Türkiye Basın Federasyonu tarafından düzenlenen “Anadolu Sohbetleri” programına katılan CHP İstanbul eski İl Başkanı Gürsel Tekin, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Tekin; CHP’de yaşanan ayrışmalar, cumhurbaşkanı adaylığı tartışmaları, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Meclisi’ndeki dengeler, “Terörsüz Türkiye” süreci, dış politika ve uyuşturucuyla mücadele konularında değerlendirmelerde bulundu. Programı yöneten Sinan Burhan’ın ve basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Tekin, CHP yönetimine yönelik eleştirilere tepki gösterirken cumhurbaşkanı adayının zamanı geldiğinde açıklanacağını söyledi.
“BİZİM CUMHURBAŞKANI ADAYIMIZ VAR”
Cumhurbaşkanı adayının kim olacağı ve Mansur Yavaş ile Ekrem İmamoğlu’nun siyasi konumlarına ilişkin soruları yanıtlayan Gürsel Tekin, CHP’nin adayının bulunduğunu ifade etti. Mansur Yavaş’ın şu anda partide olmadığını belirten Tekin, bu nedenle kendisi hakkında değerlendirme yapmak istemediğini söyledi. Tekin, açıklamasında “Cumhuriyet Halk Partisi'nin milletin güvenini alabilecek, donanımlı, birikimli bir cumhurbaşkanı adayı zaten vardır. Günü geldiğinde bu isim Genel Başkanımız tarafından açıklanacaktır. Yeni parti uçuyor mu? Yeni partinin adayı kim olur bilemem, Özgür Bey'de de böyle bir niyet görmüyorum” ifadelerini kullandı.

ÖZGÜR ÖZEL’E KILIÇDAROĞLU ÇAĞRISI
Gürsel Tekin, CHP’den ayrılan isimlerin kurduğu yeni parti ve CHP yönetimiyle yaşanan siyasi tartışmalar hakkında da konuştu. Tekin, Özgür Özel’in eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’ndan özür dilemesi halinde partiye yeniden katılabileceğini söyledi. Yeni partinin CHP yönetimine yönelik eleştirilerini de değerlendiren Tekin, “butlan” ve “mutlak yönetim” tartışmalarına tepki gösterdi.
“BUTLAN YÖNETİMİ” TARTIŞMASINA SERT TEPKİ
CHP yönetimine yönelik “Mutlak Yönetim” ve “Butlan Yönetimi” ifadelerini değerlendiren Tekin, parti içindeki tartışmaların bu noktaya gelmesinden sorumlu tuttuğu kişilere yönelik eleştirilerde bulundu. Tekin, kongre süreçlerinde delegelere para karşılığında müdahale edildiğini ve çeşitli usulsüzlükler yaşandığını öne sürerek “Bize 'Butlan Yönetimi' veya 'Mutlak Yönetim' diyorlar. Bu işi bu noktaya getiren, parayla delege halleyen müteahhit çeteleridir. O yüzden onların ne söylediğinin hiçbir önemi yok. Kendilerine güveniyorlarsa, basına baskı yapmayı bıraksınlar ve istedikleri ekranda belgeleriyle karşımıza çıksınlar” dedi.

İBB MECLİSİ İÇİN CUMHUR İTTİFAKI UYARISI
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisi’ndeki siyasi dengelere de değinen Gürsel Tekin, istifalar ve üyelik değişikliklerinin ardından meclisteki sayıların birbirine yaklaştığını belirtti. Tekin, meclis başkan vekilliğinin Cumhur İttifakı’na geçmesi ihtimaline karşı uyarıda bulundu. CHP’nin kazandığı belediyelerin korunması için destek verdiklerini ifade eden Tekin, ayrılık kararının ardından sorumluluğun yeni partiye geçtiğini savundu.
Tekin, açıklamasında “Biz geldiğimiz günden itibaren her türlü kötülüğe rağmen, ilçeler dahil olmak üzere Cumhuriyet Halk Partisi'nin kazanmış olduğu belediyelerin muhafaza edilmesi için koşulsuz, talepsiz her türlü desteği verdik. Şimdi biz değil, yeni parti 'ayrılalım' dediler. Önümüzdeki günlerde nasıl bir tablo çıkacak bilmiyorum ama bir seçim olduğunda, her şeye rağmen kazandığımız ildeki belediyenin devamı için desteğimizi sürdüreceğiz” sözlerine yer verdi.
“TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİNİ SONUNA KADAR DESTEKLİYORUM”
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin açıklamalarını değerlendiren Gürsel Tekin, sürece destek verdiğini belirtti. Konunun siyasi hesaplarla ele alınmaması gerektiğini savunan Tekin, milli menfaatlerin öncelikli olması gerektiğini söyledi. Bahçeli’nin ilk açıklamalarının ardından kendisini kutladığını belirten Tekin, geçmişte de benzer bir değerlendirmede bulunduğunu ifade etti.
Tekin, “Sayın Bahçeli bu açıklamayı ilk yaptığında kendisini kutlamış bir insanım. 2008 yılında 'Bu sorun CHP ve MHP olmadan çözülemez' demiştim ve haklı çıktım. Bugün iktidarın, MHP'nin ve CHP'nin bu yöndeki çabası çok önemlidir ve daha da hızlı yürütülmelidir. Süreci sonuna kadar destekliyorum” dedi.
MEKKE İTTİFAKI VE LİBYA ANLAŞMASI DEĞERLENDİRMESİ
Türkiye’nin dış politika adımlarını da değerlendiren Tekin, Mekke İttifakı, Bedir İttifakı ve Libya ile imzalanan Deniz Yetki Alanları Anlaşması gibi başlıkların önemine dikkat çekti. Dış politikada ülkenin çıkarlarının siyasi parti ayrımlarının üzerinde tutulması gerektiğini belirten Tekin, Türkiye’nin sınırları dışında da etkili bir aktör olduğunu ifade etti. Tekin, konuya ilişkin değerlendirmesinde “Dış politikada çok netiz; ülkemizin çıkarları neyi gerektiriyorsa, iktidarda kimin olduğunun hiçbir önemi olmadan onu sonuna kadar destekleriz. Türkiye; Orta Doğu'dan Afrika'ya kadar sınırlarının dışında gücünü gösteren bir ülkedir, bu girişimler milli çıkar açısından son derece doğrudur” ifadelerini kullandı.
“TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK BEKA SORUNLARINDAN BİRİ UYUŞTURUCU”
Türkiye’deki ekonomik sorunlar, yoksulluk ve işsizliğin yanı sıra uyuşturucu bağımlılığı konusuna da dikkat çeken Gürsel Tekin, bu sorunun yeterince gündeme taşınmadığını savundu. Uyuşturucu bağımlılığına ilişkin 7 ila 8 milyonluk bir sayı paylaşan Tekin, bağımlılıktan etkilenen aileler de hesaba katıldığında sorunun çok daha geniş bir kesimi ilgilendirdiğini öne sürdü.
Tekin, açıklamasında “Türkiye genelinde 7 ila 8 milyon uyuşturucu bağımlısı bulunuyor. Bu rakam, bağımlıların aileleri de hesaba katıldığında ortalama 20 milyon vatandaşımızın doğrudan bu sorunla boğuştuğu anlamına gelir. Ancak ne basında ne de siyasette bu durum yeterince gündeme getirilmiyor. Bizim 15 yıllık uğraşlarımız sonucunda yapılan son operasyonlarda; siyasetçilerin, yazarların, sanatçıların, sporcuların veya devasa iş adamlarının çocuklarının isimleri geçince konu ancak o zaman haber değeri taşıyabiliyor. Oysa 81 ilin tamamında durum vahimdir. Herhangi bir muhtarı arayıp sorsanız, kendi mahallesinde bu konuda ne kadar büyük bir dram ve sorun yaşandığını size açıkça anlatacaktır” dedi.





