Çevrim içi mesajlaşma uygulamaları üzerinden gerçekleştirilen hesap ele geçirme ve dolandırıcılık girişimlerine ilişkin şikayetler artıyor. Dünya genelinde ve Türkiye'de iPhone kullanıcılarını ve WhatsApp'ı hedef alan saldırılarda kişisel hesaplara erişilerek geçmiş yazışmalar inceleniyor. Casus yazılımlar aracılığıyla mağdurların konuşma tarzı taklit ediliyor, ardından yakınlarına "acil borç" gerekçesiyle mesaj gönderilerek IBAN üzerinden para talep ediliyor. İstanbul Ticaret Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Siber Güvenlik Programı Başkanı Öğretim Görevlisi İbrahim Gündüzgil ile Bilgisayar Programcılığı Program Başkanı Öğretim Görevlisi Sabri Erdemir, bu saldırıların nasıl gerçekleştirildiğini, kullanıcıların alabileceği önlemleri ve mağduriyet yaşanması halinde izlenmesi gereken yolları anlattı.
BU ETKENLER HESAPLARI TEHLİKEYE ATIYOR
İbrahim Gündüzgil, saldırganların genellikle sahte bağlantılar, kimlik avı yöntemleri ve sosyal mühendislik teknikleriyle kullanıcı hesaplarına ulaşmaya çalıştığını belirtti. Güncellemesi yapılmayan uygulama ve işletim sistemlerindeki güvenlik açıklarının da saldırganlar tarafından kullanılabildiğini ifade eden Gündüzgil, "Güncellenmeyen uygulamalarda veya işletim sistemlerindeki güvenlik açıkları da saldırganlar tarafından istismar edilebilmektedir. Güncel olmayan işletim sistemleri ve uygulamalar, bilinen güvenlik açıklarının istismar edilmesi açısından ek risk oluşturabilmektedir" dedi. Bu saldırıların yalnızca WhatsApp üzerinden gerçekleşmediğini vurgulayan Gündüzgil, Telegram ve benzeri mesajlaşma uygulamalarında da farklı yöntemlerle hesapların veya açık oturumların ele geçirilebildiğini söyledi. Sorunun tek bir uygulamayla sınırlı olmadığını belirten Gündüzgil, teknik güvenlik açıklarıyla kullanıcı davranışlarının birlikte istismar edilebildiğine dikkati çekti.
İKİ ADIMLI DOĞRULAMA VE GÜNCELLEMELER ÖNEM TAŞIYOR
Kullanıcıların benzer mağduriyetlerle karşılaşmaması için mesajlaşma uygulamalarındaki iki adımlı doğrulama gibi ek güvenlik özelliklerini etkinleştirmelerini öneren Gündüzgil, SMS veya uygulama üzerinden gönderilen doğrulama kodlarının kimseyle paylaşılmaması gerektiğini belirtti. Telefonların işletim sistemleri ve uygulamalarının düzenli olarak güncellenmesinin önemine işaret eden Gündüzgil, "Telefonların işletim sistemleri ve kullanılan uygulamalar düzenli olarak güncellenmelidir. Güncellemeler sadece yeni özellikler sunmakla kalmayıp tespit edilen güvenlik açıklarının giderilmesi açısından oldukça önemlidir" ifadelerini kullandı. Gündüzgil, mesajlaşma uygulamalarında bağlı cihazların ve açık oturumların da düzenli olarak kontrol edilmesi gerektiğini belirterek, tanınmayan cihazların hesap erişimlerinin sonlandırılmasını tavsiye etti. Özellikle tanıdık kişilerden gelen para taleplerinde mesajı gönderen kişinin kimliğinin farklı bir iletişim yöntemiyle doğrulanması gerektiğini vurguladı. Hesabının ele geçirildiğinden şüphelenen kullanıcıların vakit kaybetmeden hesap kurtarma işlemlerini başlatması ve yakın çevresini bilgilendirmesi gerektiğini belirten Gündüzgil, bu adımların olası dolandırıcılık girişimlerine karşı önem taşıdığını söyledi.
İOS KULLANICILARINA GÜNCELLEME UYARISI YAPTI
Mesajlaşma hesaplarının ele geçirilmesinin belirli bir işletim sistemiyle sınırlı olmadığını ifade eden Gündüzgil, hem Android hem de iOS kullanıcılarının bu saldırıların hedefi olabileceğini kaydetti. Son dönemde özellikle iOS işletim sistemine sahip cihazların kullanıcılarından WhatsApp hesaplarının ele geçirildiğine ilişkin başvurular aldıklarını aktaran Gündüzgil, "Bizlerin yapmış olduğu çalışmalarda da buradaki problemin iOS işletim sistemi güncellemesi gerçekleşmeyen/gerçekleştirmeyen cihazlardan kaynaklı olduğu görülmektedir." açıklamasını yaptı. WhatsApp Web, Telegram Desktop ve benzeri uygulamaların mesajlaşma hesaplarına bilgisayar üzerinden erişim sağladığını hatırlatan Gündüzgil, bu özelliğin bazı güvenlik risklerini de beraberinde getirdiğini belirtti. Güvenilmeyen bilgisayarlarda açık bırakılan oturumların, zararlı yazılımların ve sahte QR kodlarıyla yapılan saldırıların hesaplara yetkisiz erişime yol açabildiğini ifade etti. Saldırganların farklı bir cihaz üzerinden hesaba erişirken kullanıcının telefonunda uygulamayı normal şekilde kullanmaya devam edebildiğini söyleyen Gündüzgil, bu durumun fark edilmeyebileceğine dikkati çekti. Gündüzgil, "Kullanıcı telefonunda mesajlaşma uygulamasını normal şekilde kullanmaya devam ederken saldırgan farklı bir cihaz üzerinden hesaba erişebilmekte. Bu durum kullanıcı tarafından fark edilmeyebilir. Dolayısıyla kullanıcıların sadece telefonlarının değil, hesaplarına bağlı bilgisayar ve diğer cihazların güvenliğini de kontrol etmeleri gerekmektedir." diye konuştu.
