Şimdi sıra, Anayasa Mahkemesi tarafından yalnızca süresi açısında iptal edilmiş “Yoksulluk Nafakası” konusuna geldi. Bu arada yoksulluk nafakasının iptal edilmediği, yalnızca süresiz olarak hükmedilmesinin artık mümkün olmayacağı şeklinde düzenlemeye gidildiği konusunu irdelememiz gerekir.
Yoksulluk nafakası, tedbir nafakası sonrası davanın kesinleşmesi ile birlikte ve talep sonrası, karşı tarafın kusuru ile de orantılı olarak ve talep edenin düşeceği yoksulluk derecesi de gözetilerek belirlenen nafakadır.
Tedbir nafakası kusur gözetilmeksizin dava süresince ve talep olmaksızın hakimce re”sen hem eş hem çocuk için belirlenen bir nafakadır. Oysa yoksulluk nafakası yalnızca eş için, dava kesinleştikten sonra, davalının kusuru ve davacının müşkül durumu gözetilerek süresiz veya belirli bir süreyle belirlenen nafakadır.
Tedbir nafakası geçici bir tedbir olup boşanma ya da ayrılık davası süresinde devam etmektedir. Herhangi bir kusur incelemesi yapılmaksızın eş ve müşterek çocuk için verilen bir karardır. Yoksulluk nafakası ise kusur incelemesi yapıldıktan sonra davanın kesinleşmesi sonrası için sadece kadın için verilen bir nafaka türüdür. Dolayısıyla tedbir nafakası, yapılacak kusur incelemesi sonrasında tarafın ancak daha az kusurlu olması durumunda boşanma davası sonrası için yoksulluk nafakasına dönüşecektir. Nafaka ödenecek tarafın da kusurlu olması durumunda yoksulluk nafakasına hükmedilmez.
Tedbir nafakası ile yoksulluk nafakası aynı amaca hizmet etmekle beraber farklılıkları mevcuttur.
1. Tedbir nafakası dava sürecinde, kusur incelemesi yapılmaksızın, talep olmasa da hakimin kendiliğinden belirleyebildiği, eş ve çocuk için hükmedilen bir nafaka türüdür.
2. Yoksulluk nafakası ise dava sonrası için, daha az kusurlu eşe verilen bir nafaka türüdür. Tedbir nafakası gibi çocuğu kapsamamaktadır. Yoksulluk nafakasına süresiz olarak da hükmedilebilecektir. Ancak Anayasa Mahkemesi bu hükmü iptal etmiş ve yeni bir düzenlemenin yapılabilmesi için dokuz aylık bir geçiş süreci öngörmüştür.
Anayasa Mahkemesi, 4 Haziran 2026 tarihinde Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde yer alan "süresiz olarak" ibaresinin iptaline karar vermiştir. Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre karar oyçokluğuyla verilmiş, iptal hükmünün yürürlüğe girmesi için resmi gazetede yayımlanmasından itibaren 9 aylık süre öngörülmüştür.
Buna göre yoksulluk nafakası ne kadar süre ile ödenecektir sorusuna yanıt bulunması gerekmektedir. Eşlerin evlilik süreleri, kusur oranları, gelir düzeyi farklılıkları, eşlerin yaşam standartları, yaş durumları, sağlık ve ekonomik durumları, beklenen gelirleri (örneğin emeklilik aylığı gibi), çocuk olup olmaması gibi pek çok husus ödenecek yoksulluk nafakasının süresinin belirlenmesinde etkili olacaktır. Sürenin dışında yoksulluk nafakası miktarına da etkili olacağını düşünmekteyim. Yani eğer süresiz belirlenemiyorsa hiç olmazsa rakam biraz yüksek tutulmak suretiyle mağduriyetin önlenmesi yolunun tercih olabilme ihtimali bulunmaktadır. Başka bir ihtimal de toplu ödeme veya irat şeklinde ödeme olması şeklindedir. Nasıl bir düzenleme olacağını toplum merakla beklemektedir.
Bu günkü durumda mevcut nafakalar için herhangibir değişiklik bulunmamaktadır. Aynen ödenmeye devam edilecektir. Ancak bu 9 aylık süre içinde yapılacak düzenlemede eklenecek bir geçici madde ile konu ele alınabileceği gibi, eğer geçici madde ile düzenleme yapılmazsa uyarlama, azaltma veya nafakayı kaldırma davaları gibi davalar da gündeme gelebilecektir.
Devam eden davalar için durum belirsizlik arz etmektedir. Mevcut yasanın uygulanarak sonuçlandırılması öncelikli olsa da kısa sürede olması beklenen bir gelişme varken yeni düzenlemeyi beklenme yönünde de işlem yapılabilecektir.
Arabulucu Avukat - NURDAN HERİS