Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Hastanesi Organ Nakli Merkezi’nde, 6 gün içerisinde 3 başarılı böbrek nakli operasyonu gerçekleştirildi. DEÜ Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı öğretim üyeleri ve hekimlerinden oluşan ekip tarafından yapılan operasyonlar, böbrek yetmezliği nedeniyle nakil bekleyen hastalara yönelik tedavi çalışmalarının bir parçası oldu.
BİR YILDA 10 BÖBREK NAKLİ AMELİYATI YAPILDI
Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Böbrek Nakil Merkezi Sorumlusu Doç. Dr. Zekai Serhan Derici öncülüğündeki 20-25 kişilik ekip, nakil bekleyen hastaların tedavilerini sürdürüyor. 1992 yılından bu yana toplam 475 böbrek naklinin gerçekleştirildiği merkezde, son bir yılda 10 böbrek nakli yapıldı. Yüzde 90’ın üzerinde başarı oranına sahip DEÜ Hastanesi, sunduğu tamamen ücretsiz sağlık hizmetleriyle böbrek yetmezliği nedeniyle nakil bekleyen hastalara 34 yıldır hizmet veriyor. Merkez, organ nakli alanında nitelikli sağlık profesyonellerinin yetişmesine de katkı sağlıyor.
"BU BAŞARI TEK BİR KİŞİNİN DEĞİL"
Böbrek nakli sürecinde doğru bilgilendirmenin tedavi başarısında önemli bir yere sahip olduğunu belirten Doç. Dr. Zekai Serhan Derici, operasyonların yoğun emek ve uzun hazırlık süreçleri gerektirdiğini ifade etti. Derici, nakil operasyonlarında çok sayıda sağlık çalışanının birlikte görev yaptığını belirterek , “Nakil operasyonları son derece emek, yoğun ve saatler süren hazırlıklar gerektirir. Bu başarı tek bir kişinin değil; cerrahi, nefroloji, immünoloji, anestezi ekipleri, organ nakli koordinasyon birimi, yoğun bakım uzmanları, ameliyathane/klinik hemşireleri ve personellerinden oluşan çok büyük bir ekibin kusursuz senkronizasyonuyla elde edilir. Başarı ile yapılan her böbrek nakli prosedürünün ardında, bu işe gönülden katkı sağlayan onlarca doktor, hemşire, tekniker ve her kademeden sağlık çalışanının olduğunu unutmamak lazım” dedi.

AİLELERİN YAŞAMINI DA ETKİLİYOR
Organ naklinin yalnızca hastanın değil, çevresindeki insanların yaşamını da doğrudan etkilediğine dikkat çeken Doç. Dr. Derici, bağışın sağlayabileceği katkılara ilişkin, “Eğer bir aile, yoğun bakımda yatan yakını için organ nakli bağışçısı olması konusunda onay verirse karaciğeri 1 kişi, böbrekleri 2 kişi, pankreas 1 kişi, ince bağırsak, akciğer ve kalp ile birlikte hastanın ailesinden hasta ile ilgilenen 7-8 kişinin de hayatı düzene girecek. Organ nakli sadece hastanın değil; hastayı hastaneye getirip götüren aile bireylerinin, hastanın hastalık nedeniyle eksik ya da verimsiz kaldığı alanlardaki iş yerindeki iş arkadaşlarına kadar pek çok kişinin hayatında mucizevi bir değişiklik olacak” ifadelerini kullandı.
DEÜ’NÜN ORGAN NAKLİ ALANINDAKİ EĞİTİM MİSYONU SÜRÜYOR
Dokuz Eylül Üniversitesi’nin organ nakli alanında uzun yıllara dayanan kurumsal birikime sahip olduğunu belirten Doç. Dr. Zekai Serhan Derici, merkezin yalnızca hastalara hizmet sunmadığını, aynı zamanda bu alanda uzman sağlık profesyonelleri yetiştirdiğini vurguladı. DEÜ’nün eğitim misyonuna ilişkin açıklamalarını sürdüren Derici, “Burası hizmet veren bir merkez olmasının ötesinde hizmet veren insanları da yetiştiren bir merkezdir. Burası hizmet üretmenin dışında aynı zamanda eğitim veren bir kurum olması sebebiyle buradan sürekli dışarıya doğru nakil ameliyatları alanında bilgi ve tecrübe sahibi insanlar yetişiyor. En temel farkımız bu. DEÜ’den yetişmek DEÜ’lü uzman olmak her zaman artı bir apolet kazandırıyor” diye konuştu.
DEÜ'DE ORGAN NAKLİNDE İLK UYGULAMALARA İMZA ATILDI
Organ nakli alanında uzun yıllardır faaliyet gösteren Dokuz Eylül Üniversitesi’nde ilk böbrek nakli ve ilk periton diyalizi uygulamalarının yanı sıra ilk canlı vericili sağ karaciğer nakli gibi önemli operasyonlar da gerçekleştirildi. Bu uygulamalar, üniversitenin organ nakli alanındaki kurumsal birikimini ve deneyimini ortaya koyan çalışmalar arasında yer alıyor.
