Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta düzenlenen silahlı saldırılar yürekleri yaktı. Farklı illerden gelen “saldırı hazırlığı” haberlerinin yarattığı endişe polislerin zamanında müdahalesiyle son buldu.
Tepkiler sürerken iktidar kanadından, “istifa” çağrılarına yanıt geldi. “İstifa etmek çözüm mü? Gelin birlikte çözelim” diyenlere, muhalefetten “Hangi işbirliği? Bugüne kadar hangi önergeleri kabul ettiniz?” tepkisi geldi ve son yıllarda yaşanan kaza ve kayıplarda hiçbir bakanın sorumluluk almadığına dikkat çekildi.
Siyasiler bu tartışmaları yürütürken, Kahramanmaraş’ta saldırının düzenlendiği okul gece saatlerinde temizlendi. Deterjanlı sularla yıkanan okulun görüntüleri yürek burktu. İnsan olanın dayanabileceği bir manzara değil.
Vatandaşlar “Çocuklarımızın lavabolarında sabun yoktu, o sabunlar böyle bir amaç için mi kullanılacaktı” yorumları yaptı.
Devlet okullarında temizlik malzemelerinin yetmediği, temizlik görevlisinin yetersiz olduğu, güvenlik görevlisi istihdam edilmediği biliniyor sık sık gündeme getiriliyordu. Hatta devlet okulu öğrencileri için “bir öğün yemek bir şişe su” talep edilmişti. Bu talep çok kısa süre ciddiye alınıp uygulansa da tasarruf tedbirleri kapsamında hızlıca sona erdirilmişti.
Devlet, kerli ferli adamları Meclis lokantasında üç kuruşa doyururken, aç okul çağı çocuklarının yemeğinden tasarruf etmeyi uygun görmüştü.
Şimdi İŞKUR üzerinden okullara güvenlik görevlisi alınacağı haberleri duyuruldu, kan yıkayacak sabunlar bulundu…
Neden bu kadar geç kalındı? İş işten geçtikten sonra değil en küçük bir ihtimal bile söz konusu değilken neden aksiyon alınmadı? Hâlâ pek çok eksik giderilmeyi bekliyor devlet okullarında, ne bekleniyor?
Bu kadar eksiğin içinde sorumluluğu kendinde aramayanların vicdanı rahat olabilir mi bilmiyorum. Ama şunu biliyorum, kamu vicdanı rahat değil, sorumluları affetmeyeceğiz.