Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Ekonomi Bürosu Başkanı Hakan Topkurulu, 27 Eylül’de Vatan Partisi İzmir İl Başkanlığı’nda yaptığı basın açıklamasında fon krizini, Türkiye’nin dış borcunu, faiz ödemelerini ve ülke dışına çıkarıldığını iddia ettiği kaynakları gündeme taşıdı. Son dönemde ortaya çıkan dolandırıcılık ve usulsüzlük iddialarının ekonomi politikalarından ayrı değerlendirilemeyeceğini savunan Topkurulu, yaşanan sorunların kökenini 1980 sonrasında uygulanan sistemde gördüğünü söyledi. Türkiye’nin üretime dayalı yeni bir ekonomi programına ihtiyacı olduğunu belirten Topkurulu, partisinin ‘Üreticilerin Milli Hükümeti’ önerisini anlattı. Açıklamasında yurt dışındaki para ile banka kasalarındaki altına ilişkin dikkat çekici rakamlar da paylaşan Topkurulu, “Türkiye’nin yurdumuzda kazanılmış ancak yurt dışına çıkarılmış 500 milyar dolar parası bulunmaktadır” ifadelerini kullandı.
“HER GÜN BİR BAŞKA DOLANDIRICILIK”
Topkurulu açıklamasına, “Türkiye ve dünya bugün bir karar verme aşamasına gelmiştir. Dünya da her gün kamuoyunu şaşırtan gelişmeler ardı ardına yaşanmaktadır” sözleriyle başladı. “Gümrük vergileri ve yapılacak yatırımlarla tekrar büyük (MAGA) olacak diyerek ABD’de iktidara gelen Trump neredeyse tüm dünyayı ateşe verecek saldırgan politikalar izlemeye başlamıştır” diyen Topkurulu, “Önce Venezuela daha sonra İran ile savaş başlatan ABD kendi müttefiklerine karşı bile saldırgan hale gelmiştir. Kanada, Grönland bunun örnekleridir. Avrupa’da Avrasyacı partiler birinci parti haline gelmişlerdir. Ancak İran’da bataklığa saplanan ABD çıkış yolu bulamamaktadır. İran ile birlikte Yemen’de de ABD ve müttefiklerine karşı büyük direniş başlamış, yoksul Yemen halkı Babül Mendep Boğazı üzerinden Atlantik sisteminin ekonomik can damarına düğümü geçirmişlerdir. Dünyadaki bu gelişmelerle birlikte ülkemizde de önemli gelişmeler olmaktadır. Her gün bir başka dolandırıcılık ortaya çıkmakta ve milyarlarca liralık sahtekarlık ve dolandırıcılıklar bir irin gibi meydanlara saçılmaktadır. Vatandaşlık usulsüzlüğü, hal dolandırıcılığı, bahis- kumar operasyonu, belediyelerdeki soygunlar, en son olarak büyük yatırım fonu dolandırıcılığı” ifadelerini kullandı.
“VATANDAŞIMIZIN BİRİKİMLERİ HEBA EDİLDİ”
“Devlet ve yüz binlerce vatandaşımızın birikimleri heba edilmiştir” diyen Topkurulu, “İşte bunların ortaya saçılması artık yaranın patladığını ve tedavi edilmesi gerektiğini göstermektedir. 1980 yılında Turgut Özal’ın 24 Ocak Kararları ve hemen ertesinde 12 Eylül Amerikancı darbesi sonrasında neoliberal sistem ve özgürlük ve serbestlik ve dünyaya açılmak adı altında emperyalist hegemonyacı sisteme ülkemizin açılması sonucunda “memurum işini bilir” sözleri ile başlayan sahtekarlık ve dolandırıcılık sistemi Turgut Özal sonrasında Tansu Çiller, Kemal Derviş ve Tayyip Erdoğan iktidarları tarafından o yıllardan bu yana süregelmiştir. 1980’li yılların başında yaşadığımız “banker faciası” bugün yaşadıklarımızın ilk örneği olarak karşımıza çıkmıştır. Arada birçok “saadet zinciri” adı verilen ufak tefek soygunların yanında 1994-95 yılında yaşanan ekonomik kriz ve 5 bankanın batışı, 2000’li yılların başında “Anayasa Kitapçığı Fırlatma” adı ile başlayan büyük kriz ve 20 bankanın batışı neoliberal sistemin uygulaması ile yaşadığımız büyük soygun sisteminin ülkemize yaşattığı ekonomik kırılmalardır” açıklamasını yaptı.
“ÇOK BÜYÜK KAYNAKLARIMIZ BULUNMAKTADIR”
Bu sistemin bin bir surat gibi olduğunu söyleyen Topkurulu, “Bir yerde bir şekilde ortaya çıkmakta, siz onu çözdüm sanırken, başka bir yerde başka bir yüzüyle karşımıza çıkmaktadır. Sonuçta Atlantik sistemi ile iç içe geçmiş bu sistem, farklı zamanlarda, farklı şekillerde karşımıza çıkmaktadır. Türkiye yıllardan bu yana cari açık vererek döviz borçlanma ihtiyacı içine girmektedir. Türkiye’nin yurt dışı borcu 600 milyar dolara ulaşmıştır. Her yıl bütçemizden trilyonlarca lira faize ödenmektedir. En son yapılan Orta vadeli Planda 2027 yılında ödenecek faiz miktarı 4 trilyon lira olarak bütçelenmiştir. Halbuki Türkiye’nin çok büyük kaynakları bulunmaktadır. Ülkemiz çok rahat kaynak üreten bir ülkedir. Türkiye’nin yurdumuzda kazanılmış ancak yurt dışına çıkarılmış 500 milyar dolar parası bulunmaktadır. Ayrıca Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız ve Merkez Bankası Başkanımız dahil birçok yetkilinin de söylediği gibi banka kasalarında ekonomi dışına çıkarılmış 500 milyar dolar dolaylarında değeri olan altın bulunmaktadır” dedi.
“DOĞRU İRADE İKTİDARA GELSİN”
“Burada ne yapmalı sorusu gündeme gelmektedir” diyen Topkurulu çözüm önerilerini “Burada ne yapmalıya en doğru cevap doğru iradenin iktidara gelmesidir. Vatan Partisi önümüzdeki yakın gelecekte Türkiye’de bir üreticilerin iktidarı adını verdiğimiz siyasi birliğin iktidara geleceğini müjdelemektedir. İşte Türkiye’nin başta belirttiğimiz karar aşamasına gelmesinin sonucu bu olacaktır. Türkiye bölünüp parçalanmayacaksa ki böyle bir olasılık yoktur. Türkiye Üreticilerin Milli Hükümeti’ni kuracaktır. İşte bu irade Türkiye’nin içinde bulunduğu kıskaçtan kurtulmasının yoludur. Türkiye paradan para kazanma yollarının kapandığı, herkesin çalışarak, emek vererek ürettiği ve üretilenden adil şekilde payını aldığı bir sisteme kavuşacaktır. Mustafa Kemallerin 1930’larda Altı Ok olarak programladığı bu sistem artık görünen gelecektedir.Yurt dışına çıkarılan ve banka kasalarına saklanan para ve altınlar yurt içine gerekirse zor yoluyla getirilerek ve altınlar sisteme içine sokularak ekonomi ve yatırımlar için kullanılacaktır. Bu ancak Vatan partisi Üretim Devrimi Programı ile gerçekleşebilecektir” diye sıralayarak sözlerini tamamladı.




