I. Dünya Savaşı'ndan mağlup çıkan Osmanlı Devletinin topraklarının İtilaf Devletleri tarafından işgal edilerek paylaşılması üzerine, Gazi Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde Türk milletinin bağımsızlığını ve vatan bütünlüğünü korumak için 1919-1922 yılları arasında verdiği çok cepheli bağımsızlık mücadelesi Türk Milletinin Kurtuluş Savaşıdır.
Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerinin atıldığı Kurtuluş Savaşı, Türkiye'nin ulusal bağımsızlık mücadelesidir.
30 Ağustos büyük taarruz ve kurtuluş savaşını anlayabilmek için geçmişin tarihsel sürecini göz atmakta yarar vardır. Eğer geçmişi bilmezsek bu gün bazılarının yaptığı gibi kurtuluş savaşı nedir? Biz kimden kurtulduk? Gibi ifadelerle karşılaşmak mümkündür.
Bu günü anlayabilmek için geçmişi, yani tarihsel süreçlere göz atmak gerekir. Bunun için öncelikle Türklerin Anadolu’ya gelişleriyle, Büyük Selçuklu İmparatorluğu’nun kurulması ve Türklerin İslam dünyasına hâkim olması İslam medeniyeti ve Müslüman kavimlerin tarihinde bir dönüm noktasıdır.
Büyük Selçuklu İmparatorluğu’nun kuruluşu ile Anadolu'nun fethedilmesi ve Türkleşmesi en önemli tarihsel gelişimlerden biridir. Türkiye Selçukluları devleti İran'da 1040 yılında kurulan Selçuklu İmparatorluğundan otuz beş yıl sonra, 1075 de, kurulmuştur. Bu olay, Sultan Alparslan’ın 1071 Malazgirt Zaferi’nden sonra, büyük bir Türk nüfusunun Anadolu'ya göçmesiyle gerçekleşmiştir.
Türk Tarihinin en büyük dönüm noktalarından biri 26 Ağustos 1071 Malazgirt Zaferidir. Malazgirt zaferiyle ordusu dağılan ve direnişi kırılan Bizans’ın boşalttığı yerlere Türkmenler Anadolu’nun pek çok bölgesine yayılmaya ve yurt kurmaya başlamışlardır. 1297 yılından sonra gerilemeye başlayan Selçuklu Devletinden sonra 1299 yılında Osmanlı Devleti’nin kurulmasıyla Anadolu’da Türk devletleri geleneği sürdürülerek 624 yıl aralıksız tüm dünyaya hükmeden bir süreci Türk Devleti kullanabilmeyi başarmışlardır.

KARLOFÇA ANTLAŞMASI

Osmanlı Devleti’nin yaklaşık 300 yıl dünyaya tam hükümran olarak sürdüğü yönetimi, 1579 yılında Sokullu Mehmet Paşa’nın ölümünden sonra duraklama dönemine girilmiş ve 1699 Karlofça Antlaşması’na kadar duraklama dönemi devam etmiştir.
Duraklama döneminde, devlet yapısı, devlet yönetimi, Ordu ve Donanma bozulmuştur. Duraklamayı fırsat bilen Avrupalı devletler Osmanlı’ya karşı tarihte Kutsal İttifak olarak bilinen ittifaklarını oluşturmuş, bu arada Ticaret yolları yön değiştirmiştir. Aynı anda gerçekleşen savaşlar ile sınırların daralmasına sebep olmuştur.
1695 yılıyla beraber gerileme dönemine girilmiş, gerileme dönemi 1807 yılına kadar devam etmiştir. Bir takım düzenlemeler yapılsa da Osmanlı Devletinin yıkılış sürecine girmesi ve dağılması engellenememiştir. III. Selim’le başlayan süreç 1918-1922 yılları arasında VI. Mehmet Vahdettin’le son bulmuştur. Bu süreç devam ederken Anadolu toprakları Asya ve Avrupa ülkeleri tarafından dört bir köşesinden işgal edilmeye başlanmıştır.
Anadolu’nun pek çok köşesi işgal edilirken Gazi Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşları ile Türk milletinin Milli Mücadelesi başlamış ve işgal altındaki Anadolu toprakları karış karış kurtarılmaya başlanmıştır. Ülkenin dört bir yanındaki düşman güçleri, kahraman Türk Milleti neferlerinin amansız mücadelesi ve azmiyle yurttan kovulmuştur. Dört yıl süren amansız kurtuluş mücadelemiz 30 Ağustos 1922’de başlayan Büyük Taarruz, Kurtuluş Savaşı sırasında Türk ordusunun işgalci güçlere son ve kesin darbeyi 9 Eylülde İzmir’de vurmasıyla son bulmuştur.
Genç Türk Devleti olan, Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli burada sağlamlaştırılmış, ölümsüz yaşayışı burada taçlandırılmıştır. Bu alanda akan Türk kanları, göklerde uçuşan şehit ruhları, devletimizin, cumhuriyetimizin ölümsüz koruyucularıdır.
İlk kez 1924 yılında Afyon'da Başkumandan Zaferi adıyla kutlanan 30 Ağustos günü, Türkiye'de 1926'dan itibaren Zafer Bayramı olarak kutlanmaktadır.