BİRSU KOÇ-EGE TELGRAF/Manavın önünden geçerken rengârenk sebze ve meyveler adeta göz kırpar. Parlak domatesler, canlı yeşil biberler, pürüzsüz elmalar ve ışıl ışıl portakallar arasından seçim yapmak ilk bakışta oldukça kolay görünür. Fakat işin püf noktası tam da burada başlar: En parlak olan her zaman en taze olan değildir. Tezgahta güzel görünmek, bir sebze veya meyvenin mutlaka diri, sulu ve lezzetli olduğu anlamına gelmez. Bazı ürünler doğal olarak daha parlak bir kabuğa sahip olabilirken bazıları mat görünmesine rağmen son derece taze olabilir. Bu nedenle alışveriş sırasında yalnızca gözünüze hoş gelen ürünü sepete atmak yerine birkaç küçük ayrıntıyı birlikte değerlendirmek gerekir. Üstelik bunun için uzman olmanıza da gerek yok. Elinizi, gözünüzü ve hatta burnunuzu doğru şekilde kullanarak sebze ve meyvelerin tazeliği hakkında önemli ipuçları yakalayabilirsiniz. İşte alışveriş sırasında işinizi kolaylaştıracak pratik yöntemler...
PARLAKLIK YERİNE DİRİLİĞİNE BAKIN
Sebze ve meyvelerde parlaklık ilk dikkatimizi çeken özelliklerden biri olsa da tazeliği belirleyen tek kriter değildir. Özellikle ışık altında ürünlerin rengi ve parlaklığı olduğundan daha dikkat çekici görünebilir. Bu nedenle ürünü elinize aldığınızda genel görünümünün yanı sıra diri olup olmadığına da bakın. Aşırı yumuşamış, buruşmuş veya çökmüş bölgeler tazeliğin azaldığına işaret edebilir.
AĞIRLIĞINI KONTROL EDİN
Aynı büyüklükteki iki sebze veya meyve arasında seçim yaparken ağırlıklarını karşılaştırabilirsiniz. Boyutuna göre daha dolgun ve ağır hissedilen bazı ürünler daha fazla su içeriğine sahip olabilir. Özellikle karpuz, kavun, portakal, mandalina gibi ürünlerde ağırlık, seçim sırasında değerlendirilebilecek ipuçlarından biridir. Ancak tek başına ağırlığa bakmak yerine ürünün genel görünümünü de mutlaka kontrol etmek gerekir.
KABUĞUNDAKİ DETAYLARI ATLAMAYIN
Sebze ve meyveleri seçerken kabuklarını mutlaka inceleyin. Derin ezikler, çatlaklar, çürüme belirtileri veya aşırı buruşma istenmeyen işaretler olabilir. Bununla birlikte her leke bozulma anlamına gelmez. Özellikle doğal renk farklılıkları veya yüzeysel küçük izler nedeniyle ürünü hemen elemek yerine genel durumuna bakmak gerekir.
SAPLAR ÜRÜNÜN SİNYALİNİ VERİR
Domates, biber, patlıcan, çilek ve bazı meyvelerde sap bölgesi önemli bir ipucu olabilir. Çok kurumuş, kararmış veya bozulma belirtileri gösteren saplar ürünün beklemiş olabileceğini düşündürebilir. Özellikle yeşil ve diri görünen sap bölgesi, bazı ürünlerde tazelik değerlendirmesine yardımcı olabilir. Ancak yine tek bir işarete bağlı kalmamak gerekir.Sebze ve meyve seçerken burnunuz da en az gözleriniz kadar işinize yarayabilir. Özellikle kavun, karpuz, şeftali, çilek, domates ve bazı narenciye ürünlerinde kendine özgü hoş bir koku bulunabilir.Buna karşılık ekşi, fermente olmuş veya rahatsız edici bir koku fark ediyorsanız ürünü tekrar değerlendirmenizde fayda vardır.
SALATALIKTA DİRİLİK ÖNEMLİ
Salatalık seçerken aşırı yumuşamış veya buruşmuş ürünler yerine diri ve sağlam olanlara yönelebilirsiniz. Kabuğunun genel görünümü de ürünün durumunu anlamaya yardımcı olabilir. Özellikle uç kısımlardaki belirgin yumuşama ve bozulma işaretlerine dikkat etmek alışveriş sırasında işinizi kolaylaştırabilir.
BİBERLERİN KABUĞUNA DİKKAT!
Biber seçerken canlı görünümlü, diri ve fazla buruşmamış olanları tercih edebilirsiniz. Kabuğunda belirgin çökmeler veya yumuşak bölgeler bulunan ürünler ise daha dikkatli incelenmelidir. Renginin canlı olması güzel bir ipucu olsa da yine yalnızca renge bakarak karar vermemek gerekir.
PARLAKLIĞI TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL
Patlıcanın parlak kabuğu çoğu zaman tazelikle ilişkilendirilir ancak alışveriş sırasında sertliğini de kontrol etmek önemlidir. Çok yumuşak, buruşmuş veya çökmüş bölgeleri bulunan ürünler yerine daha diri olanlar tercih edilebilir. Sap kısmının görünümü de seçim sırasında yardımcı olabilir.
AĞIRLIK İPUCU VEREBİLİR
Kavun ve karpuz gibi büyük meyvelerde seçim yapmak biraz daha zor olabilir. Bu noktada boyutuna göre ağır hissettiren ürünleri değerlendirmek işe yarayabilir. Ancak dış görünüş, kabuk yapısı ve ürünün genel durumu da birlikte incelenmelidir. Tek bir yöntemle “kesin taze” sonucu çıkarmak doğru değildir.
PORTAKAL VE MANDALİNADA KABUK ÖNEMLİ
Narenciye ürünlerinde kabuğun aşırı buruşmuş, çökmüş veya bozulmuş olmamasına dikkat edilebilir. Elinize aldığınızda boyutuna göre dolgun ve ağır hissettiren ürünler de değerlendirilebilir. Rengin canlı olması ise tek başına yeterli bir gösterge değildir. Çünkü ürünün çeşidi ve olgunluk durumu doğal renk farklılıklarına neden olabilir.
YEŞİLLİKLERDE CANLILIK ÖNE ÇIKIYOR
Marul, roka, maydanoz, dereotu ve benzeri yeşilliklerde yaprakların diri ve canlı görünmesi önemlidir. Solmuş, sararmış veya aşırı yumuşamış yapraklar ürünün beklemiş olabileceğini gösterebilir. Özellikle paketli yeşilliklerde ambalajın içinde aşırı nem, bozulma veya kötü koku olup olmadığı da kontrol edilmelidir.
EN PARLAK OLANI DEĞİL, EN DİRİ OLANI ARAYIN
Market veya manavda gözünüze ilk çarpan ürün her zaman en iyi seçim olmayabilir. Özellikle güçlü ışıklar altında parlak görünen sebze ve meyveler, olduğundan daha taze algılanabilir. Bu yüzden alışveriş sırasında yalnızca görüntünün cazibesine kapılmayın. Ürünü elinize alın, hafifçe kontrol edin, kabuğunu ve mümkünse kokusunu inceleyin. Birkaç saniyelik bu küçük kontrol, sofranıza taşıdığınız sebze ve meyvelerin kalitesinde büyük fark yaratabilir.




