Manisa’nın Kırkağaç ilçesiyle özdeşleşen, kendine has aroması ve uzun süre dayanabilmesiyle tanınan Kırkağaç kavununda yeni sezon hazırlıkları sürüyor. Yaklaşık 10 bin dekar alanda gerçekleştirilen üretim sonucunda bu yıl 30 bin ton rekolte elde edildi. Hasadın tamamlanmasıyla birlikte ürünlerin bir bölümü satışa sunulurken, kış aylarında tüketilmek üzere ayrılan kavunlar ise geleneksel yöntemlerle depolara asıldı.
Uygun koşullarda aylarca muhafaza edilebilen Kırkağaç kavunu, böylece yalnızca yaz mevsiminde değil, kış aylarında da sofralarda yer buluyor. Özellikle yılbaşı döneminde ilgi gören ürünün, 2027 yılının ilk aylarına kadar tüketilmesi hedefleniyor.
KAVUNLAR TEK TEK İPLERLE ASILIYOR
Kırkağaç kavununun uzun süre dayanmasını sağlayan özelliklerden biri, kalın ve sağlam kabuk yapısı olarak öne çıkıyor. Hasat sonrasında dikkatlice seçilen kavunlar, darbe ve çürüme riskine karşı kontrol edildikten sonra depolara taşınıyor. Üreticiler, kavunları iplerle tek tek bağlayarak tavana kurulan düzeneklere asıyor. Birbirine temas etmeden muhafaza edilen ürünler, bu sayede hava alabiliyor ve uygun saklama koşullarında lezzetini daha uzun süre koruyabiliyor.
İlçede uzun yıllardır kavun üreticiliği yapan Apti Kayacık, askıda muhafaza yönteminin hem depolama alanından tasarruf sağladığını hem de ürünlerin dayanıklılığını artırdığını söyledi. Kavunları direkler üzerinde dikey şekilde depoladıklarını belirten Kayacık, 100 metrekarelik bir alanda yaklaşık 35-40 ton kavun muhafaza edebildiklerini ifade etti. Aynı miktardaki ürünün zemine serilerek depolanması durumunda çok daha geniş bir alana ihtiyaç duyulduğunu kaydeden Kayacık, havayla temasın da kavunların daha uzun süre dayanmasına katkı sağladığını dile getirdi.

SATIŞLAR ŞUBAT SONUNA KADAR SÜRÜYOR
Depolardaki kavunların tamamını sattığını belirten Kayacık, alıcıların ürünleri tek seferde değil, ihtiyaçlarına göre belirli aralıklarla teslim aldığını anlattı. Ürünlerin genellikle ocak ayında depolardan çıkarılmaya başlandığını söyleyen Kayacık, satış sürecinin şubat sonuna kadar devam ettiğini, uygun koşullarda muhafaza edilen bazı kavunların mart ayına kadar dayanabildiğini aktardı. Bu yöntem sayesinde üreticiler, hasat döneminde ellerindeki ürünlerin tamamını piyasaya sunmak yerine satışlarını kış aylarına yayabiliyor.
AVRUPA BİRLİĞİ’NDEN COĞRAFİ İŞARET TESCİLİ ALDI
Kırkağaç kavunu, kendine özgü aroması, lifli yapısı ve dayanıklılığıyla diğer kavun çeşitlerinden ayrılıyor. Ürün, 2008 yılında Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaretle tescillendi. 2025 yılında ise Avrupa Birliği’nden coğrafi işaret tescili alarak uluslararası alanda da tanınırlık kazandı. Kırkağaç Ziraat Odası Başkanı Emin Özarı, bu yıl yaklaşık 10 bin dekar alanda üretim yapıldığını ve 30 bin ton civarında rekolte elde edildiğini belirtti. Geçmişte ilçede ağırlıklı olarak sarı zemin üzerindeki yeşil benekleriyle bilinen Altınbaş çeşidinin yetiştirildiğini anlatan Özarı, tüketici tercihlerindeki değişim doğrultusunda beyaz dilimli ve sarı dilimli çeşitlerin de üretimde öne çıktığını ifade etti. Özarı, kavunun yetiştirildiği bölgenin özelliklerinin ürünün lezzetinde belirleyici olduğunu vurgulayarak Kırkağaç topraklarında elde edilen tadın başka bölgelerde aynı şekilde yakalanamadığını söyledi.

“KAVUNUMUZU AVRUPA’YA GÖNDEREBİLİRİZ”
Kırkağaç kavununun yurt dışındaki pazarlarda yeterince yer bulamadığına dikkat çeken Özarı, ihracatçılara çağrıda bulundu. Ürünün uzun raf ömrü, taşımaya dayanıklı yapısı ve coğrafi işaret tescili sayesinde Avrupa ülkelerinde değerlendirilebileceğini belirten Özarı, Ege İhracatçı Birliklerinden destek istedi. Özarı, Avrupa’da kış mevsimi yaşanırken Kırkağaç kavununun bu pazarlara gönderilmesinin tüketicilere yaz meyvesini kışın tüketme imkânı sunabileceğini dile getirdi.
İhracatçıların ürünü yerinde inceleyebileceğini ve üreticilerin gerekli desteği vermeye hazır olduğunu belirten Özarı, Kırkağaç kavununun dış pazarlarda daha fazla tanıtılması gerektiğini ifade etti. Üreticiler, geleneksel depolama yöntemiyle 2027 yılının ilk aylarına kadar dayanması beklenen Kırkağaç kavununun hem iç piyasada hem de yurt dışında daha geniş bir tüketici kitlesine ulaşmasını hedefliyor.