DEÜ’DE ORGAN NAKLİ HASTANESİ İÇİN HAZIRLIKLAR BAŞLADI
Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, yeni açılan bölümlerin tanıtımı amacıyla basın mensuplarıyla bir araya geldiği buluşmada, üniversitede Organ Nakli Hastanesi yapılanmasına yönelik hazırlıkların başladığını açıklamıştı. Uzman kadrolarla güçlendirilen organ nakli hizmetlerinin müstakil ve modern bir yapı altında toplanması planlanıyor. Organ Nakli Hastanesi ile İzmir’in uluslararası sağlık turizminde yeni bir merkez haline gelmesine katkı sağlanması hedefleniyor. Planlanan yapılanma kapsamında nakil süreçlerinin tamamının yanı sıra laboratuvarların, yoğun bakım ünitelerinin ve operasyon salonlarının da bağımsız bir yapı içerisinde hizmet vermesi öngörülüyor. Hazırlıkları devam eden hastane ile hastaların başvuru aşamasından operasyon sonrasındaki kritik takip dönemlerine kadar ihtiyaç duyduğu tüm tıbbi birimlerin aynı çatı altında ve koordinasyon içinde hizmet vermesi amaçlanıyor.
DEÜ’NÜN BÖLGEDEKİ KONUMUNA DİKKAT ÇEKİLDİ
Rektör Prof. Dr. Bayram Yılmaz, 2026 yılının ilk altı ayında gerçekleştirilen başarılı organ nakilleriyle Dokuz Eylül Üniversitesi’nin bölgenin önemli referans merkezlerinden biri olmayı sürdürdüğünü belirtti. Üniversitenin uluslararası iş birlikleriyle bilimsel ve klinik kapasitesini her geçen gün geliştirdiğini ifade eden Yılmaz, organ nakli alanındaki çalışmaların da bu gelişimin önemli unsurlarından biri olduğunu vurguladı. Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi, 34 yıldır böbrek yetmezliği nedeniyle nakil bekleyen hastalara yönelik operasyonlarını sürdürüyor. Hastane, multidisipliner yaklaşımı ve deneyimli sağlık ekibinin çalışmalarıyla hizmet veriyor.
DEÜ’NÜN ORGAN NAKLİ ALTYAPISI VURGULANDI
İzmir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Ayhan Kul, Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi’nin bölge açısından önemine dikkat çekerek sağlık hizmetleri nedeniyle teşekkürlerini iletti. Kul, 6 günde gerçekleştirilen 3 böbrek naklinin İzmir’in organ nakli alanındaki altyapısını ve sağlık çalışanlarının niteliğini ortaya koyduğunu belirterek, “Kentimizin ve bölgemizin köklü sağlık üslerinden biri olan Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi Organ Nakli Merkezinde 6 günde gerçekleştirilen 3 başarılı böbrek nakli operasyonu, İzmir’imizin organ nakli alanındaki güçlü altyapısını ve nitelikli insan kaynağını bir kez daha ortaya koymuştur. 34 yıllık kurumsal birikimle elde edilen bu başarı; multidisipliner ekip çalışmasının ve özverili sağlık hizmetinin en somut göstergesidir. Bu vesileyle, nakil süreçlerinde görev alan tüm hekimlerimize, sağlık çalışanlarımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyor; nakil olan hastalarımıza sağlıklı ve uzun bir yaşam diliyorum” ifadelerini kullandı.
İZMİR İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ’NDEN ORGAN BAĞIŞI ÇAĞRISI
Organ naklinin tıbbi bilgi ve deneyimin yanı sıra toplumsal dayanışma ve organ bağışı duyarlılığıyla mümkün olduğunu belirten Doç. Dr. Ayhan Kul, vatandaşları organ bağışı konusunda duyarlı olmaya davet etti. İzmir İl Sağlık Müdürlüğü’nün organ bağışı ve nakli süreçlerini güçlendirmek, vatandaşları doğru bilgilendirmek ve toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla çalışmalarını sürdürdüğünü ifade eden Kul, “Organ nakli, yalnızca ileri tıbbi bilgi ve deneyimle değil, aynı zamanda toplumun dayanışması ve organ bağışı konusundaki duyarlılığıyla hayat bulan bir tedavidir. İzmir İl Sağlık Müdürlüğü olarak organ bağışı ve nakli süreçlerinin güçlendirilmesi, vatandaşlarımızın bu konuda doğru bilgilendirilmesi ve toplumsal farkındalığın artırılması amacıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bir insanın yaşamını kaybettikten sonra başka bir insana yaşam umudu olabilmesi, organ bağışının taşıdığı eşsiz değeri göstermektedir. Tüm vatandaşlarımızı organ bağışı konusunda duyarlı olmaya ve bu konudaki kararlarını aileleriyle paylaşmaya davet ediyorum” diye aktardı.




