Ahmet Buğra TOKMAKOĞLU- EGE TELGRAF/ Karaburun denildiğinde akla ilk olarak koylar, berrak deniz ve sahil kasabaları geliyor. Yarımadanın iç kesimlerine doğru ilerleyenleriyse deniz manzarasından çok daha eski bir hikâye karşılıyor. Taş evlerin arasına saklanan Eğlenhoca, üzüm bağları ve zeytin ağaçlarıyla çevrili sokaklarında Karaburun’un başka bir yüzünü gösteriyor.

KARABURUN YOLUNDA ZAMAN YAVAŞLIYOR

Eğlenhoca’ya yaklaştıkça yarımadanın hareketli sahil görüntüsü yerini tarım arazilerine, eski taş yapılara ve sessiz köy yollarına bırakıyor. Büyük turizm merkezlerinin kalabalığına alışanlar için buradaki ilk dikkat çekici ayrıntı, hayatın belirgin biçimde yavaşlaması oluyor. Köyde gösterişli turistik tesisler ya da kalabalık çarşılar bulunmuyor. Eğlenhoca’nın cazibesi, gündelik köy yaşamının henüz tamamen kaybolmamış olmasından geliyor.

BU ZEYTİN SALAMURAYA GİRMEDEN YENİYOR

Eğlenhoca’nın en dikkat çekici ürünü, yörede “hurma” veya “furma” adıyla bilinen zeytin. Bölgenin kendine özgü nemi ve iklim koşulları sayesinde bazı zeytinler, ağaçtayken doğal biçimde tatlanarak acılığını kaybediyor. Bu nedenle hurma zeytini, klasik sofralık zeytinlerden farklı olarak uzun süre salamurada bekletilmeden tüketilebiliyor. Dalından toplandığında buruşuk ve koyu renkli görünümüyle dikkat çeken ürün, yoğun aromasıyla Karaburun mutfağının en özel tatları arasında gösteriliyor.

BAĞLARDA SULTANİYE VE RAZAKİ ÜZÜMÜ YETİŞİYOR

Eğlenhoca yalnızca zeytinleriyle tanınmıyor. Köyün çevresindeki bağlarda özellikle Sultaniye ve Razaki üzüm çeşitleri yetiştiriliyor. Bağcılık, uzun yıllardır köyün ekonomik ve kültürel yaşamının önemli parçalarından biri olmayı sürdürüyor. Zeytinliklerle üzüm bağlarının iç içe geçtiği manzara, özellikle yaz sonu ve sonbahar aylarında köy yolunu başlı başına bir gezi rotasına dönüştürüyor.

KÖYÜN HİKAYESİ 1505 YILINA UZANIYOR

Bugünkü Eğlenhoca yerleşiminin 1505 yılında kurulduğu kabul ediliyor. Bu tarih, köyün geçmişini beş asırdan daha geriye taşıyor. Aradan geçen yüzyıllara rağmen geleneksel yerleşim dokusunun izleri sokaklarda hâlâ görülebiliyor. Eski taş duvarlar, avlulu evler ve kıvrılarak ilerleyen dar yollar, köyün tarihini büyük yapılardan daha sessiz bir dille anlatıyor.

Ne Urla ne Mordoğan! İzmir’in en uç kıyılarından biri: Gün batarken bütün sahil altın rengine bürünüyor
Ne Urla ne Mordoğan! İzmir’in en uç kıyılarından biri: Gün batarken bütün sahil altın rengine bürünüyor
İçeriği Görüntüle

TOPRAĞIN ALTINDA BİNLERCE YILLIK İZLER VAR

Eğlenhoca’nın tarihi yalnızca Osmanlı dönemindeki köy yerleşimiyle sınırlı değil. Köyün doğusundaki Kemerdağı çevresinde Paleolitik döneme ait bir alanın bulunduğu, yakın çevrede ise eski yerleşim izlerine rastlandığı belirtiliyor. Tarlalarda tespit edilen yapı taşları, sütun parçaları ve kabartmalar bölgenin Bizans döneminde de kullanılmış olabileceğini gösteriyor. Bu bulgular, bugün küçük ve sakin görünen yerleşimin çok daha eski bir insanlık hikâyesinin üzerinde bulunduğuna işaret ediyor.

TARİHİ CAMİ KÖYÜN MERKEZİNDE YÜKSELİYOR

Eğlenhoca Camisi, köyün tarihî kimliğini yansıtan önemli yapılardan biri. Caminin yapımına 1813-1814 yıllarında başlandığı ve 1846 yılında tamamlandığı aktarılıyor. Dikdörtgen planlı yapı; düz ahşap tavanı, ahşap kubbesi ve sade mimarisiyle dikkat çekiyor. Yapının 19. yüzyılın sonu ile 20. yüzyılın başında kapsamlı onarımlardan geçirildiği biliniyor.

Eğlenhoca

GELİNLERİN BAŞINDA DEFNE YAPRAKLARI VARDI

Eğlenhoca’nın geçmişinde bugün büyük ölçüde unutulan düğün gelenekleri de bulunuyor. Köyün eski gelinlerinin baş süslemesinde yaldızlanmış defne yapraklarının kullanıldığı anlatılıyor. Gelinlerin beline bağlanan kırmızı “gayret kuşağı” da törenin önemli parçalarından biriydi. Bu gelenekler, Eğlenhoca’nın yalnızca tarımsal ürünleriyle değil, kendine özgü kültürel hafızasıyla da korunması gereken bir yerleşim olduğunu gösteriyor.

DAĞLARIN ARASINDA BİR GÖL SÜRPRİZİ

Köyün güneybatısındaki Kaşkudan Vadisi’nde bulunan Eğlenhoca Göleti, rotanın az bilinen duraklarından biri. Karaburun-Mordoğan Göleti adıyla da anılan su kaynağı, sulama ve içme suyu amacıyla oluşturuldu. Çevresindeki tepelerle birlikte sakin bir manzara meydana getiren gölet, Eğlenhoca’nın yalnızca taş evlerden ve bağlardan ibaret olmadığını gösteriyor. Ancak su seviyesi ve erişim koşulları mevsime göre değişebileceği için ziyaretçilerin yola çıkmadan önce güncel durumu kontrol etmesi gerekiyor.

EĞLENHOCA’YA NASIL GİDİLİR?

Eğlenhoca, İzmir’in Karaburun ilçesi sınırlarında yer alıyor. İzmir merkezden özel araçla Urla, Karaburun ve Mordoğan yönündeki güzergâh takip edilerek köye ulaşılabiliyor. Toplu taşıma kullanacakların hareket etmeden önce ESHOT’un güncel seferlerini ve aktarma noktalarını kontrol etmesi gerekiyor. Köyde hizmet seçenekleri sınırlı olabileceğinden su ve temel ihtiyaçların önceden temin edilmesi, özel mülklere ve tarım arazilerine izinsiz girilmemesi önem taşıyor.

Muhabir: Ahmet Buğra TOKMAKOĞLU