzun süre tok kalmayı hedefleyen kişiler protein ve lif açısından zengin besinler tükettiği zaman daha az öğünle günü tamamlayabilirken bu yaklaşım da bazı kişiler için daha kolay bir tercih olabilir.
Öğün sayısından ziyade öğünlerin içeriği her beslenme şeklinde daha önemlidir. Dengeli bir beslenme sistemi yeterli protein, sağlıklı yağlar vücudun ihtiyaçlarını daha kolay karşılayabilir. Kısacası gün içinde kaç öğün tükettiğimizden çok ne yediğimiz ve nasıl yediğimiz her zaman daha büyük önem taşır.
AÇLIK-TOKLUK
Kişinin açlık ve tokluk sinyallerini de tanıyor olması önemli bir faktör. Alışkanlıkla değil de gerçekten ihtiyaç duyulduğu zaman masaya oturmak vücudun dengesinin korunmasına fayda sağladığı gibi gün içerisine zorla öğün eklemek ya da uzun süre aç kalmak her zaman en doğru yaklaşım da değildir.
Son dönemlerde ise aralıklı beslenme olarak adlandırılan yöntemler de oldukça gündemde. Günün belirli saatlerinden yemek yenirken geri kalan saatlerde ise vücut bu yöntemle dinlenmeye bırakılıyor. Bu yöntem bazı kişilerde iştah kontrolünü kolaylaştırıyor ancak bazı kişilerde tam tersi etki yaratıyor.
Sonuçta gün içinde kaç öğün tüketmenin net bir cevabı yok. Kimi insanlar insan için üç yada daha fazla kimi için iki öğün bile yeterli oluyor. Bu noktada ise önemli olan vücudun ihtiyaçlarını anlayabilmek ve açlık sinyallerini doğru okumak öne çıkıyor. Sağlıklı beslenme belirli kurallardan öte dengeyi yakalamaktan geçiyor.