Ahmet Buğra TOKMAKOĞLU – EGE TELGRAF/ İnsan yıllarca çalıştıktan sonra bazen tek istediğinin daha büyük bir ev, daha hareketli bir şehir ya da daha gösterişli bir tatil olmadığını fark ediyor. Gürültünün azaldığı, sabahların telaşla başlamadığı, denize ulaşmak için uzun yollar kat edilmediği ve günün biraz daha yavaş aktığı bir yer arıyor. Balıkesir’in Erdek ilçesine bağlı Tatlısu Köyü, tam da böyle bir yaşam arayışında olanların karşısına çıkıyor. Kapıdağ Yarımadası’nın doğusunda konumlanan küçük köy, Marmara’nın hareketli tatil noktalarından farklı olarak sakinliğiyle dikkat çekiyor. Burada hayatın merkezinde kalabalıklar değil, deniz ve doğa bulunuyor. Bu nedenle Tatlısu, yalnızca yaz aylarında denize girmek isteyenlerin değil, çalışma hayatını geride bıraktıktan sonra kendisine daha dingin bir yaşam kurmak isteyen emeklilerin de ilgisini çekiyor.

BEYAZ KUMUN ÜZERİNE BASINCA…

Tatlısu’nun en dikkat çekici noktası ise kuşkusuz Halk Plajı. İnce beyaz kumlarla kaplı sahil, temiz ve sığ deniziyle bölgenin öne çıkan duraklarından biri olarak biliniyor. Özellikle çocuklu aileler için sığ deniz önemli bir avantaj sağlıyor. Ancak plajın cazibesi bununla sınırlı değil. Mavi Bayrak taşıması, deniz ve çevre temizliği konusunda gösterilen özenin de bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Denize girdiğinizde çevrenizde yüksek sesli eğlence mekanları ya da büyük bir tatil kompleksinin hareketliliği yerine daha sakin bir atmosferle karşılaşmanız mümkün. Tatlısu’nun farkı da biraz burada ortaya çıkıyor. İnsan buraya geldiğinde yalnızca denize girmiyor; birkaç saatliğine de olsa günlük hayatın telaşından uzaklaşabiliyor.

HAZIR BİR DOĞA KÖŞESİ VAR

Yaz sıcağının ortasında deniz kadar değerli olan başka bir şey varsa o da gölge. Tatlısu Halk Plajı’nın çevresindeki yaşlı çınar ağaçları bu açıdan bölgeye doğal bir ayrıcalık katıyor. Günün en sıcak saatlerinde çınarların altında oturup serinlemek, denizden çıktıktan sonra gölgede dinlenmek ya da yalnızca karşıdaki manzarayı seyretmek mümkün. Üstelik bu alanlar plajın doğal karakterini korumasına da yardımcı oluyor. Plajda ücretli şemsiye ve şezlong hizmeti bulunmadığından, ziyaretçilerin kendi şemsiye ve şezlonglarını getirmeleri öneriliyor. Bir bakıma Tatlısu’nun ruhu da burada gizli. Fazla gösterişten uzak, ihtiyaç duyulanı doğrudan doğanın kendisinden alan sade bir tatil anlayışı.

Ne Çeşme ne Urla! İzmir’de metrelerce kum, sığ deniz: Çocuklu aileler buraya çünkü şemsiyeler bile ücretsiz
Ne Çeşme ne Urla! İzmir’de metrelerce kum, sığ deniz: Çocuklu aileler buraya çünkü şemsiyeler bile ücretsiz
İçeriği Görüntüle

Balikesi̇r Tatlisu 4

DENİZDEN ÇIKIP BALIKÇININ TEZGAHINA

Tatlısu’da gün yalnızca deniz kenarında geçmiyor. Köyün küçük çay bahçeleri ve restoranları, sakin bir günün ardından soluklanmak isteyenlere eşlik ediyor. Bölgenin denizle kurduğu bağ ise sofralarda daha da belirginleşiyor. Sabahın erken saatlerinde balıkçılardan alınan taze deniz ürünleri, köyde geçirilen günlere ayrı bir lezzet katıyor. Denizin hemen yanı başında, bölgeden çıkan taze ürünlerle hazırlanan bir sofrada oturmak, Tatlısu’nun gösterişsiz ama samimi atmosferini tamamlıyor. Büyük restoran zincirlerinin ya da kalabalık eğlence merkezlerinin yerine küçük işletmelerin ve yerel hayatın öne çıkması, köyün sakin yapısını sevenler için önemli bir ayrıntı oluşturuyor.

“BURADA YAŞANIR” DEDİRTEN ŞEY

Tatlısu’yu emekliler açısından ilgi çekici hale getiren noktalardan biri de yalnızca güzel bir sahile sahip olması değil. İnsanların uzun süre yaşayabileceği daha sakin bir çevre arayışına cevap verebilmesi. Köyde konaklama seçenekleri sınırlı. Küçük otel ve moteller bulunurken daha fazla alternatif arayanlar Erdek veya Bandırma’daki konaklama.

Muhabir: Ahmet Buğra TOKMAKOĞLU