Kış gelince baklagiller sofralarda daha çok yerini alır. Nohutun o tabağı dolduran besleyici hali, kuru fasulyenin sıcacık sulu lezzeti, pilavla birleştiğinde efsaneleşen geleneksel sofralar… Ama çoğumuzun aklına ilk gelen engel düdüklü tenceredir. Hem korkutucudur kimi için hem de evde olmayabilir. Bir de geceden ıslatma derdi… Planlamayla yemek yapmak güzeldir ama hayat her zaman plana uymaz. Tam o anda imdadınıza yetişen bu yöntem, mutfakta özgürlük hissi verir: Düdüklü yok, dert yok, ıslatma yok… sonuç ise lokum gibi lezzetli mi lezzetli süper baklagiller!
DOĞRU SICAKLIKLA BAŞLA
Kuru fasulye ya da nohutu tencereye alıp üzerine kaynar su ekleyerek başlıyoruz. Kaynar su, baklagilin liflerini hızlıca yumuşatır ve şişmesini sağlar. Soğuk suyla başlarsanız süre uzar, sonuç geç gelir. Bu aşama hız kazandıran temel adımdır.
KAPAK HİLESİ
Tencerenin kapağını kapatıp ocağı orta seviyeye alın. Düdüklünün iç basıncı olmadan, kendi doğal buharı ve sıcaklığıyla pişer. Buharı içine hapseden kapak, yumuşama sürecini kısaltır. Arada bir kapağı hafif aralayıp karıştırın.
TUTKALSI KIVAMI YUMUŞATAN SIR
Baklagiller pişerken suyun hafif bulanıklaşması normaldir. O kıvam, proteinlerin açığa çıktığını gösterir. Ancak hem daha kolay sindirilmesi hem de daha yumuşak olması için suya az miktarda karbonat eklenir. Bir çay kaşığından fazla değil fazlası taneleri dağılır.
KÖPÜKLERİ ALMAK LEZZETİ ARTIRIR
Pişerken yüzeyde köpük oluşur. Bu doğal bir süreçtir fakat köpükleri alırsanız hem daha berrak hem de daha temiz bir tat elde edersiniz. Büyük ustalar bu küçük detayı asla atlamaz.
ARA VER, DİNLENDİR, DEVAM ET
Yarım saat pişirdikten sonra ocağı kapatıp 20 dakika dinlendirin. Buhar tanelerin içine işler, gerçek yumuşama bu aşamada gerçekleşir. Ardından tekrar kaynatmaya alın ve kıvamını kontrol edin. Bu iki aşamalı teknik, en profesyonel sonuçları verir.
TANE TANE KALAN KIVAM
Düdüklüde bazen kontrol edemeden fazla lapa olur. Bu yöntemde ise taneleri canlı ve diri, ama ağızda dağılan, tam kıvamında pişmiş halde bulursunuz. Çatal değdiğinde kolayca kırılır ama kaşığa alındığında dağılmaz.
LEZZETİN KALBİ: DOĞRU SU
Musluk suyu klorluysa mutlaka içme suyu kullanın. Klor, baklagilin lezzetini kırar ve kabuk sertliğini artırır. Su ne kadar temizse sonuç o kadar mükemmel olur.
TUZUN ZAMANI ÖNEMLİ
Pişerken tuz eklerseniz taneler geç yumuşar. O yüzden tuz pişme bittikten sonra eklenir. Bu sayede hem lezzet dengeli olur hem de kıvam mükemmelleşir.
SOĞAN VE DEFNE MUCİZESİ
İsterseniz haşlama suyuna bir adet soğan ve bir yaprak defne ekleyin. Hem kokusu muhteşem olur hem de şişkinlik yapma ihtimali azalır. Bu bitkiler doğal sindirim dostudur.
GAZ YAPMAMASI İÇİN DOĞAL TAKTİK
Haşlarken içine bir çay kaşığı kimyon ekleyin. Annelerimizin sırrı budur. Kimyon, baklagilin gaz yapıcı etkisini doğal yoldan azaltır ve mideyi rahatlatır.
SUYU DÖKMEK YOK!
Pişirme sonrası kalan suyu sakın dökmeyin. O su en kıymetli vitamin ve minerallerle doludur. Çorbalara, pilav suyuna, hatta ekmek hamuruna eklediğinizde şahane lezzet verir.
TENCERE SEÇİMİ DE ÖNEMLİ
Kalın tabanlı ve derin tencere tercih edin. Isıyı eşit dağıtır, taneleri nazikçe pişirir. İnce tencereler çabuk taşır ve altını tutturabilir.
PİŞTİKTEN SONRA DİNLENDİRİN
Ocaktan aldıktan sonra kapağı kapalı 20 dakika bekletin. Taneler içindeki nemi çeker, ipeksi bir dokuya kavuşur. Bu aşama olmazsa olmazdır.
LEZZETİ BAĞLAYAN YAĞ
Haşlama bittiğinde üzerine bir kaşık zeytinyağı gezdirin. Hem kurumasını engeller hem de hafif parlaklık verir. Zeytinyağı baklagile zarif bir dokunuş katar.
PİŞİRMEYİ HIZLANDIRAN DOĞAL ISI TRİKİ
Tencerenin altına ısıyı uzun tutan kalın bir metal tabak yerleştirebilirsiniz. Böylece su daha uzun sıcak kalır, pişmesi hızlanır.
AROMA KATAN SARIMSAK HİLESİ
Haşlarken suya bir diş sarımsak ekleyin. Koku bırakmaz ama derin bir lezzet sunar. Sarımsak, sindirimi de destekler ve bağışıklığı güçlendirir.
BU YÖNTEM TASARRUF DA SAĞLAR
Düdüklü kullanmadan, plan yapmadan, elektrik ve gaz israfı olmadan yemek pişirirsiniz. Kısa süreli ara bekletme tekniği enerji dostudur.
YEMEKLERİN YILDIZI OLMAYA HAZIR
Bu teknik sonrası nohutla hummus, fasulyeyle piyaz, tencerede klasik kuru fasulye… Hepsi ayrı bir şölen olur. Sofra zenginleşir, mutfak mis gibi kokar.
HER EVİN KURTARICISI
Artık “Baklagil pişirmek zor” algısı bitti. İster öğrenci evi olsun ister kalabalık aile… Bu yöntemle herkes şef olur, herkes lezzetin en kolayıyla buluşur.
SOĞUDUKTAN SONRAKİ SIR
Nohut ve fasulyeyi ocaktan aldıktan sonra hemen kapağı açıp soğuk bir yere koymak en büyük hatalardan biri. Sıcaklığını yavaş yavaş kaybetmesi, iç dokusunu sabitler ve tanelerin çatlamasını engeller. Bu yüzden tencereyi ocağın sıcaklığıyla kendi hâlinde dinlenmeye bırakın. Bu küçük sabır hamlesi, baklagilin bebek yanağı gibi pürüzsüz bir dokuya sahip olmasını sağlar.
BİR GÜN SONRA LEZZET ZİRVE YAPAR
Baklagil yemeklerinin bir gün sonra daha lezzetli olmasının sebebi, tanelerin sosunu içine çekmesi ve tadın derinleşmesidir. Düdüklüsüz pişirdiğiniz nohut ve fasulyeler, bu sistemle piştiğinde ertesi gün adeta şahlanır. Dolapta beklerken kendine gelen kıvam, yeniden ısıtıldığında tencereden yayılan o koku… Sofraya oturan herkes “Bunu nereden öğrendin?” diye sorar.
KOLAYLIĞIN GÜCÜ MUTFAKTA ÇIĞIR AÇAR
Bu yöntem, sadece bir tarif değilmutfak alışkanlıklarınızı değiştiren özgürlük hissidir. “Ben yapamam” dediğiniz zor tarifler artık çok kolay. Düdüklü gürültüsü yok, patlama korkusu yok, plan yapma zorunluluğu yok. Mutfağa girip canınız istediğinde baklagil yemeği hazırlamak işte bu kadar konforlu olunca, yemek pişirmek yük değil, keyfe dönüşür. Her evde olması gereken bu bilgi artık sende var mutfak artık senin oyun alanın.