BİRSU KOÇ-EGE TELGRAF/Günlük yaşamın vazgeçilmezleri arasında yer alan ekmek, makarna, börek ve hamur işleri, çölyak hastalığı bulunan kişiler için dikkatle değerlendirilmesi gereken besinler arasında bulunuyor. Gluten içeren yiyeceklerin tüketilmesiyle ortaya çıkabilen bağırsak hasarı, besinlerin vücut tarafından emilimini de olumsuz etkileyebiliyor. Bu nedenle çölyak hastalarının beslenme düzenlerini yalnızca belirli yiyecekleri çıkararak değil, dengeli ve güvenli bir beslenme planı oluşturarak şekillendirmesi gerekiyor. Çölyak hastalığında bilinen temel tedavi yöntemi, glutenin beslenme düzeninden yaşam boyu çıkarılması. Diyetin eksiksiz uygulanması, belirtilerin kontrol altına alınmasına ve ince bağırsak dokusunun iyileşmesine yardımcı oluyor. Ancak glutensiz beslenmenin sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi için ürün seçimi, etiket okuma ve mutfak hijyeni gibi ayrıntılar da büyük önem taşıyor.

ÇÖLYAK HASTALIĞI NEDİR?

Çölyak hastalığı, gluten tüketildiğinde bağışıklık sisteminin ince bağırsak dokusuna zarar verdiği kronik bir hastalık olarak tanımlanıyor. Buğday, arpa ve çavdar gibi tahıllarda bulunan gluten, çölyak hastalarında bağırsak yüzeyindeki emilim yapılarının hasar görmesine neden olabiliyor. Bunun sonucunda vücut, demir ve çeşitli vitaminler başta olmak üzere ihtiyaç duyduğu besin öğelerini yeterince ememeyebiliyor. Hastalık her yaşta ortaya çıkabiliyor ve belirtiler kişiden kişiye değişebiliyor. Karın ağrısı, şişkinlik, gaz, ishal, istemsiz kilo kaybı, halsizlik ve kansızlık görülebilen belirtiler arasında yer alıyor. Bazı kişilerde ise sindirim sistemi şikayetleri belirgin olmayabiliyor. Bu nedenle çölyak hastalığının yalnızca mide ve bağırsak sorunlarıyla kendini gösterdiğini düşünmek yanıltıcı olabiliyor. Tanı, hekim değerlendirmesi ve gerekli testlerle konuluyor. Çölyak şüphesi bulunan kişilerin testlerden önce kendi kendilerine glutensiz diyete başlamamaları gerekiyor; çünkü glutenin önceden kesilmesi test sonuçlarını etkileyebiliyor.

ÇÖLYAKTA BESLENME DÜZENİ

Çölyak hastalarının beslenme düzeninde en önemli kural, gluten içeren gıdalardan tamamen uzak durmak. Ancak bu durum, sofradaki seçeneklerin yalnızca birkaç besinle sınırlı kalacağı anlamına gelmiyor. Doğal olarak gluten içermeyen pek çok gıda, dengeli bir beslenme planının temelini oluşturabiliyor. Sebzeler, meyveler, baklagiller, pirinç, patates, yumurta, sade et ve balık gibi besinler; uygun şekilde hazırlanıp glutenle temas etmedikleri sürece tüketilebiliyor. Mısır, kinoa ve karabuğday da beslenme düzenine çeşitlilik katabilen seçenekler arasında bulunuyor. Bununla birlikte, bir yiyeceğin doğal olarak glutensiz olması, hazırlanma ve servis aşamalarında glutenle temas etmediği anlamına gelmiyor. Özellikle dışarıda yemek yerken kullanılan soslar, kaplar, kızartma yağları ve mutfak ekipmanları konusunda dikkatli olunması gerekiyor.

BU BESİNLERE DİKKAT

Çölyak hastalarının buğday, arpa ve çavdar içeren ürünleri tüketmemesi gerekiyor. Bu tahılların kullanıldığı yiyecekler arasında ekmek, simit, pide, börek, kek, pasta, bisküvi, kraker, makarna, bulgur, irmik ve kuskus bulunuyor. Yalnızca doğrudan tahıl içeren yiyecekler değil, hazır gıdaların bileşenleri de önem taşıyor. Çorbalar, hazır soslar, bazı işlenmiş et ürünleri, çeşnili atıştırmalıklar ve çeşitli paketli yiyeceklerde gluten içeren bileşenler bulunabiliyor. Bu nedenle ürünün adına veya görünümüne bakarak güvenli olduğu sonucuna varılmaması gerekiyor. Yulaf konusunda da özel dikkat gerekiyor. Yulafın üretim ve işleme aşamalarında gluten içeren tahıllarla çapraz bulaşma riski bulunuyor. Bu nedenle yalnızca glutensiz olduğu açıkça belirtilen ürünler değerlendirilmeli; yulaf tüketimi konusunda hekim veya diyetisyenin önerisi dikkate alınmalı.

