Denizli’nin Çivril ilçesinde, Anadolu tarihinin önemli dönüm noktalarından biri kabul edilen 1176 Miryokefalon Savaşı’nın 850. yıl dönümü dolayısıyla akademik etkinlik düzenlendi. Beş farklı üniversitenin tarih bölümlerinden yaklaşık 200 öğrenci ve akademisyen, Çivril ile Hocalar ilçeleri sınırında bulunan Kufi Çayı Cehennem Deresi mevkiinde bir araya geldi.
Tarihi olayların yalnızca kitaplardan değil, meydana geldikleri düşünülen coğrafyada da incelenmesini amaçlayan program kapsamında öğrenciler yaklaşık iki kilometre yürüyerek Cehennem Deresi’ne ulaştı. Burada akademisyenlerin anlatımları eşliğinde savaşın askeri, siyasi ve coğrafi yönleri değerlendirildi.
Etkinliğe Pamukkale Üniversitesi, Afyon Kocatepe Üniversitesi, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi ve Uşak Üniversitesi katıldı. Öğrenciler, farklı üniversitelerden akademisyenlerin değerlendirmelerini doğrudan dinlerken Miryokefalon Savaşı’nın gerçekleştiği yer hakkındaki bilimsel tartışmaları da sahada inceleme fırsatı buldu.
DENİZLİ’DEKİ KUFİ VADİSİ NEDEN ÖNE ÇIKIYOR?
Ortak dersin ilk bölümünde Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. İbrahim Balık, Miryokefalon Savaşı’nın Anadolu tarihi açısından önemini anlattı. Savaşın kesin konumunun hâlâ bilimsel araştırmaların konusu olduğunu belirten Balık, geçmişten bugüne savaşın gerçekleşmiş olabileceği 17 farklı yerin gündeme getirildiğini, bunların önemli bir bölümünün bilimsel dayanaktan yoksun olduğunu ifade etti.
Günümüzde üç bölgenin akademik araştırmalarda öne çıktığını belirten Balık: "Miryokefalon Savaşı'nın nerede yapıldığı konusunda kaynaklardaki belirsizlikler ve tutarsızlıklar nedeniyle kesin bir noktaya ulaşamıyoruz. Bugüne kadar savaşın gerçekleştiği düşünülen yerlerin sayısı 17'ye kadar çıktı. Ancak bu savaş 17 farklı yerde değil, yalnızca bir yerde yaşandı. Şu anda üç bölge ön planda bulunuyor. Bunlardan biri içinde bulunduğumuz Kufi Vadisi, diğeri Konya Bağırsak Deresi, üçüncüsü ise Isparta'daki Papa Geçidi olarak bilinen bölge" dedi.
Savaşın yerinin belirlenmesinde tarihi kaynakların yanı sıra coğrafi özelliklerin de önemli olduğunu vurgulayan Doç. Dr. İbrahim Balık, Bizans tarihçisi Niketas Khoniates’in anlatımlarına dikkat çekti. Aslen Denizli’nin Honaz ilçesinden olan tarihçinin bölgeyi yakından tanıdığını belirten Balık, eserindeki savaş alanı tasvirlerinin Kufi Vadisi’nin özellikleriyle büyük ölçüde örtüştüğünü söyledi.
Yaklaşık yedi yıldır bölgede araştırmalar yürüttüğünü aktaran Balık: "Bu savaşı en geniş şekilde anlatan kaynaklardan biri Niketas Khoniates'in eseridir. Kendisi Honazlı olduğu için bölgenin coğrafyasını bilen bir tarihçidir. Anlatımlarıyla bu vadinin özellikleri büyük ölçüde örtüşüyor. Bu durum, savaşın burada gerçekleşmiş olabileceği yönündeki düşüncelerimizi güçlendiriyor. Artık arkeolojik bulgulara ulaşmamız gerekiyor. İnsan ya da hayvan iskeleti gibi organik materyallerin bulunması ve bunların bilimsel yöntemlerle tarihlendirilmesi büyük önem taşıyor. Somut veriler elde edilmeden savaşın kesin olarak nerede gerçekleştiğini söylememiz mümkün değil. Bu nedenle yüzey araştırmaları ve arkeolojik çalışmalar belirleyici olacak" dedi.
PROF. DR. TÜLAY METİN: “MİRYOKEFALON ANADOLU TARİHİNDE BİR DÖNÜM NOKTASI”
Programın ikinci dersinde İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tülay Metin, 17 Eylül 1176 tarihinde Anadolu Selçuklu Sultanı 2. Kılıç Arslan ile Bizans İmparatoru 1. Manuel Komnenos arasında yaşanan savaşın siyasi sonuçlarını değerlendirdi.
Miryokefalon Zaferi’nin yalnızca askeri bir başarı olarak ele alınmaması gerektiğini belirten Metin, savaşın Anadolu Selçuklu Devleti’nin güçlenme sürecindeki rolüne değindi. Bizans İmparatoru Manuel’in Anadolu’daki Türk hâkimiyetini sona erdirmek amacıyla sefere çıktığını hatırlatan Metin, Selçukluların kazandığı zaferin bölgedeki güç dengelerini değiştirdiğini ifade etti.
Prof. Dr. Metin: "1176 yılının baharında Bizans İmparatoru Manuel, Selçukluları Anadolu'dan çıkarmak amacıyla harekete geçti. Ancak 17 Eylül'de beklemediği ağır bir yenilgi aldı. Bu zafer, Anadolu'daki Selçuklu hakimiyetinin güçlenmesinde önemli bir aşama oldu" dedi.
SAVAŞ ALANINA İLİŞKİN BİLİMSEL VERİLER TOPLANIYOR
Afyon Kocatepe Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Kaya da öğrencilere savaş alanında yürütülen araştırmalar hakkında bilgi verdi. Çivril ile Hocalar ilçeleri sınırındaki Kufi Vadisi’nin coğrafi yapısının tarihi kaynaklarda anlatılan savaş koşullarıyla örtüştüğünü savunan Kaya, bölgede yüzey araştırmalarının devam ettiğini belirtti.
Vadinin dar geçitleri, uçurumları ve su kaynaklarının askeri açıdan önemli özellikler taşıdığını dile getiren Kaya, savaşın burada gerçekleştiği görüşünü desteklemek amacıyla bilimsel çalışmalar yürüttüklerini anlattı.
Prof. Dr. Kaya: "Atalarımızın 850 yıl önce nasıl bir askeri strateji izlediğini, hangi coğrafi şartlarda mücadele ettiğini bu alanda değerlendirebiliyoruz. Ancak savaşın burada gerçekleştiğini bilimsel olarak ortaya koymak için somut bulgulara ihtiyacımız var" dedi.
BEŞ ÜNİVERSİTENİN AKADEMİSYENLERİ ÖĞRENCİLERLE BULUŞTU
Ortak ders programında Uşak Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Ortaçağ Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Ramazan Altınay, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ramazan Kemal Haykıran ve Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Firdevs Özen de öğrencilerle bir araya geldi.
Akademisyenler, tarihi olayların yaşandığı düşünülen alanlarda gerçekleştirilen eğitimlerin öğrencilerin araştırma ve değerlendirme becerilerine katkı sağladığını anlattı. Tarih bölümü öğrencilerinin yazılı kaynaklarda karşılaştıkları coğrafi tasvirleri yerinde incelemesinin, geçmişteki askeri hareketleri ve savaş stratejilerini anlamalarına yardımcı olduğu belirtildi.
ÖĞRENCİLER CEHENNEM DERESİ’NDE İNCELEME YAPTI
Program boyunca öğrenciler, Miryokefalon Savaşı’nın yeri, savaşın sonuçları ve devam eden araştırmalar hakkında akademisyenlere sorular yöneltti. Soru-cevap bölümünün ardından Cehennem Deresi mevkiinde incelemelerde bulunan öğrenciler, savaşın yaşandığı düşünülen vadinin coğrafi özelliklerini yakından gözlemledi.
Etkinlikte, savaşın kesin konumunun belirlenmesi için tarihi kaynakların coğrafi verilerle birlikte değerlendirilmesi ve arkeolojik çalışmalarla somut bulgulara ulaşılması gerektiği vurgulandı. Kufi Vadisi’nin Miryokefalon Savaşı’nın gerçekleştiği yerlerden biri olabileceğine yönelik araştırmaların ise sürdüğü belirtildi.




