BİRSU KOÇ-EGE TELGRAF/Küçük bir bardakta saklanan ferahlatıcı bir içecekten çok daha fazlası olan kefir, özellikle bağırsak dostu yapısıyla biliniyor. Sütün fermantasyonuyla elde edilen bu özel içecek, kendine has mikroorganizma içeriği sayesinde sindirim sisteminden kemik sağlığına kadar farklı alanlarda beslenmeye katkı sağlayabiliyor.
BAĞIRSAKLARIN DENGESİNİ DESTEKLİYOR
Kefirin en çok bilinen özelliklerinden biri bağırsak florasını desteklemesi. Fermente yapısında bulunan canlı mikroorganizmalar, bağırsaklarda bulunan yararlı bakterilerin çeşitliliğine katkı sağlayabiliyor. Düzenli ve dengeli beslenmenin bir parçası olarak tüketilen kefir, sindirim sisteminin normal işleyişini destekleyen seçeneklerden biri olarak öne çıkıyor. Kefirin fermantasyon süreci, sütün içerdiği laktozun bir bölümünün parçalanmasını sağlıyor. Bu nedenle sütü tükettiğinde rahatsızlık hisseden bazı kişiler kefiri daha kolay tolere edebiliyor. Ancak bu durum herkes için aynı olmayabilir. Süt ürünlerine karşı hassasiyeti bulunan kişilerin kendi toleranslarını dikkate alması gerekiyor.
KALSİYUMU SAĞLIYOR
Süt bazlı bir içecek olan kefir, kalsiyum açısından da önemli bir seçenek. Kalsiyum, kemik ve dişlerin normal yapısının korunmasına katkı sağlayan temel mineraller arasında bulunuyor. Kefirin düzenli ve dengeli bir beslenme içerisinde tüketilmesi, günlük kalsiyum alımına katkıda bulunabiliyor. Kefir yalnızca fermente özelliğiyle değil, protein içeriğiyle de dikkat çekiyor. Protein; kasların korunması, onarımı ve vücudun normal işleyişi açısından önemli bir besin ögesi. Bu nedenle kefir, özellikle ara öğünlerde veya öğünlerin yanında tercih edilebilecek pratik süt ürünlerinden biri haline geliyor.
TOKLUK HİSSİNİ DESTEKLEYEBİLİR
Protein içeren yapısı sayesinde kefir, tüketildiğinde tokluk hissine katkı sağlayabiliyor. Bu özelliği nedeniyle özellikle öğün aralarında tatlı veya yüksek kalorili atıştırmalıklar yerine tercih edilebiliyor. Burada önemli olan ise kefirin sade ve ilave şeker içermeyen çeşitlerini tercih etmek. Aromalı ve şeker ilaveli ürünlerde kalori miktarı daha yüksek olabiliyor.
KİLO VERDİRİR Mİ?
Kefir denildiğinde akıllara gelen sorulardan biri de kilo verme üzerindeki etkisi. Kefirin tek başına yağ yakıcı veya zayıflatıcı bir besin olduğunu söylemek doğru değil. Ancak protein içermesi ve tokluk hissine katkıda bulunabilmesi nedeniyle dengeli bir beslenme düzeninde ara öğün alternatifi olarak kullanılabilir. Kilo kontrolünde asıl belirleyici olan ise genel beslenme düzeni ve günlük enerji dengesidir. Bağırsakların vücudun savunma mekanizmalarıyla yakından ilişkili olması nedeniyle kefirin içerdiği canlı kültürler de dikkat çekiyor. Kefirin dengeli bir beslenme içerisinde tüketilmesi, bağırsak mikrobiyotasının desteklenmesine katkı sağlayabiliyor. Ancak kefiri doğrudan hastalıklara karşı koruyan veya tedavi eden bir ürün olarak değerlendirmemek gerekiyor.
KEFİRİN İÇERİĞİNDE NELER VAR?
Kefirin besin değeri kullanılan süte ve üretim şekline göre değişebilse de genel olarak protein, kalsiyum, fosfor ve B grubu vitaminleri açısından beslenmeye katkı sağlayabiliyor. Fermantasyon süreci ise kefire kendine özgü ekşimsi tadını ve yoğun kıvamını kazandırıyor.
HER KEFİR AYNI DEĞİL
Market raflarında bulunan kefirlerin içeriği birbirinden farklı olabiliyor. Özellikle meyveli ve aromalı ürünlerde ilave şeker bulunabileceğinden satın alırken besin değerleri tablosunu kontrol etmek önem taşıyor. Daha sade bir tercih yapmak isteyenler için şekersiz ve sade kefirler öne çıkıyor. Kefirin ne kadar tüketileceği kişinin genel beslenmesine ve süt ürünlerini tolere etme durumuna göre değişebilir. Günlük beslenmede ölçülü miktarlarda kefire yer vermek yeterli olabilir. Özellikle ilk kez tüketenlerin yüksek miktarlarda başlamak yerine daha küçük porsiyonlarla tüketmesi, sindirim sisteminin ürüne alışması açısından daha uygun olabilir.





