İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde yürütülen Çocuklar ve Gıda Güvenliği Misyon Projesi, okula başlayan çocukların beslenme sorunlarına odaklandı. Projeyi yürüten gıda mühendisi Dr. Bülent Şık, gıda krizi ve yoksulluğa bağlı yetersiz beslenmenin çocukların yalnızca büyüme ve gelişimini değil, eğitim hayatındaki başarısını da etkilediğini belirtti.

BESLENME SORUNU

Okulların açılmasıyla birlikte özellikle gelişme çağındaki 0-14 yaş grubunda bulunan çocukların yetersiz beslenme sorunu yeniden gündeme geldi. Çocuklar ve gençlere yönelik farklı beslenme destekleri sağlayan İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu alandaki çalışmalarını Çocuklar ve Gıda Güvenliği Misyon Projesi ile genişletiyor. Proje kapsamında yapılması planlanan çalışmaları aktaran Dr. Bülent Şık, yetersiz beslenmenin çocukların sağlığı ve eğitim hayatı üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Çocukların Beslenmesi Için Harekete Geçildi İzmir’de Yeni Uygulamalar Geliyor (1)

YETERSİZ BESLENMENİN ETKİSİ

Özellikle pandemi sonrasında derinleşen gıda krizine dikkat çeken Dr. Bülent Şık, araştırmalara göre her üç çocuktan birinin yetersiz beslenme sorunuyla karşı karşıya olduğunu söyledi. Yetersiz beslenmenin okul başarısını doğrudan etkileyen önemli bir sorun olduğunu belirten Şık, “Elbette öncelikli sorunumuz nitelikli bir eğitim kadar çocukların beslenmesine yönelik desteğin de okullarda sağlanmasıdır. Türkiye'de gelişme çağında olan 0-14 yaş aralığında 19,5 milyon çocuk yaşıyor. Bu yaş grubu, yetersiz beslenmenin olumsuz etkilerine maruz kalabilecek en hassas gruptur” ifadelerini kullandı.

"BAŞARIYI GERİLETİR"

Yetersiz beslenmenin çocukların büyüme ve gelişimi üzerindeki etkisinin yanı sıra çevresel toksik kimyasallara maruziyeti de artırdığını ifade eden Şık, bu durumun çocukların sağlığı ve okul başarısı açısından sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Şık, “Açlık ve yetersiz beslenme, çocuklarda sadece büyümeyi ve gelişmeyi etkilemez; toksik kimyasalların vücuda daha çok sirayet etmesine, daha çok emilmesine yol açar. Bu da hem sağlığı etkiler hem de okul başarısını çok ciddi şekilde geriletir” bilgisini verdi.

BÜYÜKŞEHİR FARKLI GRUPLARA BESLENME DESTEĞİ SAĞLIYOR

Yetersiz beslenmeyle mücadelede çocukların beslenme ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik programların önemine dikkat çeken Şık, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından sürdürülen destekleri de aktardı. Şık, “İzmir Büyükşehir Belediyesi de bu açıdan son derece kıymetli çalışmalar yapıyor. Kantini bulunmayan, gıdaya erişimin en zor olduğu yedi okulda her gün çocuklara yaklaşık 2 bin gıda paketi ulaştırılıyor. Özel gereksinimli çocukların eğitim gördüğü okullara günde 2 bin 500; dezavantajlı bölgelerdeki 12 dayanışma noktasında ise 3 bin 500 kişilik sıcak yemek sağlanıyor. Süt Kuzusu Programı kapsamında ihtiyaç sahibi ailelerin 2-5 yaşındaki çocuklarına ayda sekiz litre süt desteği veriliyor. Bunun yanı sıra belediyenin Yuvamız İzmir Çocuk Etkinlik Merkezleri’nde günde üç öğün beslenme desteği veriliyor. Üniversite öğrencilerine altı noktada her gün 4 bin kişilik yiyecek desteği sunuluyor. Bu gibi desteklerin yanı sıra eğitim ve bilgilendirici çalışmalar da yoğun bir şekilde yürütülüyor” ifadelerini kullandı.

İzmir’de iki ilçede yol mesaisi başladı: O caddeler yenileniyor
İzmir’de iki ilçede yol mesaisi başladı: O caddeler yenileniyor
İçeriği Görüntüle

ÇOCUKLAR VE GIDA GÜVENLİĞİ MİSYON PROJESİ BAŞLATILDI

İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak Çocuklar ve Gıda Güvenliği Misyon Projesi’ni başlattıklarını belirten Şık, belediye bünyesinde gıda ve beslenme desteği sağlayan farklı birimlerle koordineli çalışıldığını söyledi. Şık, proje kapsamında planlanan çalışmaları, “Belediyede gıda ve beslenme desteği çalışmalarını sürdüren çok sayıda birim var. Bu birimlerle koordineli şekilde çalışıyoruz. ‘Kreş, yurt, yemekhane, ev gibi beslenme yapılan alanlarda çocukların büyüme ve gelişmesini olumsuz etkileyen zehirli kimyasal maddeleri mutfak uygulamalarıyla azaltabilir miyiz’ sorusu ile hareket ediyoruz. Mutfakta kullandığımız her türlü araç gereçte toksik kimyasal yükü olabildiği kadar azaltan, buna maruziyeti engelleyen malzemelerden oluşan mutfaklar oluşturmalıyız. ‘Belirli pişirme teknikleri ya da yiyecek hazırlama teknikleriyle gıdalardaki pestisitler, ağır metaller gibi çocuk gelişimini olumsuz etkileyen toksik maddeleri azaltabilir miyiz’ sorusuna yanıt üretmeye çabalıyoruz. Belediyenin toplu beslenme yapılan yerlerinde bu maruziyeti nasıl azaltacağımıza ilişkin önerileri önümüzdeki aylarda hayata geçireceğiz. Bununla ilgili de Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde halkın erişimine açık bir rehber kitapçık yayınlayacağız. Ayrıca çocuk sağlığı için çok büyük bir tehdit olan aşırı işlenmiş gıdalara ilişkin de farkındalığı artırmak amacıyla rehber kitapçık hazırlayacağız. Bunun yanı sıra eğitim ve uygulama çalışmaları düzenleyeceğiz” diye aktardı.

Kaynak: BÜLTEN