Çatalca Belediyesi tarafından ilki düzenlenen Çatalca Film Festivali, ilçenin kimliğine, tarihine ve sinema birikimine dair dolu dolu etkinlikleriyle hafızalardaki yerini aldı

Çatalca İstanbul’un İstanbul karmaşası olmayan bir ilçesi. Eşsiz doğası, sakinliğiyle dikkat çekiyor. 1950’lerden itibaren Türk sinemasının doğal bir platosu olarak kullanılan ilçede ilk defa bir film festivali düzenlendi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin de desteklediği festivalde ilçenin sinema birikimine dair etkinlikler de öne çıktı.

1. Çatalca Film Festivali, 27 Ağustos’ta Mübadele Meydanı’nda düzenlenen açılış programıyla başladı. Gülay Afşar’ın sunumunu üstlendiği gecede, festivalin ilk Altın Erguvan Onur Ödülü usta oyuncu Hale Soygazi’ye verildi.

Çatalca’nın 80 yıla dayanan sinema mirasına dair vurgunun sık sık yapıldığı etkinlikte ilk kez kendi adını taşıyan bir festivalle Mübadele Meydanı’nda kapılarını açtı. Çatalca Belediye Başkanı Sayın Erhan Güzel’in ev sahipliğinde ve Festival Direktörü Cengiz Özkarabekir’in koordinasyonunda hayata geçirilen açılış programı, İBB Türk Sanat Müziği Topluluğu’nun konseriyle başladı. Mübadele Meydanı’nda yapılan buluşmaya Çatalca halkı da büyük ilgi gösterdi.

YAŞASIN SANAT YAŞASIN SİNEMA

Çatalca Belediye Başkanı Erhan Güzel, sinemanın insanı ve yaşamı anlatan gücüne vurgu yaparak Çatalca’nın sinema ile olan bağının tesadüf olmadığını belirterek, “Çatalca’nın eşsiz coğrafyası yıllar boyunca farklı hikâyelerin anlatıldığı doğal bir film platosuna dönüştü. Sinema bu topraklara bugün gelmedi; yıllardır doğamızda, insanımızda ve hikâyelerimizde zaten vardı. Amacımız geçmişimizin mirasına sahip çıkarken genç sinemacılara ve yeni hayallere alan açmaktır. İlk adımını attığımız festivalimizle kazanan gençlerimiz, sanat ve sinemamız olacaktır. Yaşasın sanat, yaşasın sinema, yaşasın Cumhuriyet!” diye konuştu.

KENT HAFIZASINI AYAĞA KALDIRMAK

Çatalca’nın tarihsel ve kültürel derinliğine dikkat çeken Festival Direktörü Cengiz Özkarabekir ise konuşmasında sanatın birleştirici yönüne dikkat çekerek, “Çatalca, Balkan Savaşları’nın, Milli Mücadele’nin, Cumhuriyet’in ve mübadelenin tarihsel hafızasını taşıyan çok özel bir coğrafya. Dünyayı politikacılar yönetir ama sanatçılar değiştirir. Cumhuriyetimizin ve mübadele mirasının kalbi olan bu meydanda, Çatalca’nın 80 yıllık sinema bağını bir festivale dönüştürerek kent hafızasını yeniden buluşturmaktan gurur duyuyoruz” sözlerine yer verdi.

HALE SOYGAZİ’YE ONUR ÖDÜLÜ

Gecede festivalin ilk Altın Erguvan Onur Ödülü usta oyuncu Hale Soygazi’ye verildi. “Süt Kardeşler”, “Maden”, “Bir Demet Menekşe”, “Bir Yudum Sevgi”, “Bir Avuç Cennet”ve“Kadının Adı Yok”, “Cazibe Hanımın Gündüz Düşleri” gibi Türk sinemasına damga vuran filmlerde rol alan, farklı türlerdeki karakterleri ve oyunculuk kariyeri boyunca sürdürdüğü seçici duruşuyla sinemamızın önemli isimlerinden Hale Soygazi, festivalin ilk Onur Ödülü’nü alan oyuncu olarak tarihe geçti. Ödülünü Belediye Başkanı Erhan Güzel’in elinden alan Soygazi, festivalin ilk onur ödülünün kendisi için çok değerli olduğunu vurgulayarak, “Bir festivalin ilk yılında ilk onur ödülünü almak herkese nasip olmaz, bu yüzden benim için çok ayrı ve anlamlı bir gurur. Festivalin özellikle kısa filmleri ve genç sinemacıları desteklemesini son derece kıymetli buluyorum. Çünkü kısa film, anlatımıyla ve samimiyetiyle sinemanın en öz halidir” dedi.

İKİNCİ GÜN: SERGİ VE GEZİ

Festivalin ikinci gününde dikkat çeken etkinlikler ise “Türk Sinemasında Çatalca” konulu sergi ve panel oldu. Sinema tarihçisi Vadullah Taş tarafından hazırlanan sergide Çatalca’da çekilen “Davaro”, “Erkek Güzeli Sefil Bilo”, “Salako”, “Av Mevsimi” gibi filmler anlatıldı. Sergi açılışının ardından aktör İlyas Salman ve sinema tarihçisi Burçak Evren’in katıldığı panele geçildi. Etkinlikte Çatalca’da çekilen filmlere dair anekdotlar anlatıldı. Festivalin önemine değinildi.

