MHP İzmir teşkilatı sandık başında! Kongrede tek aday Veysel Şahin
MHP İzmir teşkilatı sandık başında! Kongrede tek aday Veysel Şahin
İçeriği Görüntüle

EGE TELGRAF - Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İzmir İl Başkanlığı'nın 15. Olağan İl Kongresi Balçova'da gerçekleştirildi. Mevcut il başkanı Veysel Şahin kongreye tek aday olarak katıldı. Mali raporların ibra edilmesinin ardından kongrenin tek adayı ve mevcut il başkanı Veysel Şahin kürsüde İzmir ve ülke gündemine yönelik açıklamalarda bulundu.

"TEŞKİKATA YENİ GİRMİŞ DEĞİLİM"

Böylesine kutlu bir şehrin başı dik evlatları olarak sana olan sevdamızı, sadakatımızı ve hizmet etme kararlılığımızı haykırmaya geldik İzmir" diyerek sözlerine başlayan Şahin, "Bugün bu kürsüde konuşmak benim için çok kolay değil. İnsan bazen yılları takvim yapraklarıyla değil birlikte yürüdüğü insanların hatıraları ve gönül bağlarıyla ölçüyor. Bugün geriye dönüp baktığımda yalnızca bir il başkanlığı dönemi görmüyorum. Omuz omuza verdiğimiz mücadeleyi birlikte ıslandığımız, terlediğimiz günleri, en zor zamanımızda biz buradayız diyerek yanımızda duran dava arkadaşlarımı görüyorum. Bu teşkilatta saçlarını ağartanlar, gençliğini bu davaya verenler, ailesini ve sevdiklerinden fedakarlık edenler, hiçbir makam ve menfaat beklemeden üç hilalin yere düşmemesi için ömrünü ortaya koyan isimsiz kahramanlarımız bu salondalar. Allah hepsinden razı olsun. Görevimiz boyunca yorulduğumuz, kırıldığımız, evimizi ihmal ettiğimiz, sevdiklerimizden fedakarlık ettiğimiz günler oldu. Teşkilatın kapısından yeni girmiş bir kardeşiniz değilim. Gençliğim burada geçti. Saçlarımıza düşen aklarda bu mücadelenin izi var. Nice büyüğümüzü ebediyete uğurladık, nice kardeşlerimizle aynı sofrayı paylaştık. Bugün bu emanete talip olurken taşıdığım duygu makam heyecanı değil aksine omuzlarımdaki emaneti daha ağır hissetmenin bana gösterilen güvenin, hakkını verebilmenin ve yarın çocuklarımızın yüzüne başımız dik bakabilmenin mesuliyetidir. Çünkü biliyorum ki bir gün bu makamları bırakacağız fakat geriye tek bir şey kalacak. Bu davaya ne verdik? Davamızın zor gününde nerede durduk? Bütün hesabım budur" dedi.

"EN AĞIR BEDELİ MÜSLÜMANLAR ÖDEDİ"

Şahin, "Dünya bugün hiç olmadığı kadar çalkantılı bir süreçten geçmektedir. Her sabah yeni bir krize yeni bir belirsizliğe uyanıyoruz. Siyasi dengeler sarsılıyor, ekonomik dengeler değişiyor. Uluslararası hukuk, adalet ve insani değerler her geçen gün biraz daha aşılıyor. Böylesine kritik dönemlerde yaşanan hadiselerin sadece görünen yüzüne bakamayız. Olayların arkasındaki hesabı doğru okumak bölgemiz ve ülkemizi hedef alan tuzakları isabetle tahlil etmek bizim için bir tercih değil milli bir mecburiyettir. Çünkü yükselen siyasi istikrarsızlık dalgası açıkça göstermektedir küresel sistem artık çok boyutlu bir kriz sarmalının içerisindedir. Üstelik bu tablo tesadüf değildir. Küresel kaynakları, enerji yollarını, ticaret koridorlarını ve stratejik noktaları kontrol etmek isteyen emperyalist akıl krizleri çözmek yerine derinleştirerek hakimiyet alanını genişletmenin peşindedirler. Bir gerilim diğerini tetiklemekte, bir savaş başka bir coğrafyaya sıçramaktadır. Uluslararası sistem adeta can çekişmektedir. Hukukun yerini kaba kuvvet almıştır. Ne yazık ki bu kirli düzeninin en ağır bedelini yine masumlar, mazlumlar ve Müslümanlar ödemektedir. Gazze'den Yemen'e, Afrika'dan Orta Doğu'ya kadar milyonlarca Müslümanın gözyaşı akarken demokrasi, insan hakları ve özgürlük nutukları atanların nasıl sustuğunu görüyoruz. Tamda böyle bir dönemde Türkiye'nin güçlü olması sadece bizim için değil umudunu Türkiye'ye bağlamış milyonlarca insan için tarihi bir zarurettir. Çünkü önümüzdeki yüzyılın meselesi yalnızca kimin daha güçlü olacağı değil yeni dünyanın hangi değerler düzeninde kurulacağıdır. Bugün Doğu Akdeniz'den Kızıldeniz'e uzanan mücadele, enerji hatlarının, ticaret koridorlarının, ekonomik güzergahların kim tarafından kontrol edileceğinin mücadelesidir. Bizim itirazımız tam da buradadır. Kürdü, Araba kavga ettirirken bu coğrafyanın kaynaklarını ve geleceğini başkaları paylaşma hesabındadır. Bin yıllık kardeşlik hukukumuzu mezhep, etnik kimlik üzerinden parçalamaya çalışan Siyonist emperyalist anlayışın karşısına kardeşliğimizi ve güçlü devlet aklımızı koymak zorundayız. Tarih düş görenlerin mülküdür. Millet olarak çok uzun yoldan geliyoruz. Bu uzun yolda dünyayı titreten cihan devletlerini emsali görülmemiş zaferleri de gördük. Şanlı mazimiz boyunca çok yollar kat ettik. O kutlu hayallerin mukaddes düşlerin eşliğinde Türk ve Türkiye yüzyılı yürüyüşündeyiz. Genel başkanımız, asrın bilgisi Devlet Bahçeli'nin ortaya koyduğu Terörsüz Türkiye hedefini tam olarak bu tablonun içerisinde okumak zorundayız. Milyonlarca insanın tek umut kapısı Türkiye'dir" ifadelerini kullandı.

12-260

"MESAFELİ OLMASI İSTENENLER SOFRADA BULUŞTU"

Terörsüz Türkiye gündeminde atılan adımların milletin farklı kesimlerinde bir yakınlaşmaya ve kaynaşmaya vesile olmuştur diyen Şahin, "Yıllarca mesafeli olması istenen insanlar aynı sofrada buluşmakta, bin yıllık kardeşlik hukukunu yeniden hatırlamaktadır. Bundan rahatsız olan malum çevrelerin yeniden harekete geçtiğini kamuoyu araştırması adı altında milletimizin zihnine yeni ayrışma alanları yerleştirmeye çalışan girişimleri dikkatle takip ediyoruz. Maksadı ve kaynağı tartışmalı araştırmalar üzerinden insanımızı siyasi görüşüne, etnik kökenine, mezhebine ve meşrebine göre yeniden tasvir etmek bizi birbirimizi ayırmaya çalışacak yeni duvarlar örmeye çalışmaktalar. Türk milletini inancından, ahlakından, köklü değerlerinden kopmuş, kimliksiz ve kişiliksiz bir toplum gibi göstermeye kimsenin hakkı yoktur. Terörsüz Türkiye'nin ne olduğunu görmek isteyenler bugün bu salona bir baksınlar. Biz İzmir'de birbirimize nereli olduğumuzu sorarak değil aynı vatanın evlatları olduğumuzu bilerek yaklaştık ve kucaklaştık. Bu güzel tablonun oluşmasında bir araya geldik. Bugün bu salondan tüm Türkiye'ye kardeşliğin sesini duyurmak istiyorum" dedi.

"İZMİR'DE KARDEŞLİĞİMİZİ BÜYÜTTÜK"

Şahin, "Doğduğumuz şehirler, türkülerimiz farklı olabilir fakat bayrağımız, vatanımız, devletimiz ve kaderimiz birdir. Bugün hepimizin ortak sevdası, ortak emaneti ve ortak yuvası güzel İzmir'dir. Terörsüz Türkiye budur. Birbirimizin nereden geldiğini sorgulamak değil birlikte nereye yürüdüğümüze bakmaktır. Bu fotoğrafın mimarı Devlet Bahçeli'dir. Bunu devlet politikası haline getiren sayın cumhurbaşkanımızdan Allah razı olsun. İl teşkilatımız kardeşliğimizi sokak sokak dolaşarak anlattı. Biz İzmir'de kardeşliğimizi büyüttük şimdi bu kardeşliği daha da güçlendirecek Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüzde omuz omuza olacağız. Çünkü yarınlara bırakacağımız en büyük miras terörden arınmış, kardeşliği sağlam, başı dik, sözü geçen büyük ve güçlü Türkiye'dir. İlk günden beri ısrarla ifade ettiğim bir sözümü tekrarlamak istiyorum. Siyasi hayatım boyunca liderime sadakatten bir an olsun ayrılmadım. Ben onun, bunun dediğine bakmam, liderim ne diyorsa onu yaparım. Çünkü bizim istikametimiz, irademiz ve liderimiz bellidir" diyerek sözlerini tamamladı.

Kaynak: Haber Merkezi