Özel Sağlık Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Atilla Kara, Türkiye’de de görülen epilepsi (sara) hastalığının kişinin günlük yaşamını, sosyal hayatını ve psikolojisini önemli ölçüde etkileyebildiğini söyledi. Epilepsi nöbetlerinin 10 saniyeden 10 dakikaya kadar sürebildiğini belirten Kara, nöbet sırasında kişinin bulunduğu yerin büyük önem taşıdığını ifade etti. Epilepsinin geçici bilinç kaybıyla seyreden bir hastalık olduğunu dile getiren Dr. Kara, “Önemli olan, bilinç kaybı sırasında kişinin nerede olduğudur. Çünkü kişi düşebilir, bir kazaya maruz kalabilir veya kendisini yaralayabilir. Nöbetlerin çok sık ve art arda yaşanması ise kişinin yaşamını ve sosyal hayatını ciddi şekilde zorlaştırabilir” diye konuştu.
NÖBET GEÇİRME ENDİŞESİ KAYGIYA DÖNÜŞEBİLİYOR
Epilepsinin günlük yaşam kalitesini de etkilediğine dikkat çeken Kara, hastaların nöbetin ne zaman ortaya çıkacağına ilişkin endişelerinin zamanla kaygıya dönüşebildiğini belirtti. Hastaların pazara gitmek, dışarı çıkmak, çalışmak, okula devam etmek veya araç kullanmak gibi günlük faaliyetler sırasında “Her an nöbet geçirir miyim?” düşüncesiyle endişe yaşayabildiğini aktaran Kara, hastalığın fiziksel etkilerinin yanı sıra sosyal ve psikolojik sonuçlarının da bulunduğunu söyledi.

EPİLEPSİ VAKALARININ YÜZDE 80’İNDE NEDEN BİLİNMİYOR
Epilepsinin yüzde 20 oranında beyinle ilgili sorunlardan kaynaklanabildiğini belirten Dr. Atilla Kara, hastalığın nedenlerine ilişkin, “Beyin tümörleri, damar tıkanıklıkları ve travmaları epilepsiye yol açabilir. Doğum travmaları da nedenler arasında yer alabilir. Epilepsi vakalarının yaklaşık yüzde 80’inde ise kesin neden belli değildir. Genetik özellikler de hastalığın ortaya çıkmasında rol oynayabilir ancak mutlaka genetik bir neden bulunması gerekmez” ifadelerini kullandı.
HASTALIK HER YAŞTA ORTAYA ÇIKABİLİYOR
Epilepsinin her yaşta görülebildiğini belirten Nöroloji Uzmanı Dr. Atilla Kara, hastalığın özellikle çocukluk döneminde ve ileri yaşlarda daha sık ortaya çıktığını ifade etti. Kara, çocukluk döneminde başlayan bazı epilepsi türlerinin ilerleyen yaşlarda devam edebildiğini veya bir süre sonra yeniden görülebildiğini belirterek daha önce hiç nöbet geçirmemiş kişilerde de hastalığın ileri yaşlarda ilk kez ortaya çıkabileceğini söyledi. Epileptik nöbetlerin farklı şekillerde görülebildiğini aktaran Kara, “Çocukluk döneminde başlayan bazı epilepsi türleri ilerleyen yaşlarda devam edebiliyor veya bir süre geçtikten sonra yeniden ortaya çıkabiliyor. Daha önce hiç epilepsi nöbeti geçirmemiş kişilerde de hastalık ileri yaşlarda ilk kez görülebiliyor. Epileptik nöbetlerin farklı çeşitleri oluyor. Saniyeler süren dalma nöbetlerinden kol ve bacaklarda sıçramalara, halk arasında “sara nöbeti” olarak bilinen kişinin düşerek kasılması, gözlerini dikmesi ve ağzından köpük gelmesi şeklindeki büyük nöbetlere kadar farklı tablolar görülebiliyor” dedi.

TANI SÜRECİNDE HASTA ÖYKÜSÜ VE EEG ÖNEM TAŞIYOR
Epilepsi tanısında hasta öyküsünün önemli olduğunu vurgulayan Dr. Atilla Kara, nöbeti gören bir kişinin anlatımının veya nöbet anının kamerayla kaydedilmesinin tanı sürecine katkı sağlayabildiğini söyledi. Kara, tanı ve tedavi sürecine ilişkin, “Tanı sürecinde hastanın muayenesinin yanı sıra EEG olarak bilinen beyin elektrosundan da yararlanılıyor. EEG sayesinde nöbetin özellikleri ve beyinde hangi bölgeden kaynaklandığı konusunda bilgi elde edilebiliyor. Epilepsi tedavisinde ilaçların önemli bir yere sahip. Son yıllarda kullanılan çok sayıda ilacın nöbetlerin kontrol altına alınmasında başarılı sonuçlar veriyor. İlaç tedavisiyle hastaların yaklaşık yüzde 60-80’inde nöbetlerin kontrol altına alınabiliyor” diye konuştu.
NÖBET SIRASINDA HASTANIN YAN ÇEVRİLMESİ GEREKİYOR
Epilepsi nöbeti sırasında yapılması gerekenlere de değinen Dr. Atilla Kara, kişinin kasılması ve ağzında salya veya köpük oluşması durumunda solunum yolunun kapanması riskine karşı hastanın yan yatırılması gerektiğini belirtti. Nöbet geçiren kişinin çevresindeki sert ve tehlikeli cisimlerin uzaklaştırılmasının da önem taşıdığını ifade eden Kara, bu sayede hastanın başını, kolunu veya bacağını çarparak yaralanmasının önüne geçilebileceğini söyledi.
NÖBET SIRASINDA AĞZA CİSİM SOKULMAMALI
Toplumda epilepsi nöbeti sırasında uygulanan bazı yanlış müdahaleler bulunduğuna dikkat çeken Dr. Atilla Kara, “Su dökmek, soğan koklatmak gibi uygulamalar doğru değildir. Nöbet sırasında hastanın ağzına kaşık gibi bir cisim konulması da son derece yanlıştır. Hastanın ağzına el veya parmak sokulmaması gerekir. Çünkü nöbet sırasında çene kasları çok güçlü olabilir ve ciddi yaralanmalar meydana gelebilir” uyarılarda bulundu.





