Gün içinde kaç kez omuzlarımızı öne düşürdüğümüzü, başımızı telefonun ekranına doğru eğdiğimizi ya da saatlerce aynı pozisyonda oturduğumuzu hiç düşündünüz mü? Ev işleri, iş hayatı, çocukların sorumluluğu, telefonlar, bilgisayarlar derken çoğumuz kendi bedenimizi nasıl taşıdığımızı unutuyoruz. Oysa duruşumuz, sağlığımızı sandığımızdan çok daha fazla etkiliyor. Özellikle kadınlarda duruş bozukluğu, çoğu zaman göz ardı edilen konulardan biri. Sabah evden çıkarken kıyafetimize, saçımıza, yüzümüze dikkat ediyoruz ama aynada omuzlarımızın nasıl durduğuna, sırtımızın ne kadar dik olduğuna pek bakmıyoruz. Halbuki güzel görünmenin yanında, sağlıklı bir bedene sahip olmak da en az bunlar kadar önemli. Yanlış duruş zamanla boyun, omuz ve sırt ağrılarına, bel bölgesinde rahatsızlıklara ve kasların gereğinden fazla yorulmasına neden olabiliyor. Bilgisayar başında çalışan, gününün büyük bölümünü oturarak geçiren ya da ev işleri nedeniyle sürekli öne eğilen kadınlar bu sorunlarla daha sık karşılaşabiliyor. Üstelik yaş ilerledikçe kas gücünün azalması ve kemik sağlığındaki değişimler de duruşumuzu etkileyebiliyor. Bir de işin aynaya yansıyan tarafı var. Omuzlar öne düştüğünde, baş sürekli öne eğildiğinde insan kendini olduğundan daha yorgun ve olduğundan daha içine kapanık gösterebiliyor. Dik durmak ise hem daha rahat hareket etmemize hem de kendimizi daha özgüvenli hissetmemize yardımcı olabiliyor. Elbette dik durmak, kendimizi kasıp dimdik durmaya çalışmak demek değil. Önemli olan, bedenimizi zorlamadan doğal ve dengeli bir duruş kazanmak. Peki, bunun için ne yapabiliriz? Öncelikle gün boyunca saatlerce aynı pozisyonda kalmamaya çalışalım. Bilgisayar ekranımız göz hizasına yakın olsun, telefonumuza bakarken başımızı sürekli aşağı eğmeyelim. Uzun süre oturuyorsak arada kalkıp birkaç dakika yürüyelim. Sırt ve karın kaslarını güçlendiren, kişinin durumuna uygun egzersizler yapalım. Yürüyüşü de günlük hayatımızın bir parçası hâline getirelim. Bir başka önemli konu da kendimizi ihmal etmemek. Kadınlar çoğu zaman evin, işin, çocukların derken herkesin ihtiyacını düşünüyor ama sıra kendilerine gelince erteliyor. Oysa bedenimiz yıllar boyunca bize hizmet ediyor. Onun ihtiyaçlarını görmezden gelmek yerine biraz özen göstermek, ilerleyen yaşlarda daha rahat ve hareketli bir yaşam sürmemize yardımcı olabilir. Eğer boyun ve sırt ağrıları sık tekrarlıyorsa, omuzlarda belirgin bir asimetri varsa ya da duruşumuzda giderek artan bir değişiklik fark ediyorsak bunu yalnızca yorgunluğa bağlamayalım. Bir sağlık uzmanından değerlendirme almakta fayda var. Unutmayalım, duruş bozukluğu sadece dış görünüşle ilgili bir mesele değil. Kaslarımızı, eklemlerimizi, hareket kabiliyetimizi ve günlük yaşam konforumuzu ilgilendiren önemli bir sağlık konusu. Bazen kendimiz için yapacağımız en güzel şey, pahalı bir bakım ürünü almak ya da aynanın karşısında daha uzun vakit geçirmek değil; omuzlarımızı rahatlatmak, başımızı doğal konumuna getirmek ve bedenimize biraz daha iyi bakmaktır. Çünkü kadın olmak, herkesi ayakta tutmaya çalışırken kendi sağlığımızı unutmamak demektir. Önce kendimize iyi bakalım ki hayatın bütün yüklerini taşırken kendi bedenimizi de ihmal etmeyelim.