ELA SAĞLAM – EGE TELGRAF / 30 Ekim 2020 İzmir depreminin altıncı yılında, hayatını kaybeden 117 kişi için saat 14.51’de anma gerçekleştirildi. DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın da katıldığı anma ve basın açıklamasında, İzmir Depremzedeleri Dayanışma Derneği (İZDEDA) Başkanı Haydar Özkan, depremzedelerin devam eden konut bekleyişini ve yaşadıkları ekonomik sorunları anlattı. Henüz başlamayan inşaatlar, yarım kalan projeler, ek ücret talepleri ve iskan sorunlarına dikkat çeken Özkan, konutların tamamlanması ve depremzedelerin haklarının korunması için yetkililere çağrıda bulundu.Depremzede Hak Takip Masası kurulmasını isteyen Özkan, kredi koşullarından ruhsat işlemlerine kadar dört temel taleplerini açıkladı.
“O GÜN YALNIZCA BİNALAR YIKILMADI”
Depremin ailelerin yaşamında bıraktığı izleri anlatarak açıklamasına başlayan Özkan, “Altı yıl önce bugün, birkaç saniye içinde hayatlarımız değişti. Evler yıkıldı, aileler parçalandı, anneler evlatsız, evlatlar annesiz ve babasız kaldı. Kimi sevdiklerine ulaşabilmek için enkaz başında saatlerce bekledi, kimi bir daha hiç kavuşamayacağı yakınlarının haberini bekledi. O gün yalnızca binalar yıkılmadı. Hayaller, hatıralar, ailelerin gelecek planları da enkaz altında kaldı” ifadelerini kullandı.
“ONLARI HER GÜN HATIRLIYORUZ”
Anmada bırakılan karanfillerin kaybedilen hayatların hatırasını taşıdığını belirten Özkan, “Bugün burada bıraktığımız her karanfil, kaybettiğimiz bir canımızın hatırasıdır. Her birinin yarım kalan bir hikayesi, geride bıraktığı bir ailesi, sevenleri ve özlemi var. Aradan altı yıl geçse de onların yokluğuna alışılmıyor. Takvimler ilerliyor ama acı, insanın içinde aynı yerde duruyor. Kaybettiğimiz canlarımızı rahmetle ve saygıyla anıyor, ailelerinin acısını yürekten paylaşıyoruz. Onları yalnızca bugün değil, her gün hatırlıyoruz” dedi.
“YARIM KALAN UMUTLAR”
“Ancak bugün bir başka acıyı da dile getirmek istiyoruz” diyen Özkan, “Depremde evlerini kaybeden bazı vatandaşlarımız, yeniden yapılacak evlerine kavuşmayı beklerken hayatlarını kaybetti. Bir gün yuvalarına döneceklerini, yeniden mahallelerinde yaşayacaklarını umut ettiler. Fakat o günleri göremediler. Bugün onların da adını, hatırasını ve yarım kalan umutlarını unutmamalıyız” açıklamasında bulundu.
“EVLERİNE KAVUŞMAYI BEKLİYORLAR”
Deprem sonrası yerinden olan ailelerin yaşamındaki değişime dikkat çeken Özkan, “Altı yıldır mahallesine, evine, okuluna kavuşmayı bekleyen ailelerimiz var. Çocuklar büyüdü, hayatlar değişti. İnsanlar yalnızca evlerini değil; komşularını, sokaklarını, alıştıkları yaşamı kaybetti. Üstelik bu bekleyişin ekonomik yükü de her geçen gün ağırlaşıyor. Yükselen kiralar, yetersiz kalan kira yardımları ve geçim sıkıntısı depremzedelerimizi eziyor. İnsanlar bir yandan evlerine kavuşmayı beklerken diğer yandan hayatlarını sürdürebilmek için mücadele ediyor” diye konuştu.
“DEPREMİ ENGELLEYEMEYİZ ANCAK…”
Açıklamalarının amacının yaşanan acıları anlatmanın yanı sıra yeni mağduriyetlerin önüne geçmek olduğunu söyleyen Özkan, “Biz bugün yalnızca acılarımızı anlatmak için değil, bu acıların bir daha yaşanmaması ve geride kalanların daha fazla mağdur edilmemesi için de konuşuyoruz. Depremi engelleyemeyiz. Ancak bilimsel planlama, güvenli yapılaşma, etkin denetim ve hazırlıkla yıkımın felakete dönüşmesini önleyebiliriz. Marmara’dan Van’a, Elazığ’dan İzmir’e ve 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerine kadar yaşadığımız her felaket bize bunu gösterdi” ifadelerini kullandı.
“DEPREMZEDE HAK TAKİP MASASI KURULSUN”
Yeniden inşa sürecinde depremzedelerin karşılaştığı sorunları aktaran Özkan, “İzmir’de hala başlamayan inşaatlar, sözleşmelere rağmen ek ücret talepleri, yarım kalan projeler ve iskan sorunları var” diyen Özkan, “Vatandaşlarımız haklarını ararken uzun sürecek hukuki mücadelelerin endişesini taşıyor. Bu nedenle depremzedelerin hukuki ve teknik destek alabileceği, ilgili kurumlara ulaşabileceği ve başvurularının sonuçlarını takip edebileceği bir Depremzede Hak Takip Masası kurulmasını talep ediyoruz” şeklinde konuştu.
“DÖRT AÇIK TALEBİMİZ VAR”
Konutların tamamlanması için dört açık talepleri bulunduğunu belirten Özkan, “Dünya Bankası kredisinde iki yıllık ödemesiz dönem sağlanmalı” dedi. İnşaatların kesintiye uğramaması için ödeme süreçlerine dikkat çeken Özkan, “Müteahhitlerin bu kredi modelinden uzaklaşmasını önlemek ve inşaatların aksamamasını sağlamak için hak ediş ödemeleri hızlandırılmalı. Günümüzün inşaat maliyetleri dikkate alınarak kredi miktarı artırılmalı” dedi.
“BUNLAR AYRICALIK DEĞİL”
“Belediyelerde ruhsat işlemleri hızlandırılmalı; deprem nedeniyle yeniden yapılacak konutlar sıradan projeler gibi değerlendirilmemeli, güvenlikten taviz vermeden öncelikli bir işleyiş oluşturulmalı. Bunlar ayrıcalık değil, altı yıldır bekleyen insanların hayatlarını yeniden kurabilmeleri için gerekli adımlardır” diyerek taleplerini sıralayan Özkan, “Buradan bütün yetkililere çağrımızdır: Kaybettiğimiz canları anmak kadar, geride kalanların sorunlarını çözmek de sorumluluğumuzdur. Depremzedeleri yalnızca yıl dönümlerinde hatırlamayın. Bekleyen konutları tamamlayın, ekonomik yüklerini hafifletin ve haklarını koruyacak mekanizmaları hayata geçirin” sözleriyle yetkililere çağrıda bulundu.
“UNUTURSAK KAYBEDERİZ, HAZIRLANIRSAK GÜÇLENİRİZ”
Son olarak derneğin kuruluşundan bu yana depremzedelerin mücadelesinde yer aldığını belirten İZDEDA Başkanı Haydar Özkan, “İZDEDA olarak 30 Ekim 2020’den bu yana bu mücadelenin içindeyiz. Bizim için bu mücadele bir siyasi mesele değil, insan hayatı ve hak mücadelesidir. Bugün burada kaybettiğimiz 117 canımızın hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz. Bir daha aynı acıları yaşamamak, kaybettiklerimizi unutmamak ve geride kalanları yalnız bırakmamak zorundayız. Unutursak kaybederiz, hazırlanırsak güçleniriz. Kaybettiğimiz canlarımızı rahmetle anıyor, ailelerine sabır diliyoruz. Unutmadık. Unutmayacağız. Unutturmayacağız” diyerek açıklamasını tamamladı.
“HALA ADALET YERİNİ BULMUŞ DEĞİL”
Anma programında konuşan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan da depremin üzerinden altı yıl geçmesine rağmen bazı sorunların çözülememiş olmasından üzüntü duyduğunu belirtti. Yakınlarını, evlerini ve iş yerlerini kaybeden vatandaşların adalet arayışının sürdüğüne dikkat çeken Babacan, “Ama öyle anlıyoruz ki üzerinden 6 yıl geçmiş olmasına rağmen hala mahkemeler devam ediyor, hala hak yerini bulmuş değil, hala adalet yerini bulmuş değil. Ve meselenin aslına bakarsak şunu görüyoruz: Adalet, adalet, adalet” dedi. Deprem sonrası sürecin yalnızca binaların yeniden yapılmasından ibaret olmadığını vurgulayan Babacan, sorumluların cezalandırılmasının benzer acıların önlenmesi açısından önem taşıdığını söyledi.
“ŞU RANT GÖZLERİNİZİ ATIN BİR KENARA”
Türkiye’nin deprem gerçeğine karşı hızlı hareket edilmesi gerektiğini belirten Babacan, “Çünkü deprem öldürmüyor, tedbirsizlik öldürüyor. Usulüne uygun yönetmeliğe uygun yapılmayan binalar öldürüyor” ifadelerini kullandı. Deprem meselesine rant üzerinden yaklaşılmasını eleştiren Babacan, “Şu rant gözlerinizi atın bir kenara. Önce insan deyin, önce adalet deyin” çağrısında bulundu. Hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı ve sabır dileyen Babacan, “Ama buradaki feryadın biraz olsun dinmesi, biraz olsun insanlarımızın yüreğine su serpilmesi için yine ‘önce adalet, önce adalet, önce adalet’ diye sözlerime son vermek istiyorum” diye konuştu.





