2024 ‘de sanat yaşamının 70. yılını kutlayan Haldun Dormen’i 21.1.2026’da kaybetmiştik. Bu büyük tiyatro adamının bugün sineması üzerine birkaç not söylemek istiyoruz. Onun hakkında Cemal Süreya’nın “Tiyatroyu saydırdı. Sevdirirken saydırdı” cümlesi yerinde söylenmiş bir söz. Tek bir cümleyle ifade etmek gerekirse, Haldun Dormen’in tüm yaşamı tiyatronun Türkiye’de bir heves, geçici bir uğraş ya da boş zaman işi olarak görülmesine karşı verilen epey uzun soluklu bir yanıttır. Sanatçı tiyatroyu bir yaşam biçimi, çalışma disiplini, toplumsal ciddiyet sorunu olarak görmüştür ve bu yaklaşımı onu sanatsal yaşamında her daim başarıya götürmüştür. Haldun Dormen‘in tiyatrocu yönünü bir tarafa bırakarak, onun sinemada yarattığı iki adet filme değinmek istiyorum. Bunlardan ilki 1964 yapımı, Güner Sümer’in aynı adlı tiyatro oyunundan uyarlayıp, yönettiği ilk sinema filmi “Bozuk Düzen” . Diğeri de 1965 yapımı “Güzel Bir Gün İçin “ adlı film. Haldun Dormen 2013 yılında yayınlanan “Anılar “adlı kitabında sinema serüveni başlangıcı için şunları yazıyor:” …Tiyatro konusunda iyice tatmin olmuştum. Artık çoktandır içimde sakladığım sinema serüvenine atılabilirdim…. babamı da kandırdıktan sonra H.D.F. adında bir film şirketi kurduk o yılın hemen başında. Şirket kurulduktan sonra kolları sıvayıp senaryo aramaya koyuldum… Uzun araştırmalardan sonra Güner Sümer’in Bozuk Düzen adlı yapıtını filme çekmeye karar verdim oyunu izlediğim gece. İlginç bir konusu, gerçek tipleri ve düşündürebilen bir yanı vardı Bozuk Düzen’in “.(Anılar, 2013, sf.249) Film 1966’da Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En iyi Film Ödülü ile En iyi Senaryo ve En iyi Yardımcı erkek oyuncu ödülü aldı. Ancak Dormen’e göre kötü bir işletmecilik filmi yok etmiş ve ödüllü bir film olmasına rağmen, işletmecilerin elinde film işe yarar hale getirmemiştir. Film çekim maliyeti olarak 400 bin liraya mal olmuş ancak toplamda film 100 bin lira hasılatı zar zor toplayabilmiştir. Bu film o dönemin eleştirmenlerince genellikle beğenilmiş ancak fazla teatral bulunmuştur. İşin en acı tarafı Filmin şu anda arşiv kaydı için bile ayrılacak hiçbir kopyasının bulunmamasıdır. Bu durum sinemamızın arşiv konusunda ne kadar yetersiz, sanatsal başarıyı yetersiz işletmecilik anlayışıyla ne kadar aşağılara çeken ve sanatsal yaratıyı adeta baltalayan yönünün çok açık bir örneğini teşkil ve eder. Bu yıllardır böyledir ve aynı şekilde bu acı gerçek devam edegelmektedir.
GÜZEL BİR GÜN İÇİN
Haldun Dormen ‘in ikinci filmi “Güzel Bir Gün İçin “ adını taşıyor. Özgün senaryosunu Erol Günaydın ile Erol Keskin yazıyorlar. Filmin internete göre gösterim tarihi 1965. Filmlerin yapım yılları tarihinde de sinema arşivciliğimizin savrukluğunu görüyoruz. Dormen aynı yıl iki film üst üste çekmediğine göre en azından bu tarihlerin birbirini izlemesi gerekirdi. Biz filme dönelim. Güzel Bir Gün İçin’in başkarakterleri, Orhan Veli’nin şiirlerinde yansıtılan “sokaktaki insanı “ çağrıştırmaktadır. Ancak baş karakterler olan Abbas ve Sadık’ı tümden
düz kişiler grubuna dahil edebilir miyiz? Filmin yönetmeni ve senaristleri filmin anlatısında karakterleri bir tipe indirgemek yerine tezat özelliklerle yapılandırarak bunun ötesinde örnekleyerek seyircinin karşısına çıkarmışlardır. Filmin başarısı yaratan ana ekseni de bu özelliği olmuştur. Filmin içerdiği naif özellik, sadelik ve herhangi bir abartıya varmayan oyun özelliği biçimsel olarak filmde Orhan Veli şiir dünyasıyla ortaklaşa diyebileceğimiz bir atmosfer yaratmıştır. Filmi başarılı kılan da budur. Film 1967 Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En iyi Komedi Filmi, En İyi Senaryo ve En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülü almıştır. Film en son 2015 Eylül’ünde düzenlediğimiz Yönetmenin de katılımıyla “Bozcaada Türk Filmleri Günleri” kapsamında halka gösterilmişti.