HATİCE KÖYLÜ-EGETELGRAF/ Severek kullandığınız parfümün kokusunun zamanla değiştiğini veya eskisi kadar kalıcı olmadığını fark ettiyseniz bunun nedeni yanlış saklama koşulları olabilir. Parfümler, içeriklerindeki alkol ve esans bileşenleri nedeniyle ışık, sıcaklık ve nem gibi dış etkenlerden etkilenebilir. Özellikle banyo, pencere önü ve araç içi gibi alanlarda muhafaza edilen ürünlerin yapısı zamanla bozulabilir. Parfümün kokusunu ve kalitesini daha uzun süre korumak için saklama koşullarına dikkat etmek gerekiyor. Deodorantların da ürün türüne uygun ortamlarda tutulması önem taşıyor.
PARFÜMÜ SAKLAMAK İÇİN EN DOĞRU YER NERESİ?
Parfümlerin korunmasında en önemli noktalardan biri sıcaklığın mümkün olduğunca sabit kalmasıdır. Kaynaklarda ideal saklama sıcaklığı genel olarak 15-20 derece aralığında gösteriliyor. Bu nedenle doğrudan güneş almayan, serin ve kuru bir dolap veya çekmece tercih edilebilir. Parfüm şişesini kendi orijinal kutusunda muhafaza etmek de kokunun korunmasına yardımcı olur. Karton kutu, ürünü ışığa karşı korurken ani çevresel değişimlerin etkisini azaltmaya destek sağlar. Şişenin açıkta ve güneş ışığına maruz kalacak şekilde tutulması ise önerilmiyor.
PARFÜMÜ BANYODA SAKLAMAK KOKUSUNU BOZABİLİR
Parfümlerin banyoda saklanması, sık yapılan hataların başında geliyor. Duş sırasında ortaya çıkan buhar, yüksek nem ve sıcaklık değişimleri parfümün içeriğini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle parfüm şişelerini banyo dolaplarında tutmak yerine daha kuru ve serin bir ortamda muhafaza etmek gerekiyor. Pencere önleri, kalorifer üstleri ve güneş alan raflar da parfüm saklamak için uygun yerler arasında bulunmuyor. Özellikle doğrudan güneş ışığı ve yüksek sıcaklık, kokunun zamanla değişmesine neden olabiliyor.

PARFÜMÜN KAPAĞINI AÇIK BIRAKMAYIN
Parfüm kullanıldıktan sonra kapağının yeniden kapatılması büyük önem taşıyor. Şişenin hava ile temasının artması, zaman içerisinde oksidasyona ve kokunun karakterinde değişime yol açabiliyor. Ayrıca kapağın açık bırakılması, parfümdeki uçucu bileşenlerin kaybını hızlandırabiliyor. Bu nedenle her kullanımın ardından şişenin kapağını sıkıca kapatmak ve ürünü mümkünse dik konumda saklamak öneriliyor.
PARFÜM BUZDOLABINDA SAKLANIR MI?
Parfümlerin korunması için buzdolabı kullanılması zorunlu değil. Günlük kullanılan parfümler açısından serin, karanlık ve sıcaklığı sabit bir dolap genellikle yeterli oluyor. Buzdolabının sık açılıp kapanması sıcaklık değişimlerine neden olabileceğinden, bu yöntem her ürün için uygun kabul edilmiyor. Uzun süre saklanacak özel parfümler için farklı muhafaza yöntemleri tercih edilebilse de temel kural, ürünü ani sıcaklık değişimlerinden ve nemden uzak tutmak.
DEODORANTLAR NASIL SAKLANMALI?
Deodorantların saklama koşulları da ürünün türüne göre değişiyor. Özellikle sprey deodorantlar basınçlı kaplar içerisinde bulunduğu için yüksek sıcaklıklardan korunmalı. Aerosol ürünlerin 50 derece üzerindeki sıcaklıklara maruz bırakılmaması ve doğrudan güneş ışığından uzak tutulması gerekiyor. Sprey deodorantlar kalorifer, soba ve diğer ısı kaynaklarının yakınında bulundurulmamalı. Ayrıca yanıcı gaz içerebildikleri için ateşten uzak tutulmaları önem taşıyor. Araç içinde, özellikle sıcak havalarda uzun süre bırakılmaları da güvenlik açısından risk oluşturabiliyor.
PARFÜMÜN BOZULDUĞU NASIL ANLAŞILIR?
Parfümün zamanla bozulduğunu gösteren bazı işaretler bulunuyor. Kokunun belirgin şekilde değişmesi, normalden farklı ve rahatsız edici bir koku oluşması, rengin koyulaşması veya sıvının bulanıklaşması dikkat edilmesi gereken belirtiler arasında yer alıyor. Şişenin dibinde tortu oluşması ya da parfümün ilk kullanıldığı dönemdeki karakterini kaybetmesi de ürünün yapısında değişiklik meydana geldiğini gösterebilir. Bu tür değişiklikler fark edildiğinde parfümün kullanılmaya devam edilip edilmemesi konusunda dikkatli olunmalı.
Parfümün saklama koşulları kadar cilde nasıl uygulandığı da kokunun hissedilme süresini etkileyebiliyor. Kuru ciltlerde koku daha hızlı kaybolabileceğinden, parfüm öncesinde kokusuz bir nemlendirici kullanmak fayda sağlayabilir. Duş sonrasında cilt temizken ve hafif nemliyken parfüm uygulamak da tercih edilen yöntemler arasında bulunuyor. Bilek içleri, boyun ve dirsek içleri gibi nabız noktalarına uygulanan parfümün kendiliğinden kuruması beklenmeli. Sıktıktan sonra bilekleri birbirine sürtmekten kaçınılması öneriliyor. Parfümün kalıcılığında ürünün konsantrasyonu ve içerdiği koku notaları da etkili. Extrait de Parfum ve Eau de Parfum gibi daha yoğun formüller, genel olarak Eau de Toilette ürünlerine kıyasla daha uzun süre kalıcılık sağlayabiliyor.
AÇILMAMIŞ PARFÜM DE BOZULABİLİR Mİ?
Parfümün hiç açılmamış olması, sonsuza kadar bozulmadan kalacağı anlamına gelmiyor. Şişenin kapağı kapalı olsa bile uzun süre boyunca yüksek sıcaklık, güneş ışığı ve uygun olmayan saklama koşulları ürünün içeriğini etkileyebiliyor. Bu nedenle yeni alınan veya henüz kullanılmamış parfümlerin de kendi kutusunda, serin ve karanlık bir ortamda tutulması gerekiyor. Doğru saklama koşulları, parfümün kokusunu ve kalitesini daha uzun süre korumasına yardımcı oluyor.