Aynı gün Lütfi Ömer Akad’ın yönettiği 1967’de Çatalca’da çekilen “Ana” filminin rotası gezildi. Ali Gençoğlu’nun rehberliğinde yapılan gezi İnceğiz Mağaraları’nda son buldu.

ÖDÜLLER KADIN YÖNETMENLERE

Festival üçüncü gün Mübadele Meydanı’nda gerçekleşen Ödül Töreni ile sona erdi. Yönetmen Yüksel Aksu başkanlığındaki jürinin değerlendirmeleri sonucunda, toplamda 250 bin TL destekli Altın Erguvan Ödülleri sahiplerini bulurken; Rabia Özmen’in yönettiği “Prosedür” En İyi Film, Dalya Keleş’in yönettiği “Yerçekimi” Büyük Jüri Özel Ödülü, Doğa Kılcıoğlu Esen’in yönettiği “Kirpik” ise Jüri Özel Ödülü’nün sahibi oldu.

Yine Gülay Afşar’ın sunumunu üstlendiği tören; Çatalca Belediye Başkanı Erhan Güzel ve Festival Direktörü Cengiz Özkarabekir’in ev sahipliğinde, jüri üyeleri, finalist ekipler, sanat dünyasından konuklar ve sinemaseverlerin yoğun katılımıyla gerçekleşti.

Yönetmen Yüksel Aksu başkanlığında, oyuncular Dilan Çiçek Deniz ve Bülent Emrah Parlak’tan oluşan Ana Jüri tarafından değerlendirilen 10 finalist film arasından dereceye giren isimler, sanatçı Selçuk Ören’in festivale özel tasarladığı Altın Erguvan heykelcikleri ve para ödülleriyle buluştu.

EN İYİ FİLM PROSEDÜR

Katı kurallar ve bürokratik engeller karşısında temel bir ihtiyacın nasıl çaresizliğe dönüştüğünü; insanın yaşadığı sıkışmışlık hâli üzerinden incelikli, duyarlı ve güçlü bir sinema diliyle anlatan, insanı merkeze alan yapıtı dolayısıyla En İyi Film Ödülü, Rabia Özmen’in yönettiği “Prosedür” filmine verildi.

Kırılgan bir eşikte yaşanan büyüme sancılarını ve yalnızlığı; kurgusu, metaforik anlatımı ve oyunculuklarıyla dikkat çekici bir biçimde ele alan; seyircinin kendi anlam alanını koruyarak ilerleyen ve sinema diliyle uzun metraj olarak da merak uyandıran yapısı dolayısıyla Büyük Jüri Özel Ödülü, Dalya Keleş’in yönettiği “Yerçekimi” filmine sunuldu. Törene filmin çocuk oyuncusu Sudem Berin Dinç de yer aldı.

TEK ANİMASYON FİLMİNE ÖDÜL

Festivalin tek animasyon filmi “Kirpik” de jüri özel ödülü aldı. Siyah-beyaz ve yalın çizgiler aracılığıyla zamansal döngü, yas ve sevgi temalarını masalsı bir dille ele alan; kocaman gözün koruyucu bakışı ile kızın duyduğu derin bağlılığı incelikle işleyen özgün görsel dünyası dolayısıyla Jüri Özel Ödülü, Doğa Kılcıoğlu Esen’in yönettiği “Kirpik” adlı animasyona verildi.

Jüri üç büyük ödülün dışında iki ayrı yapıta da Mansiyon Ödülü vermeyi uygun buldu. İnsanın kimi zaman bir başkasına değil, o kişinin temsil ettiği ihtimale âşık olabileceği fikrini yalnızlık ve mizah üzerinden özgün bir biçimde işleyen, karakter dünyası, anlatımındaki samimiyet ve mizahi yaklaşımıyla dikkat çeken yapıtı dolayısıyla Utku Ali Güler’in yönettiği “Feridun”; güç ilişkileri, sorumluluk ve adalet kavramlarını incelikle ele alan, karakterler arasındaki karşılaşma üzerinden vicdan, sorumluluk ve insan olma hâline dair güçlü sorular uyandıran etkileyici anlatımı dolayısıyla Turgut Kanal’ın yönettiği “Mümeyyiz” filmi Mansiyon Ödülü’ne değer görüldü.

GELECEĞE TAŞINAN SİNEMA MİRASI

“Sinema doğamızda var” mottosuyla yola çıkan ve 224 film başvurusuyla ilk yılında yoğun bir ilgiyle karşılaşan 1. Çatalca Film Festivali, üç gün boyunca zengin bir programa ev sahipliği yaptı. Çatalca halkı festivalin sürmesini beklediğini söyleyerek, üç boyunca yapılan etkinliklerden duyduğu memnuniyeti ifade etti. Belediye yetkilileri ve festival ekibi önümüzdeki yılın festivali için şimdiden hazırlıklara başlayacaklarını ifade etti. Mübadele Meydanı, kurulan açık hava sahnesiyle izleyicilere nostaljik yazlık sinema atmosferiyle buluşturan festival kentin köklü sinema hafızasını ve kültürel temsilini çağdaş sinema üretimiyle harmanlayarak Türkiye’nin kültür ve sanat takviminde kendine şimdiden sağlam ve kalıcı bir yer edindi. Bizler de gelecek yıl festivalde bir daha bu güzel ilçede olmak dileğiyle İzmir’e dönüyoruz.