Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı M. Nazım Karalezli, ayak bileği burkulmalarının basit bir sakatlık olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, “kırık yok” denilerek tedavinin yarıda bırakılmasının ciddi sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Karalezli, özellikle ilk 3 haftalık doğru tedavinin büyük önem taşıdığını vurguladı.

Burkulmanın çoğunlukla ayağın içe doğru ani dönmesiyle meydana geldiğini belirten Karalezli, bu sırada bağların esneyebileceğini ya da yırtılabileceğini ifade etti. En sık hasar gören yapıların dış yan bağlar olduğunu, özellikle ön talofibular bağın (ATFL) bu yaralanmalarda öne çıktığını dile getirdi.
Burkulma anında şiddetli ağrı ve kısa sürede gelişen şişliğin önemli uyarı işaretleri olduğunu belirten Karalezli, 24 saat içinde topuk ve parmaklara doğru yayılan morarmanın iç kanamaya işaret edebileceğini kaydetti. Üzerine basamama ve ayakta boşluk hissinin de ciddi yaralanma göstergeleri arasında yer aldığını söyledi.
“KIRIK YOK DEMEK, HASAR YOK DEMEK DEĞİLDİR”
Hastaların büyük bölümünün röntgende kırık saptanmadığında tedaviyi yarıda bıraktığını belirten Karalezli, asıl riskin bu noktada başladığını ifade etti. Yırtılan bağların sağlam şekilde iyileşebilmesi için en az 3 hafta destekleyici ortez ya da atel kullanılması gerektiğini vurgulayan Karalezli, desteksiz ve erken yük vermenin bağların gevşek iyileşmesine ve kronik ağrıya yol açabileceğini söyledi.
Bağların yalnızca kemikleri bir arada tutmadığını belirten Karalezli, aynı zamanda beynin ayağın konumunu algılamasını sağlayan sinir uçlarını da içerdiğini aktardı. Uygun fizik tedavi yapılmadığında denge kaybının kalıcı hale gelebileceğini ifade etti.
“İLK 48 SAAT KRİTİK”
Ayak bileği burkulmalarında ilk 48 saatin tedavi açısından belirleyici olduğunu söyleyen Karalezli, RICE prensibinin uygulanması gerektiğini belirtti. İstirahat, buz uygulaması, elastik bandajla kompresyon ve ayağın kalp seviyesinden yukarıda tutulmasının şişliği ve hasarı azaltacağını kaydetti.
Modern tedavide fonksiyonel yöntemlerin öne çıktığını ifade eden Karalezli, ayağın sağa ve sola dönmesini engelleyen ancak hareketine izin veren özel bilekliklerin 3 ila 6 hafta kullanılmasının önerildiğini söyledi. Denge egzersizleriyle derin duyunun yeniden kazandırılmasının gerekli olduğunu dile getirdi.
“CERRAHİ NADİREN GEREKLİ”
Taze ayak bileği burkulmalarında ameliyatın neredeyse hiç gerekmediğini belirten Karalezli, kronik instabilite gelişen, düz yolda yürürken bile ayağı dönen ya da eklem içinde kıkırdak hasarı bulunan hastalarda cerrahi seçeneğin gündeme gelebileceğini söyledi.
Halk arasında yaygın olan “kırıkçıya çektirme” uygulamasının son derece riskli olduğunu vurgulayan Karalezli, bu tür müdahalelerin mevcut hasarı artırabileceğini ifade etti. Spora dönüş süresinin yaralanmanın derecesine göre değiştiğini belirten Karalezli: "Ağrısız şekilde tek ayak üzerinde zıplayabiliyorsanız spora hazırsınız demektir. Basit burkulmalarda 2-3 hafta, ciddi yırtıklarda ise 6-8 haftayı bulabilir" dedii.
Karalezli: "Ayak bileği burkulmasını hafife almayın. İlk 3 haftada kullanacağınız basit bir bileklik, sizi ömür boyu sürebilecek bir sorundan kurtarabilir" dedi.





