HATİCE KÖYLÜ - EGE TELGRAF - Yürüyüş, düzenli yapıldığında enerji harcamasını artırır ve kilo kontrolüne yardımcı olabilir. Ancak kilo vermek için harcanan enerji ile alınan enerji arasında denge gerekir. Yani kişi yürüyüş yapsa bile gün içinde aldığı kalori harcadığından fazlaysa kilo kaybı gerçekleşmeyebilir. Bu nedenle yürüyüş yapan ancak kilo veremeyen kişilerin yalnızca adım sayısına değil, beslenme düzenine ve yürüyüş yoğunluğuna da bakması gerekir. Yürüyüş faydalıdır; ancak yanlış beklentiyle yapıldığında hayal kırıklığı yaratabilir.
TEMPO ÇOK YAVAŞSA ETKİ SINIRLI KALABİLİR
Yürüyüşün kilo kontrolüne etkisi temposuyla yakından ilişkilidir. Çok yavaş tempoda yapılan kısa yürüyüşler sağlık için faydalı olabilir; ancak kilo kaybı hedefinde beklenen enerji harcamasını sağlamayabilir. Konuşabilecek ama şarkı söylemekte zorlanacak kadar tempolu yürüyüş, birçok kişi için daha etkili olabilir. Elbette herkesin yaşı, kondisyonu ve sağlık durumu farklıdır. Bu yüzden tempo kişinin kapasitesine göre belirlenmelidir. Ancak sürekli çok rahat bir tempoda yürümek, kilo verme sürecini yavaşlatabilir.
SÜRE YETERSİZSE SONUÇ GÖRMEK ZORLAŞABİLİR
Yürüyüş süresi de en az tempo kadar önemlidir. Günde 5-10 dakikalık yürüyüşler harekete başlamak için değerlidir; ancak kilo kaybı hedefi olan kişiler için zamanla süreyi artırmak gerekebilir. Kısa yürüyüşler gün içinde aktif kalmaya katkı sağlar ama tek başına belirgin kilo kaybı sağlamayabilir. Yürüyüşe yeni başlayanlar süreyi yavaş yavaş artırmalıdır. Bir anda uzun mesafeye çıkmak yerine vücudu alıştırarak ilerlemek daha sağlıklı olur.
DÜZENLİLİK OLMADAN ETKİ AZALIR
Haftada bir iki kez yapılan yürüyüş, genel sağlık için olumlu olsa da kilo verme hedefi için yeterli olmayabilir. Vücut düzenli harekete ihtiyaç duyar. Bir hafta yürüyüp bir hafta ara vermek, ilerlemeyi yavaşlatabilir. Yürüyüşten sonuç almak için sürdürülebilir bir rutin oluşturmak önemlidir. Her gün olmasa bile haftanın belirli günlerinde düzenli yürüyüş yapmak daha etkili olur.
ADIM SAYISI TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİLDİR
Günümüzde birçok kişi akıllı saat veya telefonla adım sayısını takip ediyor. Ancak adım sayısı tek başına kilo kaybını garanti etmez. 10 bin adım atmak hareketli bir gün geçirmek anlamına gelebilir; fakat bu adımların temposu ve gün içindeki toplam enerji dengesi önemlidir. Yavaş yavaş atılan adımlarla tempolu yürüyüş aynı etkiyi yaratmayabilir. Bu yüzden yalnızca “kaç adım attım?” sorusu değil, “nasıl yürüdüm?” sorusu da önemlidir.
YÜRÜYÜŞ SONRASI FAZLA YEMEK SONUCU ENGELLEYEBİLİR
Yürüyüş yaptıktan sonra “nasıl olsa hareket ettim” düşüncesiyle fazla yemek yemek kilo kaybını engelleyebilir. Özellikle tatlı, hamur işi, şekerli içecek ve büyük porsiyonlar yürüyüşle harcanan enerjiyi kolayca geri aldırabilir. Bu nedenle yürüyüş sonrası beslenme önemlidir. Dengeli, ölçülü ve doyurucu öğünler tercih edilmelidir. Yürüyüşü fazla yemek için telafi aracı gibi görmek doğru değildir.
SAĞLIKLI GÖRÜNEN ATIŞTIRMALIKLAR DA KALORİLİ OLABİLİR
Kilo vermeye çalışan kişiler bazen yürüyüş sonrası kuruyemiş, smoothie, granola, meyve suyu veya “fit” etiketli atıştırmalıklara yönelir. Bu ürünler sağlıklı içerikler barındırabilir; ancak porsiyon kontrolü yapılmazsa kalori miktarı artabilir. Sağlıklı olması sınırsız tüketilebileceği anlamına gelmez. Yürüyüş yapan ama kilo veremeyen kişilerin ara öğünleri de gözden geçirmesi gerekir.
YETERSİZ PROTEİN TOKLUK SORUNU YARATABİLİR
Beslenmede yeterli protein alınmadığında kişi daha çabuk acıkabilir. Bu da gün içinde sık atıştırmaya yol açabilir. Yürüyüş yaparken dengeli beslenmek, hem kas sağlığı hem de tokluk hissi için önemlidir. Yumurta, yoğurt, peynir, baklagil, balık, tavuk, et ve uygun bitkisel protein kaynakları öğünlerde dengeli şekilde yer alabilir. Ancak kişisel sağlık durumu ve beslenme ihtiyaçları farklı olduğu için özel diyet gerektiğinde uzmana danışılmalıdır.
UYKU DÜZENİ KİLO KAYBINI ETKİLEYEBİLİR
Kilo verme süreci yalnızca yürüyüş ve beslenmeden ibaret değildir. Uyku düzeni de önemlidir. Az uyumak iştahı, enerji seviyesini ve gün içindeki hareket isteğini etkileyebilir. Uykusuz kalan kişiler daha fazla tatlı ve hızlı enerji veren yiyeceklere yönelebilir. Yürüyüş yapmasına rağmen kilo veremeyen kişiler uyku düzenini de değerlendirmelidir. Gece geç yatmak, sabah yorgun kalkmak ve gün içinde halsiz olmak kilo kontrolünü zorlaştırabilir.
STRES VE DUYGUSAL YEME SÜRECİ YAVAŞLATABİLİR
Stres altında bazı kişiler daha fazla yemek yer, bazıları ise öğün düzenini tamamen bozar. Duygusal yeme alışkanlığı varsa yürüyüş yapılsa bile kilo kaybı zorlaşabilir. Özellikle akşam atıştırmaları bu süreçte etkili olabilir. Yürüyüş stresi azaltmaya yardımcı olabilir; ancak beslenme davranışı da kontrol edilmelidir. Kişi ne zaman, neden ve ne kadar yediğini fark etmeye çalışmalıdır.


