Yukarıları görmüş, izlemiş, takip etmiş bizzat da yaşamış bir spor insanı olarak. Süper ligdeki 'çözümsüz kalan hakem muhabbetini' bu güzelim sütunlara, taşımayı son derece gereksiz görüyorum. Mis gibi alt yapı, sesi çıkmayanlar, minik, çocuklar, gençler var iken hem de geleceğimizin sporcuları. Sadece para ve reklam için bir araya gelen insanları yazmak da mantıksız ve spor etiğine uygunsuz geliyor. 'Yenilirlerse maçı benim üzerime yıkarlar, bir daha maçlarına çıkamam', 'Çok tanınan oyuncu o, atarsam yanarım', ama rakibinden atması çok kolay zihniyeti maalesef hala var daha da arttı. Hem de teknolojiye rağmen, bu nasıl tezat. 'Rahatımı bozamam FİFA oldum ya, her şeyi ben bilirim' egosu, bir başladı mı bittiğinin ilk anıdır. Olmuyor işte, kafada kurgu ile maç yönetilmez, hakemlik olmaz. 'Sana göre, bana göre penaltı' olabilir, yorumdur. Ama 'Bu takıma penaltı verilir, şu takıma verilmez yoksa kıyamet kopar' zihniyeti, bir ruh deformasyonudur. Biri iki pohpohlanırsın, aldanma. Daha da maç verilir belki ama, ya vicdan ahlak, başını yastığa koyma olayı, onlar ne olacak. Gün gelir geçer, bazı şeyler unutulmaz. Takımların adını yazmayayım, yoksa beni ondan bundan sanırlar. Hiç değil, adalettir önemli olan. Buna şak diye penaltı. Diğerine 'oyna devam'. Hakemlik bu değil, bunun adı başka bir şey. Ver kardeşim ver, yoksa verme. Kafada kurguya, kırk adet tilki kuyruğuna ne gerek var. FİFA hakemi dünyanın her yerinde maç yönetir, demektir. Çoğu, öyle zorlu maçlara davet edilmiyor ki. Genelde, hakemler bağlı olduğu yaşadığı ilin maçına verilmez, doğduğu ilin bile. FİFA'ya verilir, her FİFA'ya değil ama. Mehmet Türkmen, yakışıklı okumuş iyi hakem. Biz ne FİFA'lar gördük. Çok erken çıkardınız, mesela şimdinin yorumcusu Deniz Ateş Bitnel gibi, bitecek. Üzülürüm, tecrübe şart. Galatasaray - Göztepe, yani İstanbul - İzmir takımlarının maçı. Türkmen İstanbul'dan değil mi? FİFA da ondan mı? Peki İzmir'deki Göztepe ile İstanbul takımlarının maçlarına FİFA hakemimiz var Halil Umut Meler'in bir kez bile atandığını görmedim, neden? O da FİFA. Hem de hepsinden iyi FİFA. Hakemlik demek İstanbul demek değil ki. Memleketçilik yapmayayım diyorum, olmuyor. Göztepe'nin hakkını yedirmem. Yetti artık. Bu böyle biline.
MUHSİN, SONER, TOLGA, TUNGA...
Biz gelelim, daha önemli liglere ve de insanlara. Zira benim dünyam, mahallelim, komşum, köylüm, hep burada. Yazmaya devam etmek gerek. Üstleri zaten yazan yazıyor. Önemli olan yazılmayanları da yazmak gerekmez mi ? Dört güzel insan, Karşıyaka sever, Karşıyaka forması giymiş isimler. Memleketinin takımına sahip çıkanlardan. Soner Şen kaptanım, maçına da çıktım, yüzü hep güler. Strese girdiği de olur olacak o kadar, zira o bir kaptan. Kalp krizi geçirdi, geçmiş olsun koca kaptan. Master aleminin beyefendi, asil insanları Kadir Sever, Zafer Şahay ile Murat Alkan, yalnız bırakmadı hastaneye koştu. Karşıyaka'nın yanısıra Uşakspor forması da giyen Soner Şen kaptanım, topu bilen masterlerden, ömründe ilk kez büyük sahada oynayanlardan hiç değiller. Tüm hastalarımıza, tedavi gören Şuayip Şirinkebapçı, Bahattin Şen, Celal Mutlu, Bekir Özer ile Hilmi Cirik hocalarıma acil şifalar diliyorum. Eski hakem demeyi yazmayı sevmem. Hakemin eskisi mi olur. Eski balıkçı, eski bekçi var mı? Maça çıkamasa da ekranda, tribünde hala hakem. Yıllarca hakemlik yaptı, o yıllar unutulur. Ancak iyi veya olumsuz geçen bir maçla hatırlanır, hakemler. Bu böyle. Muhsin Karabağ hocam, yan hakem çıktım haliyle çok şey öğrendim. 1981'deki rekor maçta, Karşıyaka - Göztepe derbisinde görev yaptı, desem. Ekip süper, Halil Atalık, Muhsin Karabağ, Onur Sorguç (merhum). Onur hocama rahmet, Halil hocama sağlıklı ömür diliyorum. 82 yaşındaki Muhsin hocam, Zuhal ablamla 57 yıldır evli, mutlu, çocuklu. Zuhal ablamla, evlat Barış'ın doğum günleri, aynı gün. Kutladılar, nice nice Karabağ ailesi, mutluğunuz daim olsun. TFF'de iken maçlara çıktığımız Tolga Özgülen, Master Hakem Derneği'nden başkanım. Kalite sabit olunca, devam. Dün ameliyat oldu, Tolga başkanıma acil şifalar diliyorum. Genç takımda şampiyonluk yaşadı, karmalara seçildi, İzmirspor'da yetişen, Galatasaray ile Sarıyer'in kapısından giren, İTÜ'de okuyunca futbola veda etti Alper Tunga Dost. İçindeki cevheri keşfetti, yazar oldu. Cinius'tan Kariyer Anahtarı, Umut Kapısı ile Aurora kitapları var, İngilizceye de çevrildi. Alt yapıdan Alper Tunga ile Ertunga vardı, karıştırırdım. Soyadları, Dost ile Kuşhan. İzmir'imi yaşayan, yaşatan herkese selam olsun.