ÇAPRAZ BULAŞMA TEHLİKESİNE DİKKAT!

Çölyak hastalarının beslenmesinde gözden kaçabilen en önemli ayrıntılardan biri çapraz bulaşma. Gluten içeren bir yiyeceğin kırıntılarının veya kalıntılarının glutensiz bir ürüne temas etmesi, güvenli kabul edilen yiyeceğin de riskli hâle gelmesine neden olabiliyor. Bu nedenle evde yemek hazırlarken tezgahların, kesme tahtalarının, bıçakların ve diğer mutfak gereçlerinin temizliğine özen gösterilmesi gerekiyor. Glutensiz ekmek için ayrı bir tost makinesi kullanılması veya uygun bir alternatif tercih edilmesi, ekmek kırıntılarının bulaşmasını önlemeye yardımcı olabiliyor. Ayrıca ortak kullanılan tereyağı, reçel ve benzeri ürünlerin içine glutenli ekmekten bulaşan kırıntılar karışabiliyor. Bu nedenle ayrı kaplar kullanmak veya temiz bir kaşıkla servis yapmak önem taşıyor. Kızartma yapılırken de daha önce unlu yiyeceklerin pişirildiği yağın kullanılmaması gerekiyor.

ETİKET OKUMAK ŞART

Çölyak hastaları için alışveriş, yalnızca ürün seçmekten ibaret değil; aynı zamanda içeriği doğru değerlendirmeyi de gerektiriyor. Özellikle hazır gıdaların içerik listesi, alerjen bilgileri ve glutensiz ürün beyanları dikkatle incelenmeli. Glutensiz ibaresi bulunan ürünler, çölyak hastalarının ürün seçimini kolaylaştırabiliyor. Uluslararası standartlarda glutensiz olarak etiketlenen gıdalar için gluten sınırı kilogram başına 20 miligram olarak kabul ediliyor. Bununla birlikte, ürünün etiketi ve üretim bilgileri her zaman kontrol edilmeli. Daha önce güvenle tüketilen bir ürünün içeriği zaman içinde değişebileceği için alışveriş sırasında etiketleri yeniden okumak yararlı oluyor. Özellikle soslar, çeşniler, hazır çorbalar ve işlenmiş ürünlerdeki bileşenler konusunda temkinli davranılması gerekiyor.

Dizden gelen ses, şişlik ve ağrıya dikkat! Ön çapraz bağ belirtisi olabilir
Dizden gelen ses, şişlik ve ağrıya dikkat! Ön çapraz bağ belirtisi olabilir
İçeriği Görüntüle

BESİN EKSİKLİKLERİNE KARŞI NE YAPMALI?

Glutenin ince bağırsakta oluşturduğu hasar, bazı besin öğelerinin emilimini olumsuz etkileyebiliyor. Bu nedenle çölyak hastalarında demir, folat, B12 vitamini, D vitamini ve kalsiyum eksiklikleri görülebiliyor. Eksikliklerin varlığı ve düzeyi kişiden kişiye değişiyor. Glutensiz beslenmeye geçmek, tek başına bütün besin eksikliklerinin ortadan kalkacağını garanti etmiyor. Bu nedenle tanı sonrasında hekim kontrolünün sürdürülmesi, gerektiğinde kan tahlillerinin yapılması ve beslenme düzeninin uzman desteğiyle değerlendirilmesi önem taşıyor. Sebze, meyve, baklagil, yumurta, uygun süt ürünleri ve doğal olarak glutensiz tahılların dengeli biçimde tüketilmesi, yeterli ve çeşitli beslenmeye katkı sağlıyor. Vitamin veya mineral takviyelerinin ise gelişigüzel kullanılmaması, ihtiyaç durumunda sağlık uzmanının önerisiyle alınması gerekiyor.

DİYET YAŞAM BOYU SÜRMELİ

Çölyak hastalığında belirtilerin azalması veya kişinin kendisini daha iyi hissetmesi, gluten tüketiminin yeniden güvenli hâle geldiği anlamına gelmiyor. Gluten içeren gıdalar, bazı kişilerde belirgin şikâyet oluşturmasa bile bağırsak hasarının sürmesine yol açabiliyor. Bu nedenle glutensiz diyetin yalnızca belirtilerin görüldüğü dönemlerde uygulanması yeterli değil. Tanı alan kişilerin yaşam boyu glutensiz beslenmesi ve düzenli sağlık kontrollerini aksatmaması gerekiyor. Doğru ürün seçimi, dikkatli mutfak uygulamaları ve dengeli bir beslenme planıyla çölyak hastaları günlük yaşamlarını daha güvenli ve konforlu şekilde sürdürebiliyor. Burada önemli olan, sofradaki seçenekleri yalnızca kısıtlamalar üzerinden değerlendirmek yerine besleyici, çeşitli ve güvenli alternatiflerle zenginleştirmek.

Muhabir: BİRSU KOÇ