Kahramanmaraş’ın geleneksel el sanatları arasında yer alan bakırcılık, ustaların emeğiyle yaşatılmaya çalışılıyor. Bakırcılar Çarşısı’nda çalışan Orhan Kavasoğlu da 45 yıldır sürdürdüğü mesleğiyle bu geleneği devam ettiren ustalar arasında bulunuyor.

İzmir’de öğrencilerden örnek dayanışma! Yaralı kedi için el ele verip harçlıklarını biriktirdiler
İzmir’de öğrencilerden örnek dayanışma! Yaralı kedi için el ele verip harçlıklarını biriktirdiler
İçeriği Görüntüle

7 yaşında çırak olarak bakırcılığa başlayan 52 yaşındaki Kavasoğlu, yıllar içinde kalfalık ve ustalık aşamalarından geçti. Yapay zeka teknolojilerinin ve fabrikasyon üretimin yaygınlaştığı günümüzde geleneksel yöntemlerle bakır kazan imal etmeyi sürdüren usta, mesleğini el emeğiyle yaşatmaya çalışıyor.

Kavasoğlu’nun ürettiği bakır kazanlar, Türkiye’nin farklı bölgelerindeki gıda üreticileri tarafından kullanılıyor. Özellikle lokum, helva, pekmez, şekerleme ve dondurma üretiminde kullanılan kazanların yapımı, yoğun işçilik ve ustalık gerektiriyor.

“BİR KAZAN İÇİN BİNLERCE KEZ ÇEKİÇ VURUYORUZ”

Bakır kazan üretiminin ne kadar emek istediğini anlatan Orhan Kavasoğlu, bir kazanın tamamlanmasının 2-3 gün sürdüğünü belirtti. Üretim sırasında binlerce, hatta milyonlarca çekiç darbesi vurulabildiğini ifade eden usta, mesleğin inceliklerini şu sözlerle anlattı: "Bir koyunun ya da keçinin kılını saymak ne kadar zorsa, vurduğumuz çekiç darbelerini saymak da o kadar zor. Bir kazanı ortaya çıkarmak için binlerce, belki milyonlarca çekiç darbesi vuruyoruz. Bu işin içinde emek, sabır ve yılların birikimi var. Fabrikasyon üretim yaygınlaştı ancak bizim yaptığımız işte el işçiliği ön planda. Eskiden askeri birlikler ve cezaevleri için de bakır yemek kazanları yapardık. Bugün bu ürünlerin yerini büyük ölçüde paslanmaz çelik kazanlar aldı"

Eskiden askeri birlikler ve cezaevleri için de bakır yemek kazanları ürettiklerini söyleyen Kavasoğlu, bu ürünlerin günümüzde büyük ölçüde paslanmaz çelik kazanlarla değiştirildiğine dikkat çekti.

“MESLEĞİN BİZİMLE BİRLİKTE YOK OLMASINDAN KORKUYORUZ”

Gençlerin geleneksel el sanatlarına yönelmemesinin kendisini üzdüğünü dile getiren Kavasoğlu, bakırcılığın gelecek nesillere aktarılması gerektiğini vurguladı. Mesleğini sürdürebilmek için çaba gösterdiğini belirten usta, çırak bulmakta yaşadığı zorluğu şu ifadelerle dile getirdi: "Şimdiki nesil bakır işine, el sanatlarına pek yönelmiyor. Gençler daha çok masa başı işlerde çalışmayı tercih ediyor. Bizim üzüldüğümüz nokta, bu mesleğin bizimle birlikte yok olup gitmesi. Biz de gücümüz yettiği yere kadar mesleğimizi sürdürmeye çalışıyoruz"

Kavasoğlu, geleneksel bakırcılığın ustalarla birlikte kaybolmaması için mesleğin yeni kuşaklara aktarılmasının önem taşıdığını ifade etti.

BAKIRIN KİLOGRAMI 870 LİRA

Bakır kazan üretiminde ham madde maliyetinin yanı sıra yoğun işçilik de önemli bir yer tutuyor. Bakırın kilogram fiyatının yaklaşık 870 lira olduğunu belirten Kavasoğlu, üretim sürecinde harcanan zamanın, gücün ve emeğin karşılığını almanın her zaman kolay olmadığını söyledi.

Mesleğine yıllarını veren usta, emeğin değerini ve helal kazancın önemini şu sözlerle anlattı: "Zamanını, gücünü ve emeğini veriyorsun. Yılların birikimini yaptığın işe aktarıyorsun. Ancak emeğin karşılığını tam olarak aldığını söylemek zor. Buna rağmen mesleğimizi devam ettirmeye çalışıyoruz. Beş çocuğumu okuttum, üniversite eğitimlerini tamamladılar ve yuvalarını kurdular. Benim için alın teriyle kazanılan helal kazanç çok önemli. İnsan ne iş yaparsa yapsın emeğiyle, dürüstçe kazanmalı. Helal kazancın bereketine inanıyorum"

45 yıllık meslek hayatında beş çocuğunu okutarak üniversite eğitimlerini tamamlamalarını sağlayan Kavasoğlu, geleneksel yöntemlerle bakır kazan üretmeye devam ediyor.

Kaynak: İHA