Çamaşırların daha yumuşak olması ve güzel kokması için kullanılan yumuşatıcılarla ilgili dikkat çeken uyarılar geldi. Alman Kozmetik, Tuvalet, Parfümeri ve Deterjan Derneği’nden (IKW) Dr. Bernd Glassl, yumuşatıcıların kumaşlar üzerindeki etkisinden havluların su emiciliğine, hassas ciltlerden çevresel etkilerine kadar merak edilen soruları yanıtladı.
YUMUŞATICI KUMAŞI NASIL YUMUŞATIYOR?
Yumuşatıcıların temel bileşenleri arasında katyonik yüzey aktif maddeler bulunuyor. Bu maddeler son durulama sırasında kumaş liflerine tutunarak liflerin yüzey yapısını değiştiriyor. Dr. Bernd Glassl’ın aktardığına göre liflerin birbirinden ayrılmasını sağlayan bu etki, kumaşın cilt tarafından daha yumuşak ve kabarık hissedilmesine yardımcı oluyor. Yumuşatıcılar aynı zamanda statik elektriklenmeyi azaltabiliyor ve bazı kumaşların daha kolay ütülenmesini sağlayabiliyor. Ürünlerin içeriği markalara göre değişiklik gösterebilirken katyonik yüzey aktif maddelerin yanı sıra su, izopropil alkol ve koku verici maddeler de yaygın olarak kullanılıyor.
FAZLA YUMUŞATICI HAVLULARI ETKİLİYOR MU?
Yumuşatıcılarla ilgili en sık gündeme gelen konulardan biri de havluların su emme kapasitesi. Dr. Glassl’a göre toplam su emme kapasitesi değişmiyor ancak kullanılan yumuşatıcı miktarı bu noktada önem taşıyor. Üreticinin tavsiye ettiği miktardan daha fazla yumuşatıcı kullanılması halinde suyun kumaş tarafından emilmesi daha uzun sürebiliyor. Bu durum da havluların eskisi kadar iyi kurutmadığı hissine yol açabiliyor. Bu nedenle özellikle havlu yıkarken daha fazla yumuşatıcı kullanmanın çamaşırı daha iyi bir hale getireceği düşüncesiyle önerilen dozun üzerine çıkılmaması gerekiyor.
HASSAS CİLTLERDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKİYOR
Yumuşatıcıların hassas cilde sahip herkes için zararlı olduğu yönündeki değerlendirmeye Dr. Glassl temkinli yaklaşıyor. Uzman, yumuşak kumaşların cilt üzerindeki mekanik sürtünmeyi azaltabileceğini ve bunun bazı hassas ciltler açısından avantaj sağlayabileceğini belirtiyor.
Ancak bu noktada kişisel hassasiyet önem taşıyor. Özellikle parfüme veya ürünün içeriğinde bulunan başka maddelere karşı hassasiyeti olan kişilerin yumuşatıcı kullanmadan önce ürünün içerik listesini kontrol etmesi öneriliyor.
HER KUMAŞTA YUMUŞATICI KULLANILMAMALI
Yumuşatıcının kıyafetlere etkisi kumaşın özelliklerine göre değişebiliyor. Özellikle nefes alabilen ve yağmura karşı koruma sağlayan fonksiyonel kıyafetlerde yumuşatıcı kullanımına dikkat edilmesi gerekiyor. Yumuşatıcı, bu tür kumaşların vücuttan çıkan su buharını dışarı atmasını zorlaştırabiliyor. Bu nedenle ürünün her kıyafet türü için uygun olmadığı belirtiliyor. Özellikle spor ve outdoor kıyafetlerinde etiket üzerindeki bakım talimatlarının kontrol edilmesi gerekiyor. Üretici tarafından yumuşatıcı kullanılmaması belirtiliyorsa bu talimata uyulması önem taşıyor.
YANLIŞLIKLA BİR KEZ KULLANILIRSA NE OLUR?
Yumuşatıcının uygun olmayan bir kıyafette yanlışlıkla bir kez kullanılması, kumaşın mutlaka kalıcı şekilde zarar gördüğü anlamına gelmiyor. Uzmanın aktardığına göre kumaşa tutunan katyonik yüzey aktif maddeler sonraki yıkama sırasında uzaklaşabiliyor. Bu nedenle tek seferlik yanlış kullanımın ardından kıyafetin kesin olarak kullanılamaz hale geldiği söylenemiyor. Yumuşatıcıların çevre üzerindeki etkileri de uzun süredir tartışılan konular arasında yer alıyor. Dr. Glassl, geçmişte kullanılan bazı katyonik yüzey aktif maddelerin kolay parçalanmamasının bu ürünlerle ilgili olumsuz algının oluşmasında etkili olduğunu belirtiyor. Glassl’ın aktardığına göre Almanya’da 1990’lı yıllardan itibaren biyolojik olarak daha kolay parçalanabilen katyonik yüzey aktif maddeler kullanılmaya başlandı. Avrupa Birliği’nde ise 2005 yılından bu yana bu uygulamanın zorunlu olduğu ifade ediliyor.
GEREKLİ OLMADIĞINDA KULLANILMAMALI
Alman Çevre Ajansı da yumuşatıcının çamaşırların temizlenmesi için zorunlu bir ürün olmadığını hatırlatıyor. Kurum, yumuşatıcının gerektiğinde ve mümkün olduğunca ölçülü kullanılmasını tavsiye ediyor.
Bu nedenle yumuşatıcı kullanırken ürünün önerilen miktarına, kıyafetin bakım talimatlarına ve kişisel hassasiyetlere dikkat edilmesi gerekiyor.




