Aralık ayıyla birlikte dünyanın pek çok yerinde evleri ve meydanları aydınlatan çam ağaçları, yalnızca dekoratif bir süs olarak görülmüyor. Bu alışkanlığın kökeni, kışın karanlık döneminde “yeniden doğuş” düşüncesine anlam yükleyen eski uygarlıklara kadar uzanıyor. Eski Mısırlılar, güneş tanrısı Ra’nın dönüşünü hurma dallarıyla kutluyor, Romalılar ise Satürnalia bayramında ev ve tapınaklara herdem yeşil bitkiler yerleştiriyordu. Kelt rahipleri ölümsüzlükle ilişkilendirilen dalları mabetlere taşırken, Kuzey Avrupa’da ökseotu tanrılarla bağ kurmayı ifade eden bir sembol olarak kabul ediliyordu.
MODERN NOEL AĞACININ DOĞDUĞU TOPRAKLAR
Bugünkü anlamıyla Noel ağacı geleneğinin 16. yüzyılda Almanya’da ortaya çıktığı biliniyor. Strasbourg çevresinde kiliselerde sergilenen çam ağaçları, kısa süre içinde evlere taşındı. Rivayete göre Protestan reformunun öncüsü Martin Luther, yıldızlarla dolu bir gece manzarasından etkilenerek çam dallarına mumlar yerleştirdi ve modern ışıklandırma alışkanlığının temelini attı.
Zaman zaman odun kıtlığı nedeniyle ağaçlar yerine süslenmiş ahşap piramitler kullanılsa da, “kışın ortasında yaşamı simgeleyen yeşil bir sembol” fikri varlığını korudu.
KRALİYETTEN DÜNYAYA YAYILIŞI
Ağaç süsleme geleneği, Alman kraliyet ailelerinin evlilikleriyle İngiltere’ye taşındı. Gelenek, 1848’de Kraliçe Victoria ve Prens Albert’in Noel ağacıyla çizilen ünlü illüstrasyonunun yayınlanmasıyla geniş kitlelerce benimsendi. Bu görüntü kısa süre içinde ABD’de de yayılma imkânı buldu. Bir dönem “pagan sembolü” gerekçesiyle yasaklansa da, 20. yüzyılın başlarında Amerikan evlerinde yer almaya başladı. Bugün her yıl Rockefeller Center’da kurulan dev ladin ağacı, bu mirasın en bilinen temsilcilerinden biri olarak kabul ediliyor.
DİNİN DIŞINA TAŞAN BİR SİMGESİ
Ağaç süsleme geleneği, yalnızca dini anlamlarla sınırlı kalmadı. Sovyet döneminde dini ritüeller yasaklandığında ağaç, “Yılbaşı ağacı” kimliğine dönüştü ve seküler kutlamaların simgesi haline geldi. Bu gelenek günümüzde hâlâ Kremlin Meydanı’nda sürdürülüyor. Bazı ülkelerde uygulama farklı biçimlerde yaşatılıyor. Yunanistan’da yılbaşında ağaç yerine tekneler süsleniyor. İskandinav ülkelerinde ise 13 Ocak’ta çocuklar ağaçtaki şekerlemeleri toplayarak kutlamaların kapanışını gerçekleştiriyor. Antarktika’daki araştırma üslerinde, hurda metallerden yapılan ağaçlar aynı geleneğin sembolik yansımaları olarak dikkat çekiyor.
(Sözcü)





