Son dönemde ünlüler, siyasiler ve sosyal medya fenomenleri arasında da yaygınlaşan zayıflama iğneleri, kısa sürede kilo verme amacıyla kullanılıyor. Uzmanlara göre obezite yalnızca fazla kilo ile açıklanan bir durum değil; kronik, ilerleyici ve tekrarlayıcı bir hastalık olarak değerlendiriliyor. Yeni nesil bazı tedavilerde vücuttaki GLP-1 ve GIP reseptörlerini etkileyen moleküller kullanılıyor. Bu ilaçların beyindeki hazza dayalı yeme isteğini azaltabildiği ve mide boşalmasını yavaşlattığı belirtiliyor. Ancak uzmanlar, ilaçların obezitesi bulunan kişilerde doktor kontrolünde ve uygun dozlarda kullanılması gerektiğini vurguluyor. İlaç tedavisine eşlik eden sağlıklı beslenme ve yaşam tarzı değişikliğinin de önemli olduğu ifade ediliyor. Doktor kontrolü olmadan, özellikle normal kiloda veya yalnızca birkaç kilo fazlası bulunan kişilerin bu ilaçları kullanmasının ise ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği belirtiliyor. Uzmanlara göre aşırı iştah baskılanması nedeniyle yeterli beslenemeyen kişilerde kas ve kemik kaybı görülebiliyor. Bu nedenle söz konusu ilaçların bir zayıflama diyeti ya da mucize yöntem olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.
YAN ETKİLERE VE HIZLI KİLO KAYBI
Uzmanlar, zayıflama iğnelerinin mide-bağırsak sisteminde bazı olumsuz etkilere neden olabileceğini belirtiyor. Karın ağrısı, mide bulantısı, kusma, kabızlık ve şişkinliğin yanı sıra yorgunluk, baş dönmesi ve baş ağrısı da görülebilen yan etkiler arasında sıralanıyor. Bazı yayınlarda medüller tiroid kanseriyle bağlantı ihtimaline de dikkat çekilirken, kanser hastalarında bu ilaçların önerilmediği aktarılıyor. İştahın aşırı baskılanması nedeniyle günlük karbonhidrat, protein ve yağ ihtiyacının yeterince karşılanamaması da hızlı kilo kaybına neden olabiliyor. Uzmanlara göre bunun sonucunda deride sarkma, ciltte kuruma, saç dökülmesi ve tırnaklarda kırılma gibi sorunlar ortaya çıkabiliyor. Ayrıca önerilen kullanım sıklığının değiştirilmesi de risk taşıyor. Haftada bir uygulanması gereken ilacın daha hızlı sonuç almak amacıyla üç günde bir kullanılması tehlikeli sonuçlara yol açabiliyor. İlaçların görece yeni olması nedeniyle uzun vadede ortaya çıkabilecek tüm etkilerin henüz bilinmediği, bu nedenle önerilen doz ve sürenin dışına çıkılmaması gerektiği belirtiliyor. İlaçtan fayda görülmeyen kişilerde ise tedavinin doktor tarafından yeniden değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor.
ZAYIFLIK GÜZELLİK ÖLÇÜSÜ MÜ?
Uzmanlar, zayıflama iğnelerinin yalnızca birkaç kilo vermek isteyen kişiler tarafından kullanılmasının doğru olmadığını, öncelikle kilo probleminin altında yatan nedenlerin belirlenmesi gerektiğini söylüyor. Vücut kitle indeksinin 30’un üzerinde olduğu ve insülin direnci gibi sorunların bulunduğu kişilerde tedavinin doktor kontrolünde değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor. Bazı ilaçların 12 yaş üzerindeki obezitesi bulunan çocuklarda da FDA tarafından onaylandığı aktarılıyor. Öte yandan zayıflama iğnelerinin ünlüler ve sosyal medya üzerinden yaygınlaşmasının güzellik algısı üzerindeki etkisine de dikkat çekiliyor. Uzmanlara göre daha zayıf olmanın otomatik olarak daha güzel olmak anlamına gelmediği konusunda özellikle gençlerin bilinçlendirilmesi gerekiyor. Vücuttaki yağ dokusunun ısı dengesi, vitamin ve mineral kullanımı ile hormonların düzenlenmesi gibi işlevlerde rol oynadığı belirtiliyor. Aşırı zayıflığın da obezite gibi sağlık açısından risk oluşturabileceği ifade edilirken, vücut kitle indeksinin 18’in altında veya 30’un üzerinde olmasının sağlık açısından ciddi riskler taşıyabileceği aktarılıyor.