SALDIRI SONRASINDA DİJİTAL DELİLLER KORUNMALI
İstanbul Ticaret Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Bilgisayar Programcılığı Program Başkanı Öğretim Görevlisi Sabri Erdemir de hesapları ele geçirilen kullanıcıların dijital delilleri koruması gerektiğini belirtti. Şüpheli mesajların ekran görüntülerinin, gönderilen bağlantıların, telefon numaralarının, para talep edilen banka hesap bilgilerinin ve varsa para transferi dekontlarının saklanması gerektiğini söyleyen Erdemir, olayın gerçekleştiği tarih ve saat bilgilerinin de muhafaza edilmesinin önem taşıdığını ifade etti. Uzaktan erişim şüphesi bulunan durumlarda cihazın internet bağlantısının kesilmesinin, saldırganın devam eden müdahalesini sınırlandırabileceğini ve dijital delillerin korunmasına yardımcı olabileceğini belirten Erdemir, yalnızca mesajlaşma hesabının ele geçirildiği olaylarda internet bağlantısını kesmenin saldırganın başka bir cihaz üzerinden hesaba erişmesini engellemeyebileceğini vurguladı. Bu nedenle cihaz güvenliğiyle hesap güvenliğinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Erdemir, "Mümkünse cihaz sıfırlanmamalı, uygulamalar silinmemeli ve mevcut kayıtların kaybolmasına neden olabilecek işlemlerden kaçınılmalıdır. Maddi kayıp yaşanması durumunda vakit kaybetmeden ilgili bankayla iletişime geçilerek şüpheli işlemin bildirilmesi ve para transferinin durdurulması veya geri alınmasına yönelik işlemlerin başlatılması talep edilmelidir. Bununla birlikte, mesajlaşma hesabı ele geçirilen kişilerin herhangi bir maddi kayıp yaşanmasa dahi ellerindeki dijital delillerle birlikte Cumhuriyet Başsavcılığına veya emniyet ve jandarma birimlerine başvurarak durumu resmi olarak kayıt altına aldırmaları büyük önem taşımaktadır. Zira ele geçirilen hesaplar, saldırganlar tarafından ilerleyen süreçte farklı dolandırıcılık faaliyetlerinde kullanılabilmektedir. Bu nedenle olayın gecikmeksizin yetkili makamlara bildirilmesi hem saldırının soruşturulmasına katkı sağlayacak hem de hesap sahibinin bilgisi ve iradesi dışında gerçekleştirilebilecek eylemler karşısında daha önce mağduriyet yaşadığını ortaya koyabilecek önemli bir kayıt oluşturacaktır." önerisinde bulundu.
KULLANICI DOLANDIRICILIKTAN SORUMLU TUTULUYOR MU?
Erdemir, mesajlaşma hesabı ele geçirilen bir kişinin kendiliğinden dolandırıcılık suçunun sorumlusu haline gelmediğini belirtti. Cezai sorumluluğun, hukuka aykırı eylemi gerçekleştiren ve suça iştirak eden kişilerin fiilleri çerçevesinde değerlendirildiğini söyledi. Saldırganların belirlenmesinde dijital adli inceleme ve adli soruşturma süreçlerinin etkili olduğunu ifade eden Erdemir, "Bu kapsamda hesaplara ait erişim ve oturum kayıtları, IP adresleri, kullanılan cihazlara ilişkin veriler, banka hesap hareketleri ve para transferleri gibi dijital izler incelenebilmektedir." açıklamasını yaptı. Dolandırıcılık sonucunda para transferi gerçekleşmişse paranın gönderildiği hesapların ve sonraki finansal hareketlerin soruşturma açısından önemli bilgiler sağlayabildiğini belirten Erdemir, ancak tek başına IP adresi veya banka hesabı tespitinin suçu işleyen kişinin kesin olarak belirlendiği anlamına gelmediğini kaydetti. Bu verilerin diğer dijital delillerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Erdemir, "Saldırganların kimliklerini gizlemek amacıyla farklı teknikler kullanmaları tespit sürecini zorlaştırabilse de uygun dijital delillerin elde edilmesi ve bu delillerin birbirleriyle ilişkilendirilmesi sonucunda faillerin belirlenmesi mümkün." diye aktardı.





