Okulların açılacak olmasıyla birlikte birçok evde benzer bir süreç yeniden başlayacak. Okulun ilk haftalarında burun akıntısı, öksürük, boğaz ağrısı ya da ateşten dolayı okula gidemeyen çocuklar oluyor. Özellikle kreş ya da anaokuluna ilk kez başlayan çocuklarda bu durum sıklıkla yaşanabiliyor. Bu durumun arkasında tek bir neden yer almıyor. Çocukların kalabalık ortamlarda yer alması, yakın temasın artması ve çok sayıda solunum yolu virüsünün taşınıyor olması bu durumu fazlasıyla destekliyor.
Birbirinden farklı ortamlardan gelen çok sayıda çocuk okulda kapalı alanlarda vakit geçiriyor. Birlikte oynuyor, aynı sıraları kullanıyor, birbirlerine yakın temasta bulunuyor ve ortak yüzeylere dokunuyor. Bir çocuk ilk kez kreşe ya da anaokuluna başladığı zaman daha önce hiç karşılaşmadığı birçok virüse temas edebiliyor. Bu yüzden okul yaşamının ilk dönemlerinde enfeksiyonlar daha sık görülebiliyor. Küçük çocuklarda el hijyenine dikkat etme ya da öksürürken ağzı kapatma ya da kişisel eşyaları paylaşmama gibi alışkanlıklar tam olarak yerleşmemiş olabilirken çocukların birbiriyle çok yakın oynaması da bulaşmanın hızının artırabiliyor. Çocuğun sıklıkla nezle ya da benzeri enfeksiyonlar geçirmesi de ailelerde bağışıklık sistemiyle ilgili bir sorun olup olmadığına dair düşüncenin oluşmasına sebep olabiliyor. Ancak okul çağındaki çocuklarda enfeksiyonların daha sık görülüyor olması tek başına bağışıklık sisteminin yetersiz olduğu anlamına gelmemektedir. Çocuk okuldayken kapı kollarından sıralara, oyuncaklardan ortak kullanılan eşyalara kadar birçok farklı yüzeye temasta bulunabiliyor. Ardından ise buradaki mikropların farkında olmadan ellerini ağzına, burnuna ya da gözüne götürebiliyor.
Yine aynı şekilde yaz döneminde tatil yapan çocuklar okul başladıktan sonra erken kalkmaya başlıyor. Bu durumda uyku saatinin düzenlenmemesi sonrası çocukların gün içinde uykusuz kalarak vücudunun düşük enerjiye sahip olması anlamına geliyor. Aileler adına en zor konulardan biri ise çocuğun hangi durumda evde kalması gerektiğine karar vermek olabiliyor. Özellikle çalışan ebeveynler için çocuğun okula gidememesi günlük düzeni ciddi bir şekilde zor bir hale getirebiliyor. Solunum yolu enfeksiyonlarının yayılmasını azaltmada ise ortam havalandırması da büyük önem taşıyor. Çok sayıda çocuğun yer aldığı kapalı alanlarda temiz hava dolaşımının sağlanamaması da bulaşma riskinin artması anlamına geliyor. Yine çocuğun yaşına uygun olarak rutin aşılarının tamamlanmış olması da sadece bireysel anlamda değil toplum sağlığı açısından da büyük önem taşıyor. Okula başlama dönemi ailelerin çocuklarının aşı durumunu kontrol etmeleri adına iyi bir fırsat olabilir.
Çocuğu okuldayken ya da evdeyken tüm mikroplardan uzak tutmaya çalışmak yerine el hijyeni, yeterli uyku, sağlıklı beslenme, sıvı tüketimi, güncel aşılar konusunda bilgilendirmek ve daha dikkatli yaklaşmak sağlığı açısından daha etkili olabilir. Okullar çocukların kalabalık bir sosyal yaşama dahil olduğu ilk yerlerdir. Bu yerlerde sağlıklarını korumayı öğrenmeleri hayatlarının önemli adımlarından biridir.