Emeklilerin Ankara'da Anayasa Mahkemesi (AYM) önünde düzenlediği eylem sırasında emekli polis memuru Ali Şekeroğlu, "Emekliyim, geçinemiyorum, gelinim işsiz, damadım işsiz" dedikten sonra intihar etti.
Hayat pahalılığıyla mücadele eden, işçi, memur ve emeklinin maaşı daha hesabına yatmadan kiraya, faturaya, borca ve mutfak masrafına gidiyor.
Asgari ücretle çalışan bir işçi ve 23.500 TL emekli maaşı alan bir emeklinin bu şartlarda geçinebilmesi mümkün mü? Asla mümkün değil. Asgari ücretli ve işçi aldığı üç kuruşluk ücretle kirasını mı ödesin, çocuğunun karnını mı doyursun, pazara mı gitsin, eczanede alınan katkı paylarını mı ödesin?
Kamu çalışanlarının ücretleri emekli ve asgari ücretliye nazaran kısmen biraz daha iyi olsa da her geçen gün düşen alım gücünden dolayı fakirleşmeye devam ediyor. Ekonomik zorluklar toplumun her kesimini her geçen gün daha çok etkilemeye devam ediyor. Geleceğimiz olan gençlerimiz bu ortamda hangi gelirle ev kursun, hangi güvenceyle geleceklerini planlasın?
Son yıllarda geçim sıkıntısı, barınma maliyetleri ve gelirlerin satın alma gücü gündemimizden düşmüyor. Vatandaşın beklentisi seçim vaatlerinde meydanlarda verilen vaatler değil. Vatandaş, mutfakta kaynayan tenceresinin derdinde. Cebinde ve günlük hayatında hissedeceği somut bir iyileşme ve artmasını beklediği alım gücünün derdinde.
Ekonomiyi yönetenler, hiçbir zaman tutmayan ve sürekli güncellenen enflasyon hedeflerinden, ekonomi programlarından, söz ediyor. Vatandaş ise market etiketine, kira sözleşmesine, okul masraflarına, elektrik, su, doğalgaz faturalarına bakıyor. Ekonomik verilerin, ekonomik hedeflerin değerlendirilmesinde bu iki tablo birlikte ele alınmalıdır.
TÜİK’in yılsonu verilerine göre yıllık tüketici enflasyonu 2021’de yüzde 36,08, 2022’de yüzde 64,27, 2023’te yüzde 64,77 ve 2024’te yüzde 44,38 oldu. Mayıs 2024’te yıllık enflasyon yüzde 75,45’e kadar yükseldi. 2025 yılsonunda yıllık enflasyon yüzde %30,89, Ağustos 2026’da ise yüzde %31,51 olarak gerçekleşti.
Enflasyon rakamları değerlendirilirken temel bir gerçek unutulmamalıdır. Enflasyonun yüksek olduğu bir ülkede enflasyon oranının düşmesi, genel fiyat düzeyinin düşmesi anlamına gelmez. Enflasyon pozitif kaldığı sürece fiyatlar artmaya devam eder. Sadece enflasyonun artış hızı yavaşlar.
Yıllardır reel enflasyon oranında yapılmayan maaş artışları bu gün emekli bir polis memurunun meydanda intiharına kadar ilerlemiş boyuttadır. Fiyat artışlarından ve enflasyon oranında yapılmayan maaş artışları başta emekli ve asgari ücretliler olmak üzere tüm sabit ücretliler fakirleşmiştir. Enflasyonun aile bütçesinde açtığı kayıp, sadece enflasyonun yavaşlamasıyla kapanmaz. Kalıcı bir istikrar için öncelikle sabit gelirlilerin satın alma gücü güçlendirilmelidir. Ekonomide başarının ölçüsü, açıklanan hedefler değil, vatandaşın temel ihtiyaçlarını zorlanmadan karşılayabilmesidir.
Acı olan nedir biliyor musunuz? Bugün bir emekli polisin intiharının, 57. Hükümet döneminde bir vatandaşın rahmetli Bülent Ecevit’in önüne attığı yazar kasa kadar gündemde kalmaması.