CHP 103 yaşında… Tam 103 yıl! Dile kolay… Bir asrı aşan siyasi hayat, sayısız seçim, darbeler, muhtıralar, koalisyonlar, iktidarlar, muhalefet dönemleri, kongreler, kurultaylar ve elbette bitmeyen genel başkanlık hikâyeleri… CHP’nin 103. yılı için hazırlanan video da tam bu uzun hikâyeyi anlatıyor. Fakat videoda dikkat çeken bir ayrıntı var: Genel başkanlar var, Özgür Özel yok! İnsan ister istemez soruyor: “103 yıllık tarih anlatılırken acaba son sayfa henüz yazılmadı mı?”
Yoksa CHP’de tarih, biraz da “bugün kimi genel başkan sayıyoruz?” sorusuna verilen cevaptan mı ibaret? CHP’nin siyasi tarihi zaten başlı başına bir senaryo. Öyle sıradan bir senaryo da değil… İçinde dostluk var, kavga var, iktidar mücadelesi var, kurultay var, delege hesabı var, lider değişimi var. Ve bazen öyle sahneler var ki, senarist yazsa “fazla abartmışsın” denilecek cinsten… Mesela İsmet İnönü ile Bülent Ecevit arasındaki siyasi mücadele…
Bir zamanların “İkinci Adam”ı ile genç ve yükselen yıldızı arasındaki gerilim, CHP tarihinin en dikkat çekici liderlik mücadelelerinden birine dönüştü. Ecevit, İnönü’nün karşısına çıktı.
Kurultaylar konuştu. Delegeler konuştu. Parti konuştu. Sonunda sandık konuştu. Ve CHP’de genel başkanlık koltuğu değişti. Böylece Türk siyasetinin en önemli siyasi figürlerinden biri, Bülent Ecevit, CHP Genel Başkanı oldu. Buradan CHP’nin tarihine bakınca insanın aklına ister istemez şu soru geliyor: CHP’de genel başkan değişikliği hiç mi sakin gerçekleşmedi?
Cevap için biraz daha yakın tarihe bakmak yeterli.
Deniz Baykal dönemi… Baykal, CHP’nin uzun soluklu genel başkanlarından biri olarak partinin başında yıllarca kaldı. Ancak 2010 yılında, özel hayatına ilişkin gizli kamera görüntülerinin ortaya çıkmasının ardından genel başkanlık görevinden istifa etti.
Ve CHP’nin kapısında yeni bir dönem başladı. O dönemin adı: Kemal Kılıçdaroğlu.
Siyasette bazen bir kapının kapanması, başka bir kapının ardına kadar açılmasıdır.
Baykal’ın istifasının ardından CHP’de Kılıçdaroğlu rüzgârı esti. Kurultay toplandı.
Delegeler karar verdi. Ve Kılıçdaroğlu, CHP Genel Başkanlığı koltuğuna oturdu.
Böylece parti bir kez daha “yeni dönem” ilan etti. CHP’nin tarihine bakıldığında “yeni dönem” ifadesinin de özel bir anlamı olduğunu görüyoruz. Çünkü CHP’de neredeyse her genel başkan değişikliğiyle birlikte yeni bir dönem başlıyor. Yeni dönem… Yeni umut… Yeni söylem… Yeni strateji… Ve bir süre sonra… Yeni kurultay! Sonra takvim yeniden başlıyor.
Kılıçdaroğlu dönemi de yıllar boyunca sürdü. Ta ki 2023 kurultayına kadar… Bu kez sahneye Özgür Özel çıktı. Ve yine aynı CHP klasiği yaşandı: Delegeler konuştu, sandık karar verdi, genel başkan değişti. Kılıçdaroğlu gitti. Özgür Özel geldi. CHP bir kez daha “değişim” dedi.
Fakat CHP’nin son yıllardaki hikâyesi burada bitmedi. Asıl ilginç bölüm bundan sonra başladı. 2025 yılında CHP kurultayına ilişkin başlayan hukuki tartışmalar, “mutlak butlan” kavramını siyasetin gündemine taşıdı. Bir anda Türkiye, CHP’nin yalnızca siyasi geleceğini değil, “Genel Başkan kim?” sorusunun hukuki boyutunu da konuşmaya başladı. Ve işin ironik tarafı tam burada ortaya çıkıyor. Bir parti düşünün… 103 yıllık tarihi anlatan bir video hazırlıyor. Geçmiş genel başkanlarını sıralıyor.
Mustafa Kemal Atatürk
İnönü var.
Ecevit var.
Baykal var.
Kılıçdaroğlu var.
Ve bugünün genel başkanı Özgür Özel yok.
Şimdi insanın aklına ister istemez CHP’nin siyasi tarihinden daha güçlü bir senaryo geliyor:
Acaba CHP, tarih videosunu gelecekte yeniden montajlamak zorunda kalmamak için mi Özgür Özel’i kadraja almadı? Belki de kurgu ekibi şöyle düşündü:
“Biraz bekleyelim… CHP’de genel başkanlık meselesi belli olmaz.”
Çünkü CHP tarihine bakıldığında, “kesin” denilen koltukların bile siyasi gelişmeler karşısında ne kadar hareketli olduğu görülüyor. İnönü’den Ecevit’e… Ecevit’ten sonraki değişimlere…
Baykal’dan Kılıçdaroğlu’na… Kılıçdaroğlu’ndan Özel’e… Ve bugün hâlâ tartışılan hukuki süreçlere kadar uzanan bir genel başkanlık zinciri var. Burada CHP’nin 103 yıllık tarihine bir başka açıdan bakmak gerekiyor. CHP’nin en büyük özelliği belki de sadece iktidar mücadelesi değil, kendi içinde de iktidar mücadelesini hiç bırakmaması. Parti, Türkiye’yi yönetme iddiasını sürdürürken kendi içinde de sürekli bir “yönetim” tartışması yaşıyor.
Genel başkan kim? Kim olmalı? Kim kalmalı? Kim gitmeli? Kurultay ne diyor?
Delegeler ne düşünüyor? Mahkeme ne karar verecek? Ve bütün bu soruların arasında Türkiye’nin siyaseti de başka bir bölümden devam ediyor. İşin ironisi ise şu:
CHP 103 yıllık bir parti. Ama zaman zaman insan, sanki her kurultayda yeniden kuruluyormuş gibi hissediyor. Her lider değişiminde yeni bir CHP… Her yeni yönetimde yeni bir başlangıç… Her yeni başlangıçta eski yönetimin hesabı… Ve her hesaplaşmanın sonunda yeni bir tarih yazımı… Belki de CHP’nin 103. yıl videosunda Özgür Özel’in bulunmaması bu yüzden bu kadar dikkat çekti. Çünkü mesele yalnızca bir videoda kimin olup olmadığı değil. Mesele, CHP’nin kendi tarihine nasıl baktığı ve yarının tarihini kimin yazacağı.
Bugün Özgür Özel’in adının yer almadığı bir video yarın yeniden hazırlanabilir.
Belki Özel de o videoya eklenir. Belki CHP yine bir kurultay yaşar. Belki yeni bir genel başkan gelir. Belki mevcut tartışmalar başka bir hukuki kararla yeni bir boyut kazanır.
Belki de bütün bunlar, CHP’nin 104. yılında yeni bir videonun konusu olur. Çünkü CHP’nin 103 yıllık tarihinde değişmeyen tek bir şey varsa, o da değişimin kendisi. CHP’nin tarihine bakınca insanın aklına George Orwell’ın değil, neredeyse bir televizyon dizisinin sloganı geliyor:
“Yeni bölüm haftaya…”
Ve CHP’de o bölümün başrolünde kimin olacağını öğrenmek için bazen sandığı, bazen kurultayı, bazen mahkeme kararını, bazen de bir sonraki montajı beklemek gerekiyor.
103 yıllık bir parti için oldukça ironik bir tablo… Ama CHP tarihinin en şaşırtıcı tarafı da tam olarak bu: Genel başkanlar değişiyor, kurultaylar değişiyor, sloganlar değişiyor, dengeler değişiyor… Fakat o meşhur koltuk hep aynı yerde duruyor. Ve herkes biliyor:
CHP’de o koltuğun hikâyesi hiçbir zaman gerçekten bitmiyor. Çünkü CHP’de final yazılmıyor.
Sadece… Bir sonraki bölümün jeneriği giriyor.