CHP de çok farklı bir genel başkanlık yapan rahmetli Erdal İnönü nün bir lokantada yaşadığı garson muhabbeti çok konuşulur; Garson “Ne yiyeceksiniz efendim?” diye sorar. Erdal İnönü “Hiçbir şey istemez oğlum. Biz burada birbirimizi yiyeceğiz!” der. Maalesef Erdal İnönü’nün tam da dediğini yaşıyoruz.. Ülkemizin içinde bulunduğu tablo ortada: Ekonomi dibe vurmuş, tarım kan kaybediyor, adalet duygusu örselenmiş, özgürlükler kısıtlanmış. Türkiye’nin böylesine zorlu bir dönemden geçtiği bir ortamda aslında ana muhalefet partisinin tek gündemi şu olmalıydı ; “İktidar olduğumuzda ülkemiz için neler yapacağız?” Ama maalesef tablo farklı… Bugün televizyon ekranlarını açtığınızda CHP’yi tartışanların çoğu CHP’liler. Birbirimizi eleştirmekten öteye geçiyor, hakarete varan sözler, küçültücü ithamlar havada uçuşuyor. Geçmiş genel başkanlardan bugünün yöneticilerine kadar genişleyen bu tartışmalar, sadece partiyi değil, umut bağlayan milyonları da yaralıyor. Halbuki hepimizin şunu bilmesi gerekiyor; Rakibimizi yenmenin yolu, birbirimizi yıpratmak değil; birbirimizin altında kalmamaktır. Ekranlarda, meydanlarda, kürsülerde CHP’nin iktidar vizyonunu, çözüm önerilerini, halkın hayatına dokunacak projelerini anlatmamız gerekirken, enerjimizi kendi içimizdeki kavgaya harcıyoruz. Unutmayalım ki biz CHP’liler, Cumhuriyet’in kurucu iradesinin mirasçılarıyız. Bu mirasa en büyük ihaneti, birbirimizi tüketerek yapıyoruz. Rakibimizin üstüne çıkmanın yolu, kendi arkadaşımızın altına düşmek değildir. Türkiye, CHP’den kavga değil çözüm bekliyor. Biz birbirimizle değil, ülkemizin sorunlarıyla uğraşmak zorundayız. Çünkü iktidar, önce kendi evinin içini toparlayabilenlerin kapısını çalar.

CHP İKTİDAR İÇİN NE YAPMALI?

Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye’nin en köklü siyasal geleneğini temsil ediyor. Ancak köklü olmak tek başına yeterli değil; köklü ağaç da doğru beslenmezse kurur. CHP bugün, milyonların umudu olmasına rağmen hâlâ iktidar yolunu net bir şekilde açabilmiş değil. Peki, iktidar için CHP’nin yapması gerekenler neler?

1. Kendi içindeki kavgayı bir an önce bitirmeli

CHP’nin en büyük handikapı, kendi enerjisini kendisiyle kavga ederek tüketmesidir. Parti içi çekişmeler, hizipleşmeler, kişisel hesaplaşmalar halka güven vermiyor. Halk, kavgadan değil çözümden beslenir. İktidar yolunun ilk adımı, parti içinde gerçek bir barışı ve ortak aklı tesis etmektir.

2. Ekonomi üzerinden somut çözümler sunmalı

Türkiye’nin en büyük meselesi ekonomidir. Halkın mutfağında yangın var. CHP’nin çıkıp açık ve anlaşılır bir dille “Biz iktidar olduğumuzda şu adımları atacağız” demesi gerekiyor. Genel sözler değil; çiftçinin borcunu, işçinin maaşını, öğrencinin bursunu, emeklinin sofradaki ekmeğini doğrudan ilgilendiren somut politikalar.

3. Gençleri ve kadınları merkeze almalı

Türkiye’nin yarınını gençler ve kadınlar kuracak. CHP, gençlerin umutlarını, kadınların taleplerini gerçekçi projelerle sahiplenmeli. Onlara yalnızca vitrin süsü gibi değil, karar mekanizmalarının merkezinde yer vermeli.

4. Halkın dilini konuşmalı

CHP’nin dili hâlâ zaman zaman bürokratik ve soğuk kalabiliyor. Oysa halk, samimiyet ister. Çiftçiyle konuşurken çiftçinin, işçiyle konuşurken işçinin, esnafla konuşurken esnafın diliyle konuşmak gerekir. Halkın sofrasındaki gerçekleri anlatan, umut veren bir dil…

5. İttifakları güven üzerine kurmalı

Seçim kazanmanın yolu sadece matematikten değil, güven duygusundan geçer. CHP, ittifak siyasetinde “kazanmak için yan yana gelmekten çok “ülkeyi birlikte yönetme iradesi” ni gösterebilmelidir.

6. Kendi vizyonunu netleştirmeli

Türkiye’nin nasıl bir dış politika izleyeceği, nasıl bir eğitim modeli uygulanacağı, tarımda hangi stratejilerin benimseneceği, sağlıkta hangi adımların atılacağı… CHP bunları birer slogandan çıkarıp, seçmene güven veren bir yol haritası haline getirmelidir. Sonuç olarak CHP, iktidarın kapısını zorlamak için önce kendi evimizi düzene sokmalı, halkın gerçek sorunlarına somut çözümler üretmeli ve güven veren bir siyasal liderlik sergilemelidir. Çünkü Türkiye’nin beklediği şey bir parti kavgası değil, bir umut iktidarıdır...