AHMET BUĞRA TOKMAKOĞLU – EGE TELGRAF/ İzmir denildiğinde akla çoğunlukla Çeşme’nin kumsalları, Foça’nın koyları ve Karaburun’un serin suları geliyor. Oysa kentin kuzeyinde, deniz mevsiminin kapanmasını kabullenmek istemeyenleri şaşırtacak farklı bir doğal kaynak bulunuyor. Menemen’in kuzeybatısında yer alan Deniz Ilıcası, suyunu güneşten değil yerin derinliklerinden alıyor. Mağaranın içerisinde yüzeye çıkan kaynak suyu, burayı sıradan bir yüzme noktasından ayırarak doğal hamam niteliği taşıyan bir ılıcaya dönüştürüyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi ile İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün kayıtlarında bulunan ılıcanın adı bazı kaynaklarda “Denizli Ilıcası” şeklinde de geçiyor. Bu nedenle internet haritalarında arama yapanların iki adı da kullanması gerekebilir.
YÜZYILLARDIR TÜTEN BİR SIR
Deniz Ilıcası’nın en çarpıcı özelliği, sıcak suyun mağara içerisinden kaynaması. Resmî tanıtım bilgilerinde, eski dönemlerde çevredeki kayaların yontulduğu ve kaynağın doğal bir hamamın içerisinde kalmasının sağlandığı belirtiliyor. Bu anlatı, ılıcanın yalnızca doğal güzelliğiyle değil, geçmişten bugüne uzanan kullanım biçimiyle de öne çıktığını gösteriyor. Kayaların arasında biriken su, ziyaretçiye alışılmış termal tesislerden çok daha ilkel ve doğrudan bir doğa deneyimi sunuyor. Burada mermer havuzlar, düzenli soyunma kabinleri, SPA salonları ya da otel konforu beklenmemeli. Deniz Ilıcası’nın cazibesi, suyun mağaranın içinden yükselmesinde ve çevresindeki kayalık yapının oluşturduğu doğal atmosferde saklı.
“KEMİKLERİME İYİ GELSİN”
Resmî kurumların tanıtım metinlerinde Deniz Ilıcası suyunun travmatik nedenlerle kaynaması gecikmiş kırıklar, bazı kemik sistemi rahatsızlıkları ve dolaşım bozuklukları için geçmişten beri kullanıldığı aktarılıyor. Ancak bu bilgiler, ılıca suyunun bir hastalığı kesin olarak tedavi edeceği anlamına gelmiyor. Kronik hastalığı, kalp ve damar rahatsızlığı, tansiyon problemi, açık yarası veya hamileliği bulunanların sıcak kaynaklara girmeden önce doktora danışması gerekiyor. Sıcak suda uzun süre kalmak da beklenen rahatlamanın aksine baş dönmesi, tansiyon değişikliği ve sıvı kaybına yol açabilir. İlk kez gireceklerin kısa sürelerle başlaması, yalnız kalmaması ve vücudunun verdiği sinyalleri takip etmesi önemli.
YAZ GİTSE DE KAYNAK SICAK
Deniz ve havuz suyu yaz boyunca güneşle ısınırken termal kaynakların sıcaklığı yer altındaki jeolojik hareketlerden geliyor. Bu nedenle Deniz Ilıcası, yalnızca temmuz ve ağustos aylarında düşünülebilecek bir rota değil. Yine de “hava ne kadar soğursa soğusun burada rahatça yüzülür” şeklinde kesin bir beklentiye girilmemeli. Kaynağın sıcaklığıyla hissedilen su sıcaklığı aynı olmayabilir; yağmur, hava koşulları, suyun debisi ve çevredeki doğal değişimler deneyimi etkileyebilir. Mağara içindeki sıcak bölümden çıktıktan sonra serin havayla karşılaşmak vücut sıcaklığının hızla düşmesine yol açabilir. Bu nedenle havlu, kuru kıyafet, kaymayan terlik ve sıcak tutacak bir üstlük mutlaka hazırlanmalı.
BURASI TERMAL OTEL DEĞİL
Deniz Ilıcası’nın güncel olarak düzenli işletilen, denetimli ve görevli personeli bulunan bir kaplıca tesisi olduğuna ilişkin doğrulanmış bilgi bulunmuyor. Bu yüzden ziyaretçilerin duş, tuvalet, soyunma alanı, büfe, güvenlik görevlisi veya sağlık personeli varmış gibi hareket etmemesi gerekiyor. Mağara ve çevresindeki kayalar sıcak su, yosun ve nem nedeniyle kaygan olabilir. Suya girerken çıplak ayak yerine tabanı kavrayan deniz ayakkabısı kullanılması, karanlık veya görüşün yetersiz olduğu bölümlere ilerlenmemesi daha güvenli olacaktır.Suyun derinliği ve taban yapısı doğal koşullarla değişebileceğinden atlayarak giriş yapılmamalı. Özellikle çocukların, yüzme bilmeyenlerin ve hareket kısıtlılığı bulunan kişilerin kontrolsüz biçimde alana girmesi ciddi risk oluşturabilir.
YAZDAN KALAN BİR HİS
Deniz Ilıcası, kalabalık bir tatil merkezinden çok İzmir’in unutulmuş doğal miraslarından birini görmek isteyenlere sesleniyor. Mağaranın içinden gelen sıcak su, dışarıda serinleyen havayla birleştiğinde ziyaretçiye iki mevsimi aynı anda yaşatan farklı bir atmosfer oluşturuyor. Burayı değerli kılan şey yalnızca sıcak su değil kayaların arasında yüzyıllardır varlığını sürdüren doğal hamam fikri. İzmir’in kıyıları yazla vedalaşırken Menemen’in bu az bilinen köşesi, suyla buluşmak için takvime değil yerin altındaki kaynağa bakıyor.
(Fotoğraf temsilidir.)



