Çocuklarda geniz eti alarmı! Uzman isim yüz ve diş gelişimine dikkat çekti
Çocuklarda geniz eti alarmı! Uzman isim yüz ve diş gelişimine dikkat çekti
İçeriği Görüntüle

Yaş almak kaçınılmaz olsa da herkes aynı şekilde yaşlanmıyor. Aynı yaşta olan iki kişinin kas gücü, fiziksel kapasitesi, metabolik sağlığı ve günlük yaşamını bağımsız sürdürebilme düzeyi birbirinden oldukça farklı olabiliyor. Geriatri Uzmanı Prof. Dr. Birkan İlhan, yaşlanma sürecinde yaşam tarzının önemli bir rol oynadığını belirterek sağlıklı yaşlanmaya ilişkin önemli bilgiler verdi.

Liv Hospital Vadistanbul Geriatri Uzmanı Prof. Dr. Birkan İlhan, takvim yaşının değiştirilemeyeceğini ancak kişinin yaşlanma sürecini etkileyebileceğini söyledi. Düzenli fiziksel aktivite, yeterli protein tüketimi, dengeli beslenme, kronik hastalıkların kontrol altında tutulması, sigaradan uzak durma ve kaliteli uykunun sağlıklı yaşlanmanın temel unsurları arasında yer aldığını belirtti.

AYNI YAŞTAKİ İKİ KİŞİ AYNI ŞEKİLDE YAŞLANMIYOR

Takvim yaşı ile biyolojik yaşın birbirinden farklı kavramlar olduğunu belirten Prof. Dr. İlhan, takvim yaşının doğumdan itibaren geçen süreyi ifade ettiğini, biyolojik yaşın ise vücuttaki organ, damar, kas ve metabolik sistemlerin ne ölçüde yaşlandığıyla ilişkili daha geniş bir kavram olduğunu söyledi.

Bu nedenle aynı yaşta bulunan kişilerin sağlık durumlarının birbirinden önemli ölçüde farklı olabileceğini ifade eden İlhan, bazı ileri yaştaki kişilerin fiziksel ve zihinsel kapasitelerinin kendilerinden çok daha genç bireylerle benzer düzeyde olabildiğine dikkat çekti.

BİYOLOJİK YAŞ TESTLERİNDE TEMKİNLİ OLMAK GEREKİYOR

Son yıllarda DNA metilasyonuna dayalı epigenetik saatler ve çeşitli biyolojik yaş testlerinin popüler hale geldiğini belirten İlhan, bu testlerin sonuçlarına ilişkin dikkatli olunması gerektiğini söyledi.

Söz konusu testlerin günlük klinik uygulamada kişinin gerçek biyolojik yaşını kesin olarak ortaya koyan standart yöntemler olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten İlhan, buna karşın yaşlanma sürecinin hızını etkileyebilen yaşam tarzı ve sağlık faktörlerinin büyük ölçüde bilindiğini ifade etti.

YAŞLANMA SÜRECİNDE YAŞAM TARZI BELİRLEYİCİ

Düzenli fiziksel aktivitenin yanı sıra kas gücünün korunmasının da sağlıklı yaşlanma açısından önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. İlhan, dengeli beslenme, yeterli uyku ve sigaradan uzak durmanın da sürece katkı sağladığını belirtti.

Hipertansiyon, diyabet, obezite ve yüksek kolesterol gibi kronik hastalık ve risk faktörlerinin kontrol altında tutulmasının önemine dikkat çeken İlhan, sağlıklı yaşlanmanın temel mesajını, “Takvim yaşımızı değiştiremeyiz ama nasıl yaşlandığımızı önemli ölçüde etkileyebiliriz” sözleriyle özetledi.

İLERİ YAŞTA SADECE KİLO KONTROLÜ YETERLİ DEĞİL

İleri yaşlarda beslenmenin yalnızca kilo almamaya odaklanmaması gerektiğini belirten İlhan, özellikle istemsiz kilo kaybı ve yetersiz beslenmenin bazı yaşlı bireylerde ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi.

Sebze ve meyveler, tam tahıllar, kurubaklagiller, zeytinyağı, balık, yumurta, süt ve süt ürünleri ile yeterli protein içeren Akdeniz tipi beslenmenin iyi bir temel oluşturabileceğini belirten İlhan, beslenme düzeninde kırmızı ete de yer verilebileceğini ifade etti.

YAŞ İLERLEDİKÇE PROTEİN İHTİYACI ÖNEM KAZANIYOR

İleri yaşlarda kas kütlesinin korunması açısından yeterli protein tüketiminin önemine dikkat çeken Prof. Dr. İlhan, Avrupa Klinik Nütrisyon ve Metabolizma Derneği'nin yaşlı bireylerde günlük protein alımının en az yaklaşık 1 gram/kilogram düzeyinde olmasını önerdiğini aktardı.

Sağlıklı yaşlı bireylerde genellikle günlük 1-1,2 gram/kilogram protein alımının hedeflenebileceğini belirten İlhan, hastalık, malnütrisyon veya artan ihtiyaç gibi durumlarda bu miktarın daha yüksek seviyelere çıkabileceğini söyledi.

Örneğin 70 kilogram ağırlığındaki sağlıklı bir yaşlı birey için günlük protein ihtiyacının yaklaşık 70-84 gram arasında düşünülebileceğini belirten İlhan, hastalık durumunda gereksinimin artabileceğine dikkat çekti. Ancak ileri böbrek hastalığı bulunan kişilerde protein miktarının mutlaka kişiye özel belirlenmesi gerektiğini vurguladı.

SUSUZLUK VE BESİN EKSİKLİĞİNE DİKKAT

İleri yaştaki bireylerin malnütrisyon açısından düzenli olarak değerlendirilmesinin önemine değinen İlhan, yetersiz sıvı tüketiminin de yaşlılarda önemli bir risk oluşturabileceğini söyledi.

Kalsiyum, D vitamini, B12 vitamini, demir ve folat gibi mikrobesinlerin eksikliğinin gerektiğinde araştırılması gerektiğini belirten İlhan, beslenme durumunun kişisel ihtiyaçlara göre değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Kaynak: iHA