Evde biriken boş kutular, alışveriş poşetleri, kavanozlar ve ambalajlar pek çok kişinin ortak alışkanlıkları arasında yer alıyor. Kullanılabilir durumdaki bu eşyalar, çoğu zaman “Belki bir gün işime yarar” düşüncesiyle çöpe atılmıyor. İlk bakışta basit bir biriktirme davranışı gibi görünen bu tutumun arkasında ise farklı psikolojik nedenler bulunabiliyor.
Bazı kişiler için kullanılabilir eşyaları saklamak, hem ekonomik davranmanın hem de gelecekte ortaya çıkabilecek ihtiyaçlara karşı hazırlıklı olmanın bir yolu. Ancak bu alışkanlığın kişiye sağladığı rahatlık ile gereksiz eşya biriktirme arasında önemli bir fark bulunuyor.
“BİR GÜN LAZIM OLUR” DÜŞÜNCESİ NEDEN ORTAYA ÇIKIYOR?
Boş kutuları ve poşetleri saklama davranışının temelinde, gelecekte ihtiyaç duyulabilecek bir eşyayı el altında bulundurma isteği yatabiliyor. Kişi, ileride karşılaşabileceği bir durumda kullanabileceği bir seçeneğinin olduğunu bilerek kendisini daha güvende hissedebiliyor. Örneğin, elektronik ürünlerin kutuları olası bir iade veya taşınma ihtimali düşünülerek saklanabiliyor. Hediye poşetleri başka birine hediye verirken yeniden kullanmak, sağlam karton kutular ise kargo göndermek amacıyla bir kenara ayrılabiliyor. Böylece kişi hem elindeki malzemeleri değerlendirdiğini düşünüyor hem de ileride yeniden bir şey satın almak zorunda kalmayacağını varsayıyor.
TASARRUF ETME İSTEĞİ DE ETKİLİ OLABİLİYOR
Kullanılabilir durumdaki bir eşyayı çöpe atmak, bazı kişilerde gereksiz harcama yapmış olma hissi yaratabiliyor. Özellikle yeniden kullanılabilecek ürünleri atmak yerine saklamak, tasarruflu davranmanın bir parçası olarak görülebiliyor.
Ancak bir eşyanın ileride işe yarama ihtimalinin bulunması, onun mutlaka saklanması gerektiği anlamına gelmiyor. Uzun süre kullanılmadan bekleyen ve sürekli yenileri eklenen kutular, zamanla evde gereksiz kalabalığa neden olabiliyor. Bu nedenle tasarruf amacıyla başlayan davranışın gerçekten işe yarayıp yaramadığına zaman zaman bakmak önem taşıyor.
BAZI EŞYALAR ANILARI HATIRLATIYOR
Kutuları ve poşetleri saklamanın nedeni her zaman gelecekte kullanma ihtiyacı olmayabiliyor. Bazı ambalajlar özel bir hediyeyi, önemli bir alışverişi veya kişisel açıdan anlam taşıyan bir günü hatırlatabiliyor. Bu durumda eşyanın maddi değerinden çok, çağrıştırdığı anı önem kazanıyor. Kişi, kendisi için anlam taşıyan bir nesneyi atarken o anıdan da vazgeçiyormuş gibi hissedebiliyor. Bu nedenle sıradan görünen bir kutu veya poşet, onu saklayan kişi için farklı bir anlam taşıyabiliyor.
NE ZAMAN SORUN HALİNE GELİYOR?
Kullanılabilir eşyaları belirli bir düzen içinde saklamak tek başına istifçilik anlamına gelmiyor. Asıl dikkat edilmesi gereken nokta, biriktirmenin günlük yaşamı ne ölçüde etkilediği. Saklanan kutuların ve poşetlerin evdeki kullanılabilir alanları daraltması, eşyaların nerede olduğunun unutulması veya yıllarca hiçbir amaçla kullanılmaması, alışkanlığın yeniden değerlendirilmesi gerektiğine işaret edebilir. Kişinin bu eşyaları atmayı düşündüğünde yoğun kaygı yaşaması ya da onlardan vazgeçememesi de dikkate alınması gereken durumlar arasında yer alıyor.
BU ALIŞKANLIĞI KONTROL ALTINDA TUTMAK MÜMKÜN
Evde gereksiz birikmenin önüne geçmek için saklanan eşyalarla ilgili basit sınırlar belirlenebilir. Örneğin, yalnızca belirli sayıda kutu veya poşet için alan ayrılabilir ve bu alan dolduğunda kullanılmayan eşyalar gözden geçirilebilir. Karar verirken “Bunu son bir yıl içinde kullandım mı?”, “Yakın zamanda gerçekten ihtiyacım olacak mı?” ve “Bunu saklamak için ayırdığım alan gerekli mi?” gibi sorular sorulabilir. Temiz, sağlam ve yeniden kullanılabilir eşyaları saklamak faydalı olabilir; ancak sırf bir gün işe yarama ihtimali bulunduğu için her şeyi biriktirmek zorunlu değildir. Boş kutuları ve poşetleri saklamak, bazı insanlar için tasarruf ve hazırlıklı olma alışkanlığıyken bazıları için vazgeçmekte zorlandıkları bir davranışa dönüşebilir. Buradaki temel ölçüt, eşyaların miktarının kontrol edilebilmesi ve bu alışkanlığın kişinin yaşam alanını ya da günlük işlerini olumsuz etkilememesidir. Biriktirme davranışı yoğun sıkıntıya yol açıyor veya yaşam alanlarını kullanmayı zorlaştırıyorsa bir ruh sağlığı uzmanından destek almak yararlı olabilir.




