Estetik cerrahide son yıllarda dikkat çeken değişim, daha belirgin ve yapay görünümler yerine doğal sonuçların öne çıkması oldu. Uzmanlar, kişiyi tamamen değiştirmekten çok yüz ve vücut yapısıyla uyumlu, dışarıdan bakıldığında estetik müdahale yapıldığı belli olmayan sonuçların tercih edildiğini belirtiyor.

Memorial Ataşehir Hastanesi Estetik ve Plastik Cerrahi Bölümü’nden Op. Dr. Fırat Özer, estetik uygulamalarda yaşanan dönüşüme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özer, yaklaşık iki yıl öncesine kadar daha belirgin değişimlerin öne çıktığını, son dönemde ise kişinin kendi anatomisini ve karakteristik özelliklerini koruyan işlemlere yönelimin arttığını ifade etti.

EN ÇOK TERCİH EDİLEN ESTETİK OPERASYONLAR

Op. Dr. Özer, dünyada en sık uygulanan cerrahi estetik işlemler arasında göz kapağı estetiği, liposuction, meme büyütme, skar revizyonu ve rinoplastinin bulunduğunu aktardı. Kadınlarda liposuctionun ilk sırada yer aldığını belirten Özer, bunu göz kapağı estetiği ve meme büyütmenin takip ettiğini söyledi. Erkeklerde ise göz kapağı estetiğinin başı çektiğini, ardından jinekomasti ve skar revizyonunun geldiğini ifade etti. Özer'e göre estetik operasyonlarda temel hedef, kişinin vücut oranları ve anatomisiyle uyumlu bir görünüm oluşturmak. Özellikle geçmişte tercih edilen büyük meme implantlarının zaman zaman vücut yapısıyla orantısız sonuçlara neden olduğunu belirten Özer, günümüzde daha ölçülü uygulamaların öne çıktığını kaydetti.

Uzmanlar Acikladi Estetik Cerrahinin Bilinmeyen Yonleri Medya Estetik Algisini Nasil Sekillen

Sakız ve gargara yetmiyor! Ağız kokusunun asıl nedeni bakın neymiş
Sakız ve gargara yetmiyor! Ağız kokusunun asıl nedeni bakın neymiş
İçeriği Görüntüle

ESTETİKTE TEK TİP GÖRÜNÜM GERİDE KALIYOR

Estetik cerrahide başarının herkese aynı yüz veya vücut görünümünü kazandırmak olmadığını vurgulayan Özer, kişinin doğal mimiklerinin, yüz ifadesinin ve anatomik oranlarının korunmasının önemine dikkat çekti. Özellikle dudak ve burun estetiğinde son yıllarda tartışılan uygulamalara değinen Özer, yüzün doğal oranlarını değiştiren aşırı dolgu uygulamalarının her kişi için uygun olmadığını söyledi. Burun estetiğinde çok fazla kalkık ve burun deliklerinin belirgin şekilde göründüğü modellerin de her yüz yapısına uymayacağını belirten Özer, sosyal medyada popüler hale gelen “Barbie burnu” görünümünün herkes için doğru tercih olmadığını ifade etti.

“MİNİ DOKUNUŞ” HER HASTA İÇİN YETERLİ DEĞİL

Estetik işlemlerde uygulanacak yöntemin hastanın dokusal özelliklerine göre belirlenmesi gerektiğini belirten Özer, küçük müdahalelerin her zaman istenilen sonucu vermeyebileceğini söyledi. Yüz bölgesinde ileri seviyede sarkma bulunan kişilerde sıvı yüz germe veya cihaz destekli uygulamalarla kalıcı ve etkili sonuç elde etmenin mümkün olmayabileceğini aktaran Özer, bu gibi durumlarda yüz germe ameliyatının gündeme gelebileceğini belirtti. Uzman, doğru işlemin belirlenmesinde önceliğin hastanın anatomik durumunun değerlendirilmesi olduğunu vurguladı.

YÜZ GERMEDE AMAÇ SADECE CİLDİ ÇEKMEK DEĞİL

Yaşlanma sürecinin yalnızca ciltte meydana gelmediğini belirten Özer, cilt altında bulunan derin dokularda da zaman içerisinde gevşeme ve sarkma yaşandığını ifade etti. Modern yüz germe tekniklerinde bu nedenle daha derin dokuların da değerlendirilmesinin önem kazandığını söyleyen Özer, dual plan olarak adlandırılan teknikle yüzün farklı anatomik katmanlarına yönelik işlemler yapılabildiğini aktardı. Gelişen cerrahi ve anestezi tekniklerinin de uygulamalara katkı sağladığını belirten Özer, yüz germe operasyonlarındaki temel amacın yüzü yapay biçimde germek değil, yaşlanmayla değişen anatomik yapıyı mümkün olduğunca doğal bir görünümle yeniden düzenlemek olduğunu söyledi.

Estetik cerrah seçerken yalnızca sosyal medya paylaşımlarına göre karar verilmemesi gerektiğini belirten Özer, sosyal medya hesaplarında çoğunlukla en başarılı sonuçların öne çıkarılabildiğine dikkat çekti. Hekim ile hasta arasındaki iletişimin, beklentilerin doğru değerlendirilmesinin ve ameliyat sonrasında sürdürülen takibin de en az operasyon sonucu kadar önemli olduğunu ifade eden Özer, estetik cerrahide başarının yalnızca değişimin büyüklüğüyle ölçülmemesi gerektiğini söyledi. Uzmanlara göre estetikte yeni anlayış, kişinin yüzünü veya vücudunu tamamen değiştirmek yerine, doğal özelliklerini koruyarak daha dinç ve sağlıklı bir görünüm elde etmeye odaklanıyor.

Kaynak: iHA