ÖZGÜR DOĞU SAYMAZ - EGE TELGRAF - İzmir Devlet Opera ve Balesi, 45. sanat sezonunu Osmanlı’nın 17. yüzyıldaki saray yaşamını, taht mücadelelerini ve siyasal atmosferini sahneye taşıyan “IV. Murat” operası ile açtı. Sultan IV. Murat’ın 1623–1640 yılları arasındaki hükümdarlık dönemini konu alan üç perdelik dev eser, Bornova Kültür ve Sanat Merkezi Necdet Aydın Sahnesi’nde sanatseverlerle buluştu. Librettosu A. Turan Oflazoğlu’na ait olan, orkestra şefliğini Tolga Taviş’in, rejisörlüğünü ise Haldun Özörten’in üstlendiği yapım, izleyicilerden tam not aldı. Gecenin en anlamlı konuklarından biri ise eserin unutulmaz bestecisi, Devlet Sanatçısı ve orkestra şefi Okan Demiriş ile efsanevi opera sanatçısı Kösem Sultan roluyle özdeşleşen Leyla Demiriş’in kızları Arzu Demirer oldu. Demirer, salondaki coşkuya ve eserin duygusal derinliğine dair Ege Telgraf’a çok özel açıklamalarda bulundu.

"O BİZİM EVİMİZDE DOĞUP BÜYÜYEN BİR EVLAT GİBİ"
Arzu Hanım, babanız Okan Demiriş’in bu ölümsüz eserini İzmir’de yeni sezon açılışında izlemek size neler hissettiriyor? "İlk dünyadaki prömiyeri 1980 yılında olmuştu. O zaman ben daha çocuktum. Fakat şöyle söyleyebilirim ki bu sadece benim için bir opera değil; IV. Murat Operası benim bir kardeşim gibi... Çünkü evden, bizim evin içinden doğup büyümüş bir eser. Babamın diğer 'Yusuf ile Züleyha' ve 'Karyağdı Hatun' eserleri gibi. Bugün burada tabii ki çok duygulandım. Hemen hemen her sahnesinde annem Kösem Sultan’ı (Leyla Demiriş) ve babam besteci, orkestra şefi Okan Demiriş’i andım. Sanki bana hep buradalar, enerjileri burada gibi hissettim. Uvertür başlarken çok duygulandım. Haldun Bey (Özörten) daha önce Antalya’da sahneye koymuştu, kapalı gişe oynandı. Sonra Macaristan’da sahnelendi ve büyük ilgi topladı. İzmir halkının da çok beğeneceğini düşünüyorum. Çünkü Türkiye’de 300’ün üzerinde oynayan ve entelektüel İzmirlilerin de çok seveceği bir eser."

"ÖLÜM SAHNESİNİ SİLİVRİ’DEKİ BÜYÜK BİR FIRTINADA YAZDI"
IV. Murat yıllardır kapalı gişe oynayan bir başyapıt. Babanızın bu eserini sizce bu kadar zamansız ve güçlü kılan şey nedir? "Aslında Türkiye’nin ilk grand operası. Yani Türkiye’de bestelenmiş grand opera dediğimiz, orkestra çukurundaki birçok enstrümanın aynı anda bulunduğu teknik ve büyük bir mesele. Babam bu eseri bestelerken çok farklı duygulardan geçti. Doğayı ve doğa olaylarını çok seviyordu. Hatta eserdeki ölüm sahnesini büyük bir doğa fırtınası içerisinde yazdı. Bizim Silivri taraflarındaki yazlığımızda büyük bir fırtına koptu ve o gün o fırtınayla birlikte ölüm sahnesini kaleme aldı. Gece gündüz sabaha kadar piyanonun başında çalışırdı. Ben yıllar içinde onun gelişimine hep evde şahit oldum."

"SAHNEDEKİ KÖSEM SULTAN’DA ANNEMİ GÖRDÜM"
İzmir Devlet Opera ve Balesi’nin bu geceki performansını ve sahnelenişini nasıl buldunuz? "Bir kere sahne çok başarılı. Özgür Usta dekorları yapmış ve devasa İzmir sahnesine çok uygun hale getirmiş. Haldun Bey zaten o tiyatral bakış açısını operanın müzikal hassasiyetiyle çok iyi birleştiriyor. Bunun dışında IV. Murat rolü çok başarılıydı. Sahnedeki Kösem Sultan’ı ise biraz anneme benzettim. Temsil sonrası kendisine sorduğumda, 'Evet, Leyla Demiriş’in videolarını izledim' dedi. O da çok hoşuma gitti; bazı hareketleri, elleri, pelerinini tutuş hali anneme çok benziyordu."
YENİ TEMSİLLER BİLET BULMAKTA ZORLANACAK
Eserin dekor tasarımı Özgür Usta, kostüm tasarımı N. Gazal Erten, koro şefliği Mahir Seyrek, ışık tasarımı Emre Yürekli ve video projeksiyonu Ahmet Şeren imzası taşıyor. Dönüşümlü kadroda Sultan IV. Murat rolünü Doğukan Özkan ve Teyfik Rodos; Kösem Sultan rolünü Eylem Demirhan ve Derya Kırcalı Gürlük; Sadrazam Topal Recep Paşa rolünü Murat Duyan ve Cihan Özmen; şair Nef’î rolünü Tankut Eşber ve Mehmet Alp Özkazanç; Silahtar rolünü ise Muzaffer Soydan ve Barış Veral üstleniyor. Sezonun bu ilk büyük prodüksiyonu, kaçıranlar için 3 ve 5 Ekim tarihlerinde Bornova Kültür ve Sanat Merkezi Necdet Aydın Sahnesi’nde izleyiciyle buluşmaya devam edecek.





