Endokrinoloji Uzmanı Dr. Melek Aksu Geyik, tip 2 diyabet ve prediyabetin uzun süre belirgin bir şikâyete neden olmadan ilerleyebileceğini belirterek, günlük yaşamda sıradan görülebilen bazı değişikliklerin kan şekeri yüksekliğine ilişkin önemli uyarılar olabileceğini söyledi.
Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Endokrinoloji Uzmanı Dr. Melek Aksu Geyik, diyabetin her zaman belirgin belirtilerle ortaya çıkmadığına dikkat çekti. Özellikle tip 2 diyabet ile diyabet öncesi dönem olarak bilinen prediyabetin, kişinin kendisini sağlıklı hissetmesine rağmen uzun süre fark edilmeden ilerleyebileceğini ifade etti.
“KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM DÜŞÜNCESİ YANILTICI OLABİLİR”
Tip 2 diyabette belirtilerin zaman içerisinde ve yavaş şekilde ortaya çıkabileceğini belirten Geyik, “Tip 2 diyabet ve diyabet öncesi evre olan prediyabet, uzun süre hiçbir şikâyete yol açmadan sinsi bir şekilde ilerleyebilir. Bu nedenle ‘Kendimi iyi hissediyorum, hastalanmam’ düşüncesi yanıltıcı olabilir” dedi.
AŞIRI SUSAMA VE SIK İDRARA ÇIKMAYA DİKKAT
Yüksek kan şekeri bazı kişilerde çeşitli belirtilerle kendini gösterebiliyor. Uzman Dr. Geyik, aşırı susama, sık idrara çıkma, sürekli halsizlik ve sık acıkmanın yanı sıra bulanık görme ve açıklanamayan kilo değişikliklerinin de dikkate alınması gerektiğini belirtti.
Yaraların normalden daha geç iyileşmesi, el ve ayaklarda uyuşma ya da karıncalanma ile tekrarlayan enfeksiyonların da kan şekeriyle ilgili değerlendirilmesi gereken bulgular arasında yer aldığı ifade edildi.
BOYUN VE KOLTUK ALTINDAKİ KOYULAŞMA UYARI OLABİLİR
Diyabet açısından dikkat edilmesi gereken bulgular arasında ciltte meydana gelen bazı değişikliklerin de bulunduğunu aktaran Geyik, özellikle boyun ve koltuk altı gibi kıvrım bölgelerinde ortaya çıkan kadifemsi koyulaşmalara dikkat çekti.
Tıpta “akantozis nigrikans” olarak adlandırılan bu cilt değişikliğinin insülin direnciyle ilişkili olabileceğini belirten Geyik, bu tür bulguların göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.
KİMLER DİYABET RİSKİ ALTINDA?
Ailesinde diyabet öyküsü bulunan, fazla kilosu olan, hareketsiz yaşam süren ve ileri yaş grubunda yer alan kişilerin daha dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Geyik, risk faktörü taşıyanların herhangi bir belirti ortaya çıkmasını beklemeden düzenli sağlık kontrollerini yaptırmasının önemine işaret etti.
Diyabet tanısının yalnızca belirtilere bakılarak konulmadığını belirten Geyik, değerlendirme sürecinde farklı kan şekeri testlerinden yararlanıldığını ifade etti.
HBA1C TESTİNE DİKKAT
HbA1c testinin yaklaşık son üç aylık dönemdeki ortalama kan şekeri düzeyi hakkında bilgi verdiğini aktaran Geyik, “HbA1c değerinin yüzde 5,7-6,4 arasında olması prediyabet, yüzde 6,5 ve üzerinde olması ise diyabet açısından değerlendirilmesini gerektiriyor. Kesin tanının ise hekim tarafından, gerekli testler ve klinik değerlendirme birlikte ele alınarak konulması gerekiyor” diye konuştu.
Diyabetin erken dönemde fark edilmesinin hastalığın kontrol altına alınması açısından büyük önem taşıdığını belirten Geyik, sağlıklı beslenme ve düzenli egzersizin yanı sıra gerekli durumlarda kilo kontrolünün de diyabet riskinin azaltılmasına katkı sağlayabileceğini söyledi.